![]() |
|
|||||||
| Çöp Forum Forum Başıklarına Uymayan ve Kırık Linkli Konular... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#21 (permalink) |
![]() |
Kişilik Bozuklukları
OBSESİF KİŞİLİK BOZUKLUĞU: Aşağıdakilerden en az dördünün varlığı ile erişkinliğin erken dönemlerinde başlayan kişisel ilişkileri kişinin verimliliğini etkileyen bir şekilde aşırı düzenlilik mükemmeliyetçilik içsel ve dışsal kaynaklı olayları ve ilişkileri kontrol üzerine aşırı yoğunlaşma ile giden bir kişilik bozukluğudur.1- Kişi yaptığı bir iste ayrıntılara o kadar dalar kurallar listeler programlamalar hesaplar ve bağlantılar ile öyle uğraşır ki neredeyse yaptığı şeyin gerçek amacını hedeflerini unutur.2- yaptığı isi bitirmesini güçleştirebilecek engel olabilecek aşırı bir mükemmeliyetçilik içindedir.3- Kendini dostlarından ve hoşça vakit geçirebileceği etkinliklerden ayrı uzak bırakacak derecede ve ekonomik durumla açıklanamayacak bir şekilde hayatini is ya da bir şeyler üretmeye adar.4- Kültürel ve dinsel özelliklerle açıklanamayacak bir şekilde ahlak doğruluk dürüstlük manevi değerler sadakat şeref prensip gibi konularda vicdaninin sesini aşırı derecede dinler ve gerekli hoşgörü anlayış ve esnekliği göstermez.5- Kendisi ailesi ve çevresi için özel bir anlam ve değeri olmasa bile eskiyip yıpranmış ya da değeri olmayan şeyleri atamaz elden çıkaramaz.6- Başkalarının da tam anlamıyla kendisi gibi düşünüp hareket etmedikçe ayni yöntemi kullanmadıkça onlarla ortak bir çalışma içine giremez.7- Para harcama (kendine ya da başkasına hediye alma bir şeyler ısmarlama gerekli şeyleri alma gibi) konusunda kendisi ve başkalarına yönelik cimri bir tutum içindedir. Para gelecekte belki hiç olmayacak şeyler için elde tutulması gerekli bir şey olarak düşünülür. 8- Kuralları konusunda son derece kati ve inatçıdır. Bu kişiler aşırı dengeli olculu ve yaptıklarını tekrarlamaya meyilli kişilerdir. Yanlış yapmamak için defalarca kontrol eder kontrolün kontrolünü yaparlar. Bu nedenle bitirmeleri gereken sureyi asarlar öğrenci olanlar sınav kağıdını en geç teslim edenlerdir. Detaylarla uğraşmaları ve aşırı kontrolleri dolayısıyla gecikmeleri nedeniyle başkalarının kendilerine öfkelenmelerine yol acarlar. Zamanlamaları kotudur. En iyisini en beğenilecek durumu gerçekleştirme düşünceleri seklindeki mükemmeliyetçilikleri nedeniyle gerilim içine girip kolayca yapılabilecek şeyleri içinden çıkılamaz hale getirebilirler.Zevk alınabilecek etkinlikleri (hobilerle uğraşmak tatil yapmak gibi) sürekli bir başka zamanda yapmaya karar verdiklerinden düzen sürekli is yapmak üzerine kuruludur. Böyle bir tatile zorlandıklarında ise zevk alamaz o esnada da is yapmaya çalışır ya da tatili aşırı programlı ve yakınları için katlanılamaz hale getirebilirler.Bu durumdaki kadınlar her gün her an temizlik pesindedir. Evleri adeta bir laboratuar ya da ameliyathane gibi sürekli aşırı bir temizlik içindedir. Bundaki ufak bir değişiklik kişinin toz bezini tekrar eline almasına yol acar. Her gün pencereler duvarlar yerler silinir halılar her gün alt komşunun başından aşağı silkelenir. Evde yapılacak tamir boya eve gelecek çocuklu bir misafir vs. bu kişilerin ev düzenini bozacağından adeta bir kabustur.Her şeyin önceden kararlaştırıldığı gibi prensiplerine kitabında yazılanın harfi harfine uygun olarak fazladan kesinleştirdikleri ahlak boyutlarında yapılmasına başkalarını ve kendilerini zorlarlar. Otoriteye kati bir uyum içindedirler. Babalarından üstlerinden öğrendikleri gibi esneklikten yoksun bir şekilde davranırlar ve davranılmasını isterler.Atmaya değiştirmeye hediye etmeye ilimli bakmazlar. Evleri masalarının üzeri gereksiz değersiz eskimiş evrak eşya vs. ile doludur. Mutlaka bir sure sonra gerekli olabileceği düşüncesi içindedirler.Daima kendi yaptıklarının en doğru olduğuna inandıkları için başkalarının yardim ve önerilerini dikkate almazlar. Para onlar için ekonomik darlık içinde olmamalarına karşın iyi sağlıklı bir şekilde yasamak için değil; ileride yaşanabilecek sağlıksız kotu günlerde harcanması gereken bir sigorta gibidir. Bu nedenle ufak şeyler için bile para harcamazlar. Kendileri de ileride bir şey ısmarlamak zorunda kalacakları için başkalarının kendilerine bir cay ısmarlamalarını bile istemezler.Her davranışları isleri ilişkileri dakikalar çerçevesinde programlıdır. İşlerin öncelik sıraları konusunda ikilemlere düşebilir karar vermekte zorlanabilirler. Çevreleri üzerinde kontrol sağlayamadıkları durumlarda sinirlenir ancak bu sinirlilik hallerini dolaylı yollardan gösterirler ( istenilen şeyi geç yapmak hizmet karşılığı gereken ücreti vermemekte direnmek gibi).Duygularını belli etmemeye çalışır karikatürize bir İngiliz tipi gibi belli bir duygu aralığı içinde kalırlar. Duygusal alışverişin yoğun olduğu ortamlarda rahat davranamazlar. Çevrelerindekilerin bu tur duygu yüklü davranışlarını anlayamaz ve hoş görmezler. Duygularını gösteremeyip her zaman mantığı on plana alırlar.Toplum genelinde % 1; psikiyatriye başvuranlar arasında % 3-10 oranında rastlandığı gözlenmiştir. Erkeklerde kadınlara göre iki kat daha çok görüldüğü gözlenmiştir. Ailenin daha büyük yastaki çocuklarında detaylara dikkat tekrarlama olay ve inceliklere dikkat gerektiren islerde çalışan kişilerde daha çok görüldüğü saptanmıştır.Oluş nedenleri: Bir görüşe göre çocuğun 2-4 yaşları arasında "anal donem" denilen diski kontrolünün kazanılmaya başlandığı donemde tuvalet eğitimi sırasında yapılan baskı onaylamama ve bu eğitimi çok erken vermenin bu tur bir kişilik yapısına yönelttiği düşünülmektedir.Bunu izleyen başka bir görüşe göre ise çocuğun gene ayni dönemlerdeki kendi başına bir şeyler gerçekleştirme ile utanç çatışmasının yaşandığı bu evrede çocuğun duygu düşünce ve dürtülerin ifade edişine ebeveynlerce uygulanan aşırı kontrol ve takdirsizliğin çocukta bu yönde bir yapı oluşturabileceği düşünülmüştür.Birlikte görülebilen psikiyatrik bozukluklar: Diğer kişilik bozuklukları (özellikle kaçıngan ve paranoid k.b.) Majör depresyon. Tedavi: Bireysel ya da grup terapi etkili olmaktadır. |
|
|
|
|
#22 (permalink) |
![]() |
Travma Stres Bozukluğu
Orthoreksia Nervosa: Son zamanlarda doğal hayatın bozulması hava kirliliği artan kanser vakaları kalp hastalıkları vb. nedenlerle herkes yedikleri içtikleri besinler üzerinde daha titizlikle durmaya başlamış durumdadır. Ailesi Istanbul dışından gelmiş olanlar kendi yörelerinin ürünlerini bulmaya çalışmakta konuşmalarında o günlerin meyva sebze yada etlerinden nostaljik bir tad alarak bahsetmektedirler. Bu durum tabii ki ailesi İstanbul kökenli olanlar içinde geçerlidir. Onlar da Çengelköy salatalıkları Yalova elmaları Kanlıca yoğurtlarından benzer bir şekilde bahsetmektedirler. O dönemlerde yapay gübreler yoktu toprağın özelliği de doğal olarak farklıydı. O koşulları aynı şekilde tekrar oluşturamayız. Fakat bir an için düşünün ki sadece en katkısız en doğal en temiz en taze besini almak için seferber olmuşsunuz. Hatta tazelik öyle bir düzeydeki sizin için topraktan çıkartılan sebze 15 dakika geçmeden sizce yenilmeli hiç buzdolabına girmemeli hiçbir şekilde endüstri ortamından geçmemeli . Bunun için her defasında üreticinin bulunduğu ortama bile gitmeniz gerekebilir. Belli miktarda suyla haşlamanız ya da belli sürede haşlamanız kızartmamanız gerektiğine inanıyorsunuz ve bunu ancak evinizde sağlayabilirsiniz çünkü diğer insanlar sizin gibi yemek yemiyorlar. Ne kadar zor bir durum değil mi? Henüz tüm dünya psikiyatristlerinin ortaklaşa bir şekilde oluşturdukları geçerli tanısal sınıflandırmalarına girmemiş olsa da günümüz dünyasında sık olarak bu durumdaki kişilerle karşılaşmaktayız.Rahatsızlık ismini Eski Yunancada saf doğru ve gerçek anlamındaki ‘ortho’ sözcüğü ile besinlerini kısıtlama ile karakterize bir yeme bozukluğu olan ‘anoreksia nervosa’ adlı rahatsızlığın bileşiminden almaktadır.Bu kişiler sadece doğadan geldiği gibi saf besinlerle beslenmeyi hedefleyip onun haricindekilerden kaçınan kişilerdir. Bu gıdalardan ne kadar yiyecekleri bunların nereden ne koşullarda geldiği ile aşırı ilgilidirler. Bu turden gıdaları hangi mekanlarda bulabileceklerini araştırıp buralara yönelirler. Hayatları neredeyse tükettikleri besinlerin sağlıklılığı üzerine kurulmuştur. Besinleri bozan nedenler ya da bozulmayı önleyecek katkı maddeleri üzerine yoğun bir şekilde odaklanmışlardır. Kişiler uzun süreli olarak mükemmel en saf diyet peşindedirler. Genellikle vegeteryan bir beslenme düzenine sahiptirler.Orthoreksia anoreksia nervosa’ya ( kişinin kendine göre aşırı kilolu olduğu düşüncesiyle bazen çok zayıf olmasına rağmen yemek yemeyi kesmesi durumudur) besinlerin kısıtlanması yönünden benzemektedir. Ancak anoreksiada alınan besin miktarı ve tipi kısıtlanırken ortorekside besinin kalitesi üzerine odaklanılmaktadır. Ayrıca alınan besinlerden en iyi şekilde yararlanmak için uzun süre aşırı bir şekilde ağız içinde çiğneme gibi davranışlar gözlenmektedir. Katkı maddeli gıdalardan şeker ve tuzdan kaçınılır sadece çiğ sebze ve meyve ya da sadece pişirilmiş gıdaların tüketimine yönelinmektedir. Bunun sonucunda kişinin alması gereken protein vitamin mineral ve yağlar alınamadığından kişide kansızlık kemik erimesi hatta ileri durumlarda ölümlerle karşılaşılabilmektedir.Kişi bu durum nedeniyle hayatını olduğu gibi dolu dolu ve rahat bir şekilde yaşayamamaktadır. Bireyler aşırı kaygılı bir duruma gelmekte etraflarındaki kişilerin de beslenmesine bu şekilde yön vermeye çalışmaktadırlar.Kişinin geçmişinde yaşadığı ağır sorunlar nedeniyle çevresi ve dış dünya ile olan sorunları ile aktif bir şekilde başaçıkamaması ya da gereken tepkileri verememesi nedeniyle varolan kaygısını yenebilmek için bilinçaltı bir savunma mekanizmalarıyla düşüncelerini başka bir konuya odaklaması sonucunda gerçekleşmektedir.Burada önemli olan nokta normal ve anormali ayırmaktır.Kısa süreli olarak kişilerin doğal besinlere önem vermesi bazı besinleri geçici olarak terketmesi bu rahatsızlığın kapsamına girmemektedir. Rahatsızlığı olan kişiler normalden farklı olarak sosyal mesleki işlevselliklerinde bozulmalar gösterirler. Günlük hayatları besinlerin niteliğini düşünmekle geçmektedir. Bunun altında günlük yaşam olayları ile başedemeyip günlük streslerden kaçınma çabaları yatabilmektedir. Kişilerin çevreye ve kendileri dışındakilerin hazırladıkları gıdalara olan güvensizliklerinin temelinde kendilerine olan güvensizlikler yetersizlik duyguları yatabilmektedir. Bu şekildeki davranışları ile çevrelerin karşı kendilerini daha güçlü çevrelerini etkileyebilecek doğruyu gösterecek bir öğretmen gibi hissedebilirler. Yaşanan çaresizlikleri ya da sorunları zihinlerinden bu şekilde uzaklaştırarak tutunacakları söz sahibi olacakları bir durum oluşturmuş olurlar. Bu durumdaki bireyler genel olarak dış dünya hakkında olumsuz düşünmekte ancak bu düşüncelerden kaçabilmek için bu duygularını sadece besinlerin olumsuz bir şekilde hazırlandıkları yönünde bir düşünceye çevirmektedirler. Sürekli olarak mükemmellik peşinde koştukları için bunu gerçekleştirememeleri kendilerinden çevrelerinden memnun olmamaları bu alana yansımış ve mükemmel gıdalara yönelerek bu amaçlarını dolaylı olarak gerçekleştirmelerine hizmet etmiştir.Bu kişilerde sıklıkla evlilik cinsellik mesleki ortam ailesel ilişkiler ve kendilerini algılayışları ile ilgili sorunlara rastlanmaktadır. Daha çok 20-40 yaş grubu arasında genellikle kadınlarda sosyoekonomik ve kültürel düzeyi yüksek kişiler arasında görülmektedir. Bu durumdaki kişilerin daha çok kentsel alanlarda yaşadıkları düşünülmektedir.Bu durumdaki kişiler günde en az 3 saatlerini besinleri düşünerek geçirmektedirler. Ertesi gün yiyecekleri besinleri bugünden planlamaktadırlar. Yediklerinden zevk almak yerine bunu bir erdem olarak görürler. Bu konuda çok katıdırlar bu alışkanlıklarından taviz vermezler. Bu şekilde yediklerinden dolayı kendilerine verdikleri değeri artmış hissederler özgüvenlerini arttırırlar. Bu şekilde beslenemeyenleri küçümserler. Bu kişilerin bu şekilde besinleri bulma ve hazırlamaları kendi evleri dışında mümkün olmadığından dışarıda bir şey yemez ve içmezler başka şehirlere ya da misafirliğe gitmemeye ya da gitseler bile orada yememeye özen gösterirler. Genellikle bu sebeplerden yalnız yemek yemeyi yeğlerler zaman içinde toplumdan uzaklaşmaya başlarlar. Nadiren bu tür besinler dışında yemek zorunda kaldıklarında bundan dolayı büyük bir suçluluk pişmanlık içine girerek üzüntü duyarlar. Bu şekilde beslendiklerinde kendi üzerlerinde kontrol sağladıklarını hissederek daha rahat olduklarını varsayarlar.Tedavilerinin psikiyatristlerce bireysel ya da grup terapileri ile yapılmaları uygundur. Bireysel terapilerde kişinin geçmiş yaşantı öyküsü alınarak yaşadıkları zorluklar karşısında kullandıkları uygunsuz başetme mekanizmalarının gösterilerek uygun savunma mekanizmaları geliştirilmesi kendilerine çevrelerindekilere ve dış dünyaya karşı olan olumsuz bakış açılarının düzeltilmesi sonucunda bunların uzantısı olan bu tür davranış ve düşünce yapılarının düzeltilmesi amaçlanır. Tedavi edilmediği takdirde kansızlık kemik erimesi gibi vücutsal rahatsızlıkların görülmesi yanında genelleşmiş kaygı bozukluğu panik ataklar ve depresyon gibi ruhsal hastalıklara da yol açabilmektedir Bu durumda olan kişilerin tedavi için psikiyatristlere yönelmesi gerekmektedir. Çünkü sadece bu rahatsızlık bir buzdağının su yüzünde görülen kısmını oluşturmaktadır. Daha derinlerde kişilik sorunları kaygı bozuklukları saplantı-zorlantı bozukluğu bulunabilmektedir. Unutulmaması gerekli olan gıdalarımızı en uygun ve faydalı bir şekilde almaya çalışırken ruhsal dünyamızı uygunsuz sağlıksız duruma getirmemektir. |
|
|
|
|
#23 (permalink) |
![]() |
4-Cinsel Uyarılma Bozukluğu
Devamlı olarak veya ara ara tekrarlayıcı olarak oluşan ve cinsel uyarılma sonucu olması gereken düzeyde bir ıslanma ve kabarma tepkisinin olmaması ya da bunun çok kısa sürüp cinsel işlev bitene dek bu durumun korunamaması halidir. Bu durum belirgin bir gerilim ve kişiler arası ilişkilerde güçlüklere yol açar. Bu durumun oluşumuna başka bir psikiyatrik hastalık ilaç madde ya da vücutsal hastalık asal sebep teşkil etmemektedir. Kadınlarda cinsel uyarı ile o bölge damarlarında kanlanmada artış nedeniyle dolgunlaşma vajinada ıslanma ve genişleme ile vücut dışındaki cinsiyet organlarında kabarma oluşmaktadır. Bunların oluşmadığı durumlarda cinsel ilişki ile ağrı ve bu nedenle cinsel ilişkiden kaçınma ve evlilik sorunları oluşabilmektedir. Bazı araştırmalara göre testesteron ostrojen prolaktin ve tiroid hormon düzeylerinde farklılıklar saptanmıştır. Menapoz sonrası ıslanma için daha uzun sureli uyarı gerekir. Islanmada azalma ayrıca seker hastalığı o bölgeye yönelik isin tedavisi atrofik vajinit emzirme donemi sırasında da olabilmektedir. Bazı grip ve alerji ilaçları ve eski nesil anti depresif ilaçlarda benzer bir duruma yol açabilmektedir. Bu rahatsızlığa cinsel istek ve orgazm bozuklukları da eşlik edebilmektedir. |
|
|
|
|
#24 (permalink) |
![]() |
Kişilik Bozuklukları
Narsistik Kişilik Bozukluğu: Aşağıdakilerden en az besinin varlığı ile erişkinliğin erken dönemleri de başlayan üstünlük hisleri beğenilme ihtiyacı ve kendini başkasının yerine koyamayıp insanlara uygun yaklaşımlarda bulunamama ile seyreden bir rahatsızlıktır.1-Kendisinin başkalarından çok daha önemli olduğu duygusu içindedir. ( gösterdiği başarıları sahip olduğu becerilerini çok daha olağanüstü olarak görüp yeterli bir temeli olmamasına karsın çok değerli ve yüksek bir şahsiyet olarak bilinmeyi bekler.)2- Düşünceleri hayalleri büyük bir güç engin bir deha kusursuz bir güzellik ve mükemmel sonsuz sevgi üzerinedir.3-Özel benzeri olmayan biri olup kendisini ancak çok zeki ve ustun nitelikli kişilerin anlayabileceğini düşünür ve sadece bu kişilerle ilişki kurup dostlarını bu kişilerden seçmeyi düşünür.4-Çevresindekiler tarafından çok beğenilmeyi bekler. 5-Hak ettiği duygusu içindedir. Sahsına özel başvuran diğer kişilerden farklı bir tedavi uygulanacağı düşünceleri ve davranışları içindedir.6-Diğer insanlarla karşılıklı ilişkilerinde bencilce çıkar düşünerek hareket eder. Başkalarının zaaflarından yararlanıp hedeflerine ulaşmayı gözetir.7-Kendini diğer kişilerin yerine koyup onların hissettikleri düşündükleri ya da ihtiyaçları konularını anlamaya ve bunlara saygı duymaya isteksizdir.8-Genellikle başkalarının başarıları yaptıkları değerleri ve onların genel olarak varlıklarını kıskanabilirler. Diğerlerinin de kendilerini kıskandığını düşünürler.9-Kendini beğenmiş ukala ve küstahça tutumlar içine girerler.Kendilerinin çok önemli vazgeçilemez oldukları seklinde bir düşünce içerikleri vardır. Halk arasında"Büyük dağları ben yarattım" denen tavırlar içindedirler gösterişçi ve kendini metheden konuşma ve davranışlar içindedirler. Bunların karşılığında bekledikleri ilgi övgü hayranlık ifadeleri ile karsılaşmadıklarında hayrete düşüp hayal kırıklığı ve mutsuzluk dönemleri yasayabilirler. Başkalarının da kendi başarılarındaki katkısını gözardı edip onları hesaba katmazlar. Otorite ya da üst düzey kişilerle ilesin kurmak için çabalayıp bağlantı kurdukları bu kişilere abartılı nitelikler atfederler. Bu şekilde kendilerini de bu kişilerden varsayarlar. Daima bir kurumun en yetkilisi ( başhekim profesör mudur komutan işveren vs.) gibi en yetkili ile iletişime geçip diğerlerinin fikirlerine aldırmazlar.Devamlı olarak birselde ne kadar iyi oldukları oradakilerin kendilerini nasıl el üstünde tutup değer verdiği sevgi ve saygıyla karşılandığı üzerinde düşünürler. Çevrelerinden sürekli övgü alkış beklerler. Sıra beklemek izin istemek yol vermek onların sözlüğünde olmayan kavramlardır. Çünkü kendilerine göre hersele hakları vardır ve daima bir öncelikleri olduğu düşüncesi içindedirler. Başkalarından bu konularda destek ve yardim göremediklerinde öfkelenirler. Başkalarını kendi isleri ve keyfi için köle gibi kullanabilir yakın çevrelerini üst düzey ya da kendilerini pohpohlayacak kişilerden seçerler (en güzel en tanınmış kişiyle görünmek arkadaşlık etmek bu amaçla o tur kişilerin bulunduğu sosyal klüp derneklere girip faaliyetlerde bulunmak gibi).Diğer kişilerin içinde bulundukları durumlar konusunda aşağılayıcı eleştirici ilgisiz ve hafife alır bir tavır sergilerken kendinin karsılaştıklarını derinlemesine aktarmaya çalışarak cifte standart uygulayabilirler.Herkesin başarısına haset edip onların hiç birsele layık olmadıkları kendilerinin de isterlerse kolayca onu yapabileceklerini düşünürler.Kendilerine yapılan en ufak yapıcı eleştiri ya da düzeltme ekleme ve öneri bu kişileri ağır bir şekilde yaralayabilir. Bu durumda küçük duşmuş mahvolmuş ortada bırakılmış hissedebilirler. Bu durumda aniden hiddetlenip kırıcı olabilirler. Bunlardan ötürü sosyal ilişkileri bozuk olup başarıları devamlı olamaz. Başkaları ile yarışma gerektiren islerde yenilme riski nedeniyle bu islere karsı isteksizlikleri is ve sosyal hayatta beklenen düzeyin altına düşmelerine yol açabilir. Birlikte bulunabilen rahatsızlıklar: -Majör depresyon -Distimi -Anoreksia nervosa -Madde kullanım bozukluğu -Kişilik bozuklukları ( histrionik borderline![]() antisosyal paranoid k.b.)Kimlerde görülebilmektedir: Vakaların yarıdan çoğunu erkekler oluşturmaktadır. Toplumda % 1 den daha az oranda görülmektedir. Tedavi: Bireysel psikoterapi uygulanmalıdır. Tedavide kişiliğe ait abartılı beklentiler düşünceler ve davranışların uygun ve gerçekçi olanlarla değişimi kişiler arası yaklaşımların düzeltilmesi ve kırılgan yapı üzerinde çalışılır. |
|
|
|
|
#25 (permalink) |
![]() |
Travma Stres Bozukluğu
Bulimia Nervosa: Aşırı ölçüde adeta " aksırıncaya tıksırıncaya patlayıncaya dek" krizler halinde tekrarlayan yemek yeme nöbetlerinin olduğu bir rahatsızlıktır. Aşağıdaki iki belirti bu duruma eslik etmektedir.1-Belirli bir sure içinde benzer durumdaki pek çok kişinin yiyebileceği besin miktarının çok daha fazlasının tüketilmesi2- Bu durum yaşanırken yemek yeme üzerine kişide kontrolün kaybı hissi olur (yemeği sonlandıramayacağı miktarında aşırıya kaçıp kontrol sağlayamayacağı hissi).Kişi kilo almamak için isteyerek kusma dışkılamayı arttırıcı ya da idrar sokturucu yan etki olarak zayıflama yapabilecek ilaçları kullanır. Yemek yemeyi kendine yasaklayıcı tutumlar ya da normalden daha çok fiziksel aktivite ya da yoğun kültür fizik hareketleri gibi uygun olmayan telafi edici kompanse edici davranışlar içine girer.Tıkınırcasına yemek yeme ve uygun olmayan telafi davranışları en az 3 ay sure ile en az haftada 2 kez görülmektedir.Kişinin kendine bakışında vücut sekli ve kilosu önemli bir yer işgal edip sahip olunan özellikler normalden çok daha fazla etkili olmaktadır.Rahatsızlığın 2 tipi vardır. Birincisinde düzenli olarak kusma idrar sokturucu ve dışkılamayı arttırıcı ilaçlar kullanılmaktadır. İkinci şekilde ise kişide bunun yerine yemek yememe ya da anormal derecede fiziksel aktivite ya da vücut egzersizleri gibi alınan kalorileri telafi edici davranışlar görülmektedir.Patlarcasına yeme süreçleri çoğunlukla 2 saatten kısa sure içinde olmaktadır. Bu arada daha çok karbonhidrat içeriği fazla olan tatlılar pastalar gibi kalorice zengin besinler tüketilmektedir. Kişiler bu davranışlarını gizlemeye çalışır ve bu davranışlarını kıyıda köşede sergilerler. Bu yeme davranışları planlı olabileceği gibi aniden bir anda da başlayabilir. Yeme davranışı çok hızlıdır. Bu durum çevresel stres etkenleri ile tetiklenir. Atıştırma atakları alışılan aralıklarda ya da öfke gerilim yalnızlık ya da depresif duygulanımın olduğu dönemlerde tetiklenebilir. Yemek yenirken geçici bir sure gerilim duserse de sonrasında bunu cokkunluk ve pişmanlık düşünceleri izler. Ya kendisi kusar ya da kusmaya veya dışkılamaya yardımcı olabilecek ilaçlara yönelir.Bu kişilerde ilerleyen dönemlerde alkol-madde bozuklukları depresif durumlar görülebilmektedir. Bu kişilerin daha çok kişilik bozukluklarına sahip olduğu ( daha çok sınırda kişilik bozukluğu) gözlenmiştir.Toplumda kadınlar arasında % 1-3 oranında görülmekte daha çok erişkinliğe geçiş döneminde başlamaktadır. Ailelerinde de bu rahatsızlığa ya da madde kötüye kullanımı ya da depresif rahatsızlıklara daha yüksek oranda rastlanmaktadır.Bulimia çoklukla önceden şişman olan kişilerde görülse de madde kullanımı ya da anoreksiayi takiben de gelişebilmektedir. Kişinin vücuduna yönelik olumsuz değerlendirmeleri anoreksiaya göre daha fazladır. Bazı durumlarda kişi yiyecek maddeleri çalar ya da para çalarak gıda maddelerini bu amaçla elde etmeye çalışır. Depresyon genellikle hastalığa eşlik eder. Bu kişilerde madde kullanımları özellikle yoğun alkol kullanımı da görülebilmektedir. Kadınlarda çoğunlukla adet düzensizlikleri oluşmakta bazı hastalarda tansiyon düşüklüğü ve kalp atım sayısında azalmaya rastlanmaktadır.Kusmalar nedeniyle hastanın su-tuz dengesi bozulabilir. Yemek borusu hasarları tükürük bezlerinde büyüme ve diş çürümeleri görülebilir. Tedavi: Hastalarda ilaç tedavisi yanında psikoterapi de etkilidir. Psikoterapide hedeflenenler anoreksiada bahsedilenler gibidir |
|
|
|
|
#26 (permalink) |
![]() |
Kişilik Bozuklukları
HISTRIONIK KİŞİLİK BOZUKLUĞU Aşağıdakilerden en az besinin varlığı ile erişkinliğin erken evrelerinde başlayan aşırı duygusallık ve sürekli kendisiyle ilgilenilmesi cabası ile devam eden bir bozukluktur.1-Çevrenin ilgi odağı olmadığı hallerde rahatsızlık duyar. 2-Karsısındakilerle ilişkileri çoğunlukla uygun olmayan bir şekilde cinsel yönden tahrik edici ve bastan çıkarıcı davranışlar seklindedir. 3-Duyguları yüzeysel ve çok hızlı şekilde değişkendir. 4-Etrafın ve karsısındakinin ilgisini kendisine çekmek için devamlı olarak fiziksel görünümünü kullanır. 5-Etrafındakileri olağandışı bir şekilde etkilemeyi amaçlayan ama içeriği kuvvetli olmayan ayrıntısız bir konuşma sekli.6-Gösteriş yapmayı amaçlayan yapmacık sahte kendisi gibi olmayan davranışlar ve duygularını aşırı abartma halleri7-Kolayca başkalarının konuşmalarından ya da olaylardan etkilenir telkine yatkındır.8- İlişkilerin normalden çok daha fazla yakın ve fazla içli-dişli olmasını ister. Çevrelerinin ilgilerini üzerlerinde hissetmedikleri durumlarda kıymetlerinin anlaşılmadığını düşünür ve bunu ifade ederler. Çoğunlukla bir tiyatro eseri sergiler gibi konuşma ve tavırlar içindedirler. Yeni karsılaştıkları kişilerle kırk yıllık dost gibi "can ciğer kuzu sarması" haline gelir onlara kur yapar konuma gelebilirler. Sürekli bir bohem dolce vita hayat ağustos böceği hayati peşindedirler. İlgi odağı olamadıklarında çevredekilerin ilgisine odaklanmak için olmamış olaylar sahte hatıralardan bahsedip gösteri amaçlı davranışlar sergilerler.Üst baslarına takı ve aksesuarlara gereğinden çok zaman emek ve para sarf ederler. Elbise dolapları giymedikleri eşyalarla doludur. Diş görünümlerine yönelik iltifat bekler bu konuda aksi yönde sözlere tahammül edemezler. Hislerini abartılı bir şekilde toplum içinde sergilediklerinden yakınlarını utandırabilirler (ağlama öfke nöbetleri aşırı çocuksu sevinç ifadeleri). Bu duygulanım hali çok uzun sürmediğinden çevrelerince yadırganır. Kişilere fazla güvenir söylenenlere inanır ve kabul eder başkaldırmazlar .Romantik hayallerle yasayan kişilerdir.Karsı cinsten arkadaşlarını duygu sömürüleri yaparak ya da cinsel çekiciliklerini kullanarak elleri altında tutmaya çalışırlar. Sürekli ilgi beklentileri ve yaklaşım tarzları nedeniyle çevreleri tarafından yanlış anlaşılıp terk edilebilirler.Devamlı surette değişim şatafat canlılık peşindedirler. Olağan isler ve durumlar onlar için tahammül edilmez şeylerdir. Halk arasında "ayran gönüllü" ya da "maymun iştahlı " denen kişiler gibi büyük heyecanla başladıkları islere karsı heyecanlarını kaybedip yarim bırakabilirler.Dostça canayakın ve hös görülmelerine rağmen samimi olmayıp kendini on plana çıkaran düşüncesiz isteklerini yaptırmaya zorlayıcı tutum içine girerler. Sürekli olarak sevilip sevilmediklerini sorup terk edilmeyecekleri yolunda sözler isterler. İstemedikleri bir duruma yanıt olarak intihar tehdidi ya da girişimi ile cevap verebilirler. Vücutsal hastalıklardan ve ağrılardan şikayetçi olabilirler. Birlikte görülebilen bozukluklar: -Somatizasyon bozukluğu -Majör depresyon -Konversiyon bozukluğu -Kişilik bozuklukları (borderline narsisistik antisosyal bağımlı k.b.)Kimlerde ne oranda görülmektedir:Daha çok kadınlarda görülmekte toplumda % 2-3 oranında görülmektedir. |
|
|
|
|
#27 (permalink) |
![]() |
Kişilik Bozuklukları
Çekingen kişilik bozukluğu: Aşağıdaki belirtilerden en az dördünün varlığı ile birlikte erişkinliğin erken dönemlerinde başlayan yetersizlik duyguları sosyal acıdan kendini geri çekme ve başkalarınca olumsuz değerlendirilmeye aşırı duyarlı olma fazla incinme ile seyreden bir kişilik bozukludur.1-Başkaları tarafından kabul görmeme küçümsenme eleştirilme dışlanma endişeleriyle sosyal ilişki gerektiren islerden uzak durma2-Sevilip sayıldığına kesin inanmadıkça başkalarıyla iletişim kurmak görüşmek istemez3-Hafife alınıp dalga geçileceği endişesi ile yakın ilişkilerde rahat davranamaz bu ilişkilerde tutukluk yasayıp kendini ve sahip olduklarını ortaya koyamaz4-Başkalarının da bulunduğu iletişim gereken ortamlarda düşünce içerikleri yoğun bir şekilde eleştirilme dışlanma düşünceleri ile kaplanmıştır5-Hissettikleri yetersizlik duyguları nedeniyle daha önce karsılaşmadıkları kişilerle ayni ortamda bulunduklarında istedikleri gibi hareket edememelerine konuşma ve davranışlarında kısıtlılık hissetmelerine yol acar.6-Kişiler kendilerini sosyal acıdan yeteneksiz renksiz etkisiz zayıf veya diğer kişilere göre daha değersiz bireyler olarak görürler.7-Küçük düşüp mahcup olacakları seklindeki düşünce yapıları nedeniyle kendi baslarına bireysel girişimlerde bulunamaz ve yeni aktivitelere başlamak ya da başkalarına katılmak istemezler.Bu kişiler yeni sorumluluk ve dolay isiyle eleştiri alma olasılığı odak noktası olma üstlerle daha çok ilişki kurma ve inisiyatif kullanma durumları nedeniyle islerinde daha üst konumlara yükselme tekliflerini reddedebilirler. Başkaları hakkında başlangıçta "beni eleştirir beni aralarına almazlar" diye düşündüklerinden yeni ilişkilere girmekten kaçınırlar. Kendilerinden bahsetmekte iç dünyalarını açmaları konusunda yanlış anlaşılma ve reddedilme endişeleri nedeniyle zorluk yasarlar.Utangaç ürkek yalnız kendini gizlemeye çalışan sesi soluğu çıkmayan kendini frenleyen kişilerdir.Olağan şeylerden bile bir çok tehlikenin oluşabileceğini düşünüp hayatlarını alıştıkları ortam ve kişilerle geçirmeye çalışır "kozaları içinde yasamaya çalışırlar". Korkulu endişeli ve diken üzerinde gibi olan davranışları başkalarınca alay konusu olabilir. Başkalarına kıyasla toplumdan uzak yasamayı yeğlerler bu nedenle tanıyanları azdır ve iletişimleri de az olduğundan yeterli destek bulamazlar. Buna rağmen sevgi saygı yakınlık görmek ister mükemmel ilişki hayalleri ile yasarlar. Beraber görülen bozukluklar: -Sosyal fobi -Depresif bozukluklar -Diğer kişilik bozuklukları (borderline paranoid sizoid sizotipal k.b.)Toplumda %0.5-1 oranında görülmektedir. Çocukluk yaslarında utangaç yabancılar arasına çıkamayan yeni durumlar karsısında endişe edip gerileyen oyunlara katılmakta isteksiz ya da pasif kalan çocuklardır. Yıllar geçip ilişki gereği arttıkça daha çok çekingenlikleri ortaya çıkar. . |
|
|