![]() |
|
|||||||
| Çöp Forum Forum Başıklarına Uymayan ve Kırık Linkli Konular... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Satırların arasında kaybolmadan ilerlemek için bir pusulaya ihtiyacım var
gökyüzünü görmek mümkün değil burda. Çok karanlık. Sadece biraz ışığa ihtiyacım olduğunu varsayıyorum yada karanlıkta görme yetisine.Kelimeler etrafta uçuşuyor belki yakalarım diye peşlerinden koşarken iyice kaybolduğmu hissediyorum. İçimdeki ürperti korkuyla karışık üşümeme neden oluyor çünkü yalnızım karanlık ve soğuk.Okumaya devam ettikçe daha da yitiriyorum gerçek dünyayla bağımı. Çözün beni sarmalayan zincirleri; Bırakın da nereye gidecekse gitsin ve beni de yanında götürsün. Sayıklamalar duyuyorum yoksa ben miyim bu?neden hiç sabah olmuyor ki? Bu kadar uzun süren bir hikaye var mı? Kim yazdı benim karanlık yalnızlığımda yitip gittiğim satırları? ------------------------------------------------ Merhaba... Hayatimda iyi ki is var yoksa kendimi bulamazdim herhalde Biraz daha iyiyim biliyor musun? Sanirim büyüyorum Ve büyüdükçe aslinda ne kadar çok degerli biri oldugumu fark ediyorum. Bunlari hak etmedim ben yeteri kadar onun için yasadimzaten birazda kendim için bir seyler yapmam lazim diye düsünüyorum... Hos düsünüyorum ama nedense hala yüregimde ki kanayan yarayla bas edemiyorum... Halen hüznün dibindeyim... Bir sahil kenarina gidip saatlerce karanligin üzerinde ki hüznü izlemek istiyorum... Zaman ne getirecek bana acaba....! Sevdayi mi? Aciyi mi? Iki yol ayrimim var... Yol ayrimin basinda O var O beni ne tarafa çekerse o tarafagidecegim... ama hangi zaman diliminde bilememek öldürecek beni... Zaman...Güçlü olmayi unutali çok zaman oldu... Bilmem ki eskisi gibi olabilecek miyim? Bilmiyorum ki...... Ama sunu bilmeni isterim yazdigin maillerinde bana destek olusun çok güzel.En azindan birilerinin hala bana inancinin olmasi güzel ki ben bu inancimi kaybetmisken... Tesekkür ederim... Çok tesekkür ederim.. ------------------------------------------------ Selam... Ne yazacagimi bile bilmiyorum bugün sana.. Az önce irkildim actigin oturum ile. Simdi karsimdasin öyle yakinsin bana ama yapamiyorum iste selam canözüm diyemiyorum sana... Bir söz verdik birbirimize ve duracagiz bu sözümüzde... Sen durmasan da ben duracagim; ben durmasam da sen dur ... Aglamak istedigimi biliyor musun su an.. Gözlerimde yas kalmayana dek aglamak senin yokluguna.. Varsin aslinda her animda ama öyle uzaksin ki bana ulasamiyorum sevdigim sana.. Tutacagim kendimi sana orda misin diye sormamak icin... Bilmiyorum bir cevap verir misin bana ama ben yine de tutacagim kendimi.. Öylesine bir sevgi degil bu bendeki büyük bir sevgi ve tertemiz herseyden üstün evet herseyden üstün sana olan sevgim. Hani hep sitem ederdin sevgimi sana hissettiremiyorum diye hani bazen cok tartisirdik bunu ve sonunda aglardik beraberce. Hani hep hayirlsiini dilerdik yaratandan... Hani bitmesin derdik bu güzel günlerimiz ve hani söz vermistik iste birbirimize... her ne olursa olsun bir gün bulusacaktik ...Simdi sana ne yazacagimi cok iyi biliyorum artik... Seni herseyden cok seviyorum ... Iyi ki sevmisim seni... hayatimda hic hatasiz dedigim tek sey belki de seni sevmek.. bensizlige alisamadigini biliyorum ben de sensizlige alisamadim alisamam da... Kendine iyi bak can özüm... Hic elveda demedim sana yine demeyecegim... Cünkü birgün sana gelecegim... ------------------------------------------------------ öylesine bir düs kurdum bu gece öylesine yazdiklarima inat... yasanmamisligiyla yüregimin ta derinliklerini yakan öyle cok düsüm oldu ki benim söndüremedim ne yaptimsa bu yanginlarimi dindiremedim acilarimi... ne yaptimsa faydasi olmadi unutamadim hicbir zaman seni; unutamam da asla... seni öylesine sevmedim cünkü ben; seni senin beni sevdigin icin sevdim.. seni sevgiye taptigim icin sevdim ve en inanilmazini yasattim ikimize öylesine kurdugum düslerimde... bu gece yine bir basima gecip giderken zaman ansizin bir düs belirdi gözlerimde. düslerimde gördügüm sendin yine ama her zaman ki senden farkliydi bu sen ve farkliydi diger düslerimden bu gece beliren gözlerimde... bir umut yayildi icime ve yüregim serinledi adinin gectigi her dizede... adini anmak bile tarifi imkansiz sevinc yayarken icime seni görmenin nelere kadir oldugunu bilmek isterdim güzel gözlüm... öylesine bir düs kurdum bu gece öylesine yazilanlara inat... beyaz bir gelinlik vardi üzerinde hani o birlikte begendigimiz az dekolteli olan beyaz gelinlik. sen de mi kiskanacaksin beni demistin dün gibi hatirliyorum daha... ben kiskanmayayim da kim kiskansin seni be dilberim... ben seni degil de kimi kiskanayim... insan nasil kiskanmaz sevdigini ugruna canini feda etmeye hazir olan biri neden kiskanmasin seni... ben seni sadece benim ol diye sevmedim ama hep bana ait ol diye sevdim. ben seni sen cekip gittikten sonra da sevdim hem de cilginlar gibi... üstelik karsiligini alamayacagimi bile bile... ben seni düslerimde de sevdim hep... geri gelmeyecegini bile bile dans ettim karanlik gecelerde hayalinle...bu karanlik geceye inat bir düs kurdum öylesine... ------------------------------------------- Sana sevdam kurak iklimlerin aksaminda baslamisti ve ben sabahlara dek o anin güzelligini yasar dururdum senden gizlice. Bilemezdin sen ne hallere koydugunu beni bilemezdin senden sonra kurak iklimlere hasret kalacagimi ve gözyaslarimla mevsimleri degistirecegimi. Simdi mevsimlerden sonbahar; hani hazan mevsimi diye nitelendirilen o acimasiz mevsim. Nedense hep ayriliklarla anilmis bu mevsimin adi. Haksizlik degil mi bu sence de. Bizim ayriligimiz sicak bir yaz günüydü oysa ki...Hic unutmadim/unutamadim seni yitirdigim o günü. Nasil unutabilirim ki canimdan kopan bir parcayi ve ardindan lanetler savurdugum o günü. Tam ortasiydi yaz mevsiminin; kimine göre ask mevsimiydi bu oysa ki bizim hazan mevsimimiz oluvermisti birden. Nasil da degisiveriyor zaman kendiliginden nasil da özümsüyor insan yitirdiklerinin ardindan güzel günleri. Zaman meydan okuyus bu degil biliyorum ama cogu zaman caresizligimle basbasa kaldim ben bu sevdamda. Sensizligin caresizligi aylarca hatta yillarca sarmaladi durdu benligimi. Sonra tertemiz kalbiyle bana sonsuz ve en güzellerinden bir sevgi verdi bana melek diye niteledigim o güzel insan. Adi ne sevdaydi bunun ne de sevdaya benzer birsey. Adi yalnizca sevgiydi sadece sevmek ve sevilmekti amac. Bütün temizligiyle ona baglamistim umutlarimi ve kaybettigim onca zamani telafiye adamistim ömrümün geri kalan kismini...Bana seni unutturamadi ama bana sensizligi ögretti elinden geldigince. Inanmayi kendimi kesfetmeyi ve tasvirini yapamadigim daha bircok duyguyu ögrendim ondan. Bunlarin karsiliginda benden istedigi yalnizca kalbimdi. Önce cok agir geldi bana bu oysa zamanla ona onun istedigini vermeyi basardim. O kimi zaman bunu hissedemedigini söylese de ona belki de sana bile vermedigim sevgimi vermistim ben. Dedim ya tertemiz bir sevgiydi bu...Sana daha neler anlatmak istiyorum bir bilsen sevdigim; senden sonra öyle degistim ki ben... Simdi bana yabanci kaldigin icin belki de bu sessizligin... Keske duyabilseydin bu sözlerimi okuyabilseydin keske sana yazdigim bu satirlarimi... Benim icimde hala sen varsin sevgili diye niteledigim oysa sen öylesine uzaksin iste bana... --------------------------------------------------------------------- Bir gün sana demiştim ki bana evet bana gözlerime iyi bak ve ne gördüğünü söyle. Bir müddet bakmış ve hafifçe dudaklarını kıvırarak yaaaa işte öylesine bir şeyler gördüm diye cevap vermiştin. Öylesine. Okadar uzun süre düşündümki bu kelimenin anlamını. Nsıl bir şeydi bu öylesine. Halbuki o gözlerde sen vardın. Seni gözbebeklerime kazımıştım. Dünyayı senin ardında görüyordum. Ama öylesine bir sen değidli bu değildi. ---------------------------------------------------------------------- Kücük bir hikaye idi beni sana baglayan. Öylesine bir hikaye idi bu belki de ama ben öylesine bagli degildim sana. Ölesiye bir baglilikti bu ölesiye bir sevdaydi. Ölüm yoktu kelime hazinemizde ancak bu duyguyu tadacaktik her ikimizde bir gün mutlaka...Güzel ama kibirli bir prensesin yaptigi hatalardan dolayi bir avuc sevgi dilenmeye baslamasiydi hikayenin asli. Baslangicta öylesine yasamak istiyordu prenses hayati ve doyasiya zevk almak niyetindeydi yasamdan. Ancak sevgisini hor gördügü bir köy cobanindan bir gün sevgi dilenecegi kimin aklina gelebilirdi ki. Üstelik caldigi kapinin o cobana ait oldugunu bilmeden. Belki bir tesadüftü bu belki de kaderin prensese olan kininin neticesi...Sözlerde kalmaz sevgiye dair olanlar sözlerde kalanlar pervasizca heba edilenlerdir. Bizim sevdamizin gelecegi sözlerde kaldi ama ben düslerimde devam ettirdim bu sevdamizi ve her gecen gün büyüdü de büyüdü sana sevdam. Kücük bir hikayenin bize yaptigini görüyor musun sevdigim..? ------------------------------------------ ''Solan kircicegi'' yaziliydi son gönderdigin zarfin üzerinde. Sen böyle hüzünlü deyimler kullanmazdin icimi kemiren duygular zincirine teslim omustum bir an. Elimden geldigince cabuk actim zarfi ve yazdiklarini okumaya basladim heyecanla...''Merhaba sevdigim hatta merhaba en sevdigim.Bu satirlari belki de son kez yaziyorum sana bunun nedenini ne olur bana sorma. Sevgin öyle bir agir geldi ki öyle tasinmaz bir yük vurdu ki omuzlarima tasiyamadim iste. Biliyorum sevgimizin amaci her gecen gün büyümekti ve öyle bir gün geldiginde örnek olmakti tüm sevenlere. Ancak benim sana olan sevgim hedefinden sasti ve ...Devamini getirmeye gücüm yetmiyor. Aslinda uzun zamandir böyleydi hislerim ama ben seni kaybetme korkusuna kapildim her an. Bana ıstedigim karsiligi vermeyecegini bildigim icin ya da veremeyecegini böyle bir karar almak zorunda biraktim kendimi. Hani derdin ya sen kisi mutluluga giden yolda bir basinadir aslinda. Ne kadar da hakliydin cünkü hep bir basima yasadim ben böylesine bir sevgiyi ve sonu sevda oldu duygularimin. Iste söyledim nihayet ben seni sadece benim ol diye seviyorum artik. Sana göre kircicegi idim ben ama bundan böyle solmaya yüz tuttu o kircicegi ve simdi solan bir kirciceginin kokusunu gönderdim bu satirlarimla birlikte sana. Ne olur beni anla... ''Basim ellerimin arasinda gözümde ilk tanistigimiz an yüzünde beliren tebessüm ve yüregimde bir kayiptin belki de ama seni kaybetmeye tahammül edemezdim ben. Ben seni öylesine sevmistim evet öylesine biriydin benim icin. Ama tanidikca seni ölümsüz bir sevgiye birakti yerini öylesine baslangiclarla büyüyen sevgim. Belki de tek sucum seni anlayamamakti kircicegim. Beni cok iyi tanimissin; cünkü ben seni senin beni sevdigin gibi sevemezdim. Ama isteseydin bunu benden sevmeye calisirdim hislerimle bogusurdum ve böylesine bir sebepten kaybetmezdim seni. Gerci hala bir sansi var bu güzel ve temiz sevgimizin. Seni hala kaybetmis degilim beni hala kaybetmis degilsin...Öylesine sevgiler yerini ölesiye sevgilere birakir kimi zaman... ---------------------------------------------- Bu gece öylesine bir düse dalmak istedim ya da gezinmek düsler deryasinda. Ne olabilirdi ki düslerimi süsleyen..? Sen tabi ki bahar gözlüm... Hani hep issiz bir adaya benzetilir ilk tanisma anlari. Hani sadece sen ve ben varmisiz gibidir. Biliyor musun hala unutmadim seni gördügüm o ilk gündeki seni. Beyazlar icinde melekleri andiran güzelliginle nasil da büyülemistin beni nasil da savrulmustun yüregimin en diplerine. Cocuk denebilecek yastaydik belki de ama kocaman yüregimiz vardi bizim. Sonra birlestirdik bu kocaman yürekleri ve devleri bile kiskandiracak bir sevdada kesismisti yollarimiz. Hani iki ayri yerde carpan iki ayri yürek misaliydik her animizda. Nasil da büyüyorsun hala gözlerimde... Düs dedim ama gecmisin gerceklerine sürüklendim amansizin. Elimde degil ki seni düslerimle sinirli tutabilmek. Elimde degil aradan yillar gecse de gidisinin üstünden seni gecmisimde birakmak ve vazgecmek o deli sevdandan. Elimde degil sana öylesine satirlarla seslenmek...Düsümde yine sen varsin sevdigim. Ay isigi altinda dans ediyoruz. Agustos ayindan kalma isik böcekleri eslik ediyor dansimiza. Onlar bile kiskaniyor bizi sevgimizi. Gözlerin hala cok güzel ve hala mutlu ediyor beni her icime akittigin sevda atesiyle. Her ne olduysa birden sustu yüregim ve kendine geldi... Kelimeler yoktu artik. Cünkü sen yoktun. Actim gözlerimi... Öylesine yazdiklarim kac zaman sürecek daha bilmiyorum... ---------------------------------------------- Kışın yaklaştığı ve soğuğunu hissettirdiği şu günlerde yaz sıcaklarını özledim. Islak çamurlu yollar yerine kır da ve bahçelerde dolaşmayı özledim. Özledim çok şey özledim ama özlediğim şeylere kavuşmak için daha bir senelik gün saymaya katlanmayı öğrendim. -------------------------------------------------------------- Bir anahtar deliğinin ardına gizlenmiş Cenneti gözlerinin ovalarına seren kelimelerimi arayacaksın yorgun kağıtların suskun nefeslerinde. Bulutsuz düşlerin yıldızsız gecelerin ardında takılıp rüzgarları avuçlarında çıplak denizleri senin gözlerin için yaktığım satırlarımı özleyeceksin. En çok yüreğine dokunduğum " yüreğimi " özleyeceksin. Yüreğini yıldızlara yaslayıp özlemi demleyeceksin gecenin karanlık çaydanlıklarında. . Hasretim büyüyecek damarlarında duvarlar dilini yutmuşcasına suskunluğun maskesini giyinecek. Beni arayacaksın bensiz cümlelerin sen kokan satırlarında. Bir sigara daha yakacaksın dumanını dağların yüksek yamaçlarına yolladığın. Kesmeyecek bir daha. Küllüklerde öldürdügün sigara izmaritlerinle sönmeyecek hasretim. . Seni şimdiden özlediğim gibi sende " beni " özleyeceksin. . Her dokunuşumda saçlarına gelincikleri seren ellerimin kücüklügünü arayacaksın avuç içlerinde. Temmuz gecesi sebebsizce üştüğünde titreyen tenine gözlerimi sermemi dileyeceksin. Hasreti kanatıp özleyeceksin. . Belki de en çok parmak uçlarının üşümüşlüğüne gözyaşlarımı ateşlere rehin verdiğim gözbebeklerimi özleyeceksin. ---------------------------------------------------------------- - “Gidiyorum… İçimdeki cam kırığı suskunluğunu bırakıp avucuna…” Ne kadar avunulur ki hayallerle? Hayalinle… Yoksun işte gitmişsin tüketmiş tükenmişsin… Ne demem gerek bilmiyorum.Ne dememi bekliyorsan onu say onu söyle onu dinle kendinden… Artık kandıramıyorum kendimi kendime yalan söylemek olmuyor artık inanmıyor çocuk yanım ”üşüdüm” diyor ha bire (Bilirsin kolay değil alışmak ve bilirsin farklıydı senin iklimin sıcacıktı…) Biliyor musun kirlenmeye başladı içimdeki çocuk artık saf değil artık inatçı artık hoyrat hırpalamaya başladı beni ve sorgulamaya… Büyüyor o çocuk ve dinlemiyor artık beni.Önceden yaralarından tutardım acırdı yaraları ve susardı… Şimdi nasır bağlamış yaraları acımıyor. O yüzden galiba beni dinlememesi…Ne yapacağım? Bilmiyorum doğrusu ne yapılır ki?Kanarım bir süre sen benim her dem kanamaya müsait olduğumu da bilirsin hani sızar ya inceden ince…Hani bir bahçem vardı benim kocaman duvarlı kapısız. Kapı yaparım belki o bahçeye ya da yıkarım duvarlarını gelsin girsin diye herkes gelsin tarumar etsin güllerimi çimenlerimi ezsin hanımellerimi ve portakal çiçeklerimi artık neme gerek ki? Derler ya; “İçinde salınan yar olmayınca” o misâl… bırakacağım yıkılsın. Sen ıhlamur çiçeği kokan sesini de alıp gittin ya kulaklarımdan neme gerek ıhlamur çiçeği?..Bir evimiz vardı bilmem hangi sahilde mavi badanalı girişini sardunyalarla süslediğimiz rengarenk bahçesinde iğde ağacının altına kurduğumuz ve sen ben kavgası yaptığımız o tek hamak kitaplarımız ve radyomuz su içsin diye içinden kırlangıçlar bir tapınaktan çalıp getirdiğimiz yanı nergislerle süslü mermer vaftiz teknesi sabah uykularımızı çalan hırsız ve arsız kumrular … İşte o ev onu da terk edeceğim…O mor kuşaklı sandal vardı ya? İşte o sandalda kocaman bir yara açtı senin çekip gittiğin…kapatamadım su aldı ve yaktı yaralarını tuzlu su…battı (zaten tek kürekle yüzdüremezdim de…)…Şimdi gidiyorum… Nereye mi? Prag’a… evet evet Prag’a o köprüsünü yıkacağım benden başka hiçbir aşık sarılmasın sevdiğinin boynuna elini öpmesin… ve çiçekler bırakmasın suya (Kıskançlıkta var kanımda bilirsin) Yoksa her bahar o köprüdeki aşıkların biri sen olacaksın biri ben…dayanamam…Bir taş bağlayacağım yüreğine içimdeki çocuğun (öyle karar verdim) ve atacağım yokluğundan aşağı öldüreceğim… artık ateş böcekleri ile kandıramıyorum yıldız diye (keşke yıldızlarını bıraksaydın gecelerimde)İkimiz buluşmuştuk bir yerinde zamanın. Sen çekip gittin ben kaldım yangınlar ortasında… Şimdi yığıyorum ne hayâlim varsa ateşe atıyorum… Ve bende gidiyorum sahipsiz kalsın…zaman Evet Gidiyorum İçimdeki cam kırığı suskunluğunu bırakıp avucuna… Hoşkal ![]() Hoşçakal… ------------------------------------------------------------ ...Asirlar gecti üzerinden insanligin da bir ben geciremedim su sensiz yillarimi; bitiremedim avuntusuz aylarimi. Gecmek bilmiyor be güzelim sensiz saatler... Kac zamandir sana hasret ya su gönlüm ne yaptimsa faydasi olmadi; teselli bulamadim yüregimi serinletecek. Sana hasretim deliler gibi bilmem bu hasret ne zaman dinecek..?Seni anlatiyorum yine ... Seni yasiyorum... Ama hep sensizlik kokuyor yazdiklarimda... Öyle sensizim ki... Gidisin Öylesine büyük bir kayipti benim icin... Gittin ya sen dolmadi yerin sevmek nedir unuttu yüregim...Asirlar gecti gibi üzerinden sensizligimin... --------------------------------------- ne istedigini bilmeyen bir yürekle kaldim basbasa... gözlerim kan revan yine... neyin ugruna oldugunu bilmedigim bir kac garip gözyasi... matemindeyim hala... beni neyin nereye sürükledigini bilmeden... --------------------------------- ...Zamanin birinde sen cikmistin karsima. Umut ekmistin yüregime umudum olmustun. Cocuk yüregime olgun bir sevgi asilamistin. Sonra ihtiyar bir ben birakmistin giderken geride. Biliyorum senin de elinde degildi bu gidis ama yine de ben cok kirildim sana be sevgilim. Cünkü hic vedasiz gidisin olmazdi benden. Her vedamiz gözyaslarina gebe kalirdi ve her kavusmamiz da saatler boyu öpüsüp koklasmamiza neden olurdu. Buydu böyle bir seydi bizim yasadigimiz senle...Cok zaman gecti üzerinden ama hala sevdalinim iste sevgilim. Hala sevgilim diye sesleniyorum sana ve bilmem farkinda misin hala daha senden baskasini görmüyor gözlerim; seni göremesem de...Bir baska zamandan sesleniyorum sana beni duyduguna emin degilim. Oysa emin olmak isterdim sesimin sana ulastigindan. Emin olmak isterdim seni ilk günkü gibi cok sevdigimi yeni bastan duymani agzimdan...Kirik kanatlarim var simdi ve mizrabindayim aci ve soguk gecelerin.. Gülmeyi unuttugumu söyleyenler var yüzüme karsi. Sanki neden pat diye söylerler ki. Hem onlara ne benim gülüsümden. Seni geri verebildiler mi bana simdi neden sahip cikiyorlar ki ya da bosver gitsin be sevgilim... Farkindayim aslinda ben ve farkindaydim gecmis zamanlarda; herkes kiskanirdi bizim sevdamizi büyüyü bile denemislerdi bizi ayirmak icin. Nereden bileceklerdi böyle büyük bir sevdanin varligini; onlar hic sevmemislerdi ki böylesine bir sevdayi...Tek kelime de olsa duymak isterdim senden... Bana sevdigini söylemene de gerek yok üstelik sadece tek bir kelime be sevgilim... Cok sey mi istiyorum senden...?Oysa ben yillarca sana duyurabilmek icin sesimi... Anla iste yapmadigim ne kaldi ki...? ---------------------------------------------- Ayrilik vaktinde verilen en güzel hediye söyleneyemenlerin söylenmesiymis öyle diyor bazi cok bilenler ve ayni zamanda sevdadan cok cekenler...Hani dillere dolanan nice sevdalara vardir sonu acikli biten türk filmlerini andiran nitelikte. Öylesine bir sevdadir bunun adi sadece öylesine anlatilir ve dolasir dilden dile. Oysa cok az kisi kaptirir kendini bu güzel duyguya. Cünkü sayisi o kadar azaldi ki sevdanin anlamini bilenlerin sanirim bundan sonraki zamanda da devam edecek gecmiste yasanan ask masallari anlatilmaya... Adi hep ask masali olarak kalacak ve öylesine yasanan bir sevda olarak kalacak zihinlerde. Kimi yasli gözlerle dinleyecek masalin sonunu kimi kararttigi yüregini hatirlayacak belki de yeniden. Ama hic degismeyecek sevdanin gercekligi...Iste bu dilden dile dolasanlardan cok farkliydi bizim sevdamiz. Biz birbirimizden yoksunduk severken. Hic doyamadik ki birbirimize özlemi büyüttük hep sevdamizla birlikte. Günümüzde anlatilan sevda masallari kahramanlari bu dünyadan göcünce cikmis ortaya. Oysa bizim sevdamiz daha simdiden basladi dilden dile dolasmaya...Cünkü gercekti bizim sevdamiz... Cünkü ben gercekten de cok sevdim seni... Yoksa simdi öylesine satirlara sigdirabilir miydim ben seni... ---------------------------------------------- Senin İçin Sevmek böyle özdeşleşmemeliydi isminle. Ve sen bunca yoğunluklar içinde sıyrılıp sonsuzlaşmamalıydın içimde. Kaçsam bu duygudan kurtulabilir miyim(?) bilmiyorum. Kurtulmaya çalışsam pesimden gelir mi bu sevgi? Bilmiyorum. Sen bir bilinmez olarak devam edip gidecek... Ne yazık çok yazık! Ben seni insanlarla paylaşmak istiyorum. Oysa insanlar seni kendilerine ait kılmak istiyorlar. İnsanlar seni benimle paylaşmak istemiyorlar. Korkuyorlar benden. Evet içimdeki yüceliğini içimdeki sonsuzluğunu biliyorlar da korkuyorlar benden. Seni benimle paylaştıkları zaman seni çekip alacağımı ve hatta senin kendiliğinden bana geleceğinden korkuyorlar. Ve susmadığım zaman biliyorlar ki sen büyüyeceksin içimde. Benim sözcüklerimle yüz yüze gelmek istemiyorlar onlar. Biliyorlar ki sözcüklerle gelsem sığdıramayacağım seni hiçbir şeye. Ve onlar bütün bütün bunlara rağmen seni küçük sevgileriyle anlatmakla yetiniyorlar. Seni büyülten ve yücelten bir duyguya bir sevgiye karşı durup onu sindirme cesareti bulamıyorlar kendilerinde ... Ve sen tüm bu insanlar içinde evet sen bile o küçük hisciklerle yetinmek istiyorsun. istiyorsun çünkü o hisçikleri görüyor kabulleniyor ama beni farketmiyorsun bile. Düşüncelere sürüklüyor bu beni. İnsanlar evet korkuyorlar ama ya sen? Sende öyle olacaktın? Sende mi onlar gibi olacaksın? Anlamıyorum ya senin korkun nedir! O küçük göllerde yüzmekle yetinip bu koca deryadan neden kaçarsın bilmem? Enginliği ve sonsuzluğu mu seni korkutan limansızlığı geriye dönüsü olmamasından mi? Evet bu yola girersen geriye dönemeyeceğinin korkusunu yaşıyorsun. Oysa ben seni yüreğimin bir yerlerine hapsedecek değilim. Sevgi tutsaklık değildir hiçbir zaman. Sevgi hapsetmez seni yaşatır. Sevgi salar sevgi özgür kılar sevgi özgür kılar. Aslında sen o küçük hisçik göllerinin içine hapsolmuşsun da haberin yok be sevgili! Bana gelsen tutsaklıktan çıkacaksın oysa. Oysa! Biliyorsun iste! Bilsen! Bilsen! Bilsen benimle yeni bir doğuşa varabilirdin. Sevmeden de sevilebileceğini görürdün. Ben seni insanların yasadığı bir yerde bekliyordum... Belki de biliyorsun. Nedir sendeki olup bittiler bilmiyorum ki bir kerecik olsun bile onlardan sıyrılıp da "SEN DE BENİMSİN" demedin ki bana. Nerden bileyim. Sen benimdin ama ben senin değildim. Sen sana ait olmayanlara sahiplendin bense yaşadıklarıma. Sen ah sen! öyle uzaksın ki... Öyle uzaksın ki ey sevgili![]() ---anlayana--- ---------------------------------------- Odanın sıcaklığına rağmen üşüyorum. Her yer bembeyaz ve camlara irice kar taneleri çarpmakta... Seni düşünüyorum! Sırtımda bir sızı. Hayır! Binlerce sızı... Jilet kesiği gibi acısı... “Buralarda bırakmışım seni bitirememişim içimde…” Kalbimdeki merdivenden ayak izlerini temizliyorum. Olur ya belki bu kez silinirler!... -Senden başka hiç kimse… -Sus artık! Beyazların birikmesi devam ediyor... Her bir tanesi dudaklarını hatırlatıyor! Üzerinden geçtiğim o koca nehir donmuş... Kıyısındaki hatıralarımı seyrediyorum kimseye göstermeden. Sırtımdaki çizikler çoğalıyor ve acı her yerimi sarıyor... Gözlerim dolu… Yanaklarını okşamak istiyorum “kocaman ellerimle”!.. -Özledim desem? -Deme! Hiçbir şey söyleme! Durduğumuz istasyonlarda duruyor kalbim bir sonrakine kadar aklımı bırakıyorum... Uzaklaşmak istedikçe inadına şarkın söyleniyor bir yerlerde. “...yabancı dokunuşlar...” Hangi yeşil örtünün altında hangi kırmızıları sarıyorsun kim bilir? Seni düşündüğümün hissinde misin? Güllerin arasında defalarca döndük aynı köşeleri. Yakınlaşmamak için şımardın. Gül yapraklarını aldın ağzına “hımmm ne kadar güzeller” sarı kırmızı beyaz hepsinin tadına baktın. Şaşkınlık içinde Seni izlerken bir de yalan söyledin bana “en güzeli pembe” diye... Belki her şey bir hiçti!... En çok sen ağlattın beni ama hiç gözlerim yaşarmadı! Ne kadar dokundum sana hatırlamıyorum ya da ne kadar büyüttüm ki yetmedi hatıralar üzerinde dolaşmaya. Çelişkilerimin ortasına bir olta attım!.. Dalga seslerinden başka bir şey yakalanmadı biliyor musun? Bu defa da izmaritlere takıldı gözlerim! -Şunu bıraksana ne olur? Ben bırak desem bile mi içersin? -Sen hem kendi hem onun yerini tutabilir misin?... ---------------------------------------- Hicbir seyde gözüm yok Sen yanimda ol yeter Kapkaranlik odama Mehtap gibi dol yeter.... ... Gecenin bu saatinde sagir karanliklara gebe kalir yine düslerim. Odamin karanliginda ve bu koyu sessizliginde sana özlemlerim sana seslenislerim had safhaya ulasir sevgilim. Gel artik cok özledim seni...Biliyor musun senin yoklugunda karanliklardan korkar oldum. Penceremden iceri bir isik süzülmesini bekliyorum büyük bir heyecan ile. Arada resmine bakiyorum da azcik aydinlaniyor odamin duvarlari. Gözlerin resim de de olsa isik saciyor sevgilim...Hani söz vermistik seninle; asklarin en güzelini yasayacaktik... Iste geldin vurdun kapima... Daha simdiden aydinlandi odamin duvarlari... Actim kapimi sarildik birbirimize simsiki... Hadi bitanem devam edelim askimizi yasamaya... ---------------------------------------------------------------- kelimelerim sustugu anlardan biri daha iste... ama celiskili bir anlatim gibi geldi bana... ''silmek istiyorum ama silemiyorum'' ..neden silmek istiyorsun ve neden silemiyorsun bu önemli... ----------------------------------------------------- ...Bos bir sayfaya resmini cizdim sevgilinin adini yazdim resmin altina; sevgilim yazdim bütün satirlara. Bir özlem sardi hücrelerimi sevgiye özlemlerim sevgiliye özlem oldu. Düslerim onunla doldu bitmesini hic istemedigim rüyalarimda hep yanimda oldu sevgili. Ardimda neler biraktigimi umursamadan daldim gittim dünyasina; biz oldu dünyamizin adi. Sonra büyüdü de büyüdü sevdamiz ve iki deli asik olduk sevgiliyle. Bütün yasanmisligina inat unuttuk acilarimizi yelken actik mutluluga; umudu olduk hasretlik sevdalilarin. Biter bu ayri gecen günler hasret bir gün olur diner dedik birlikte. Hep haykirdik ''Seni Seviyorum'' nidalariyla; doruga ulastigimizda fisildadik kulaklarimiza. Ayrilik bize kaldi yine; biz ayri kaldik sevgiliyle. Simdi uzunca bir yola koyulduk özlemlere daldik; düslerde bulusmayi yegledik simdilik...Hani bir sonu vardir ya hep düslerin hani gercege yansir düsler dünyasinda yasananlar... Iste öylesine düsler kurduk sevgiliyle sonunda biz oldugumuz senaryolari dizdik birbiri ardina. Aska esir olduk gebe kaldik iste apansizin hasretlere. Küser olduk her ayrilik sarkisina almadik agzimiza; satirlarda dahi öldürdük ayriliklari. Adlarimizi konuslandirdik kücücük yüreklerimizde. Bir ben bir sevgili ve simdi biz variz hasretin koynunda sagir aksamlarda gecen yalnizlik dolu dakikalarda özlem duyduk birbirimize...Hayallerimizle girdik birbirimizin koynuna ''benimsin'' diye inlettik yeri gögü. Simdi korkar olduk nazara gelir askimiz diye kiskanirlar sevdamizi diye. Oysa zamansizdi bu korkular; yasanacak onca güzellikler varken korkulara yol vermeliydik. Terketmeliydi bizi ...Sevdamizla bir basimiza kalmaliydik sevgiliyle... ------------------------------------------------- ... Evvel zamanlardan kalma bir sevda masalina özlemle sarilmak sana gelip sevgiyle sarilmak ve yoklugunla yillanan her gecemde düslerimdeki sana sarilmak geliyor icimden. Gözlerinden öpüyorum sevgilim hisset dudaklarinda dudaklarimin sicakligini. Bir daha asla birakmamak üzere tutuyorum ellerini saclarini oksuyor tenini kokluyorum sevdigim...Kahretsin yine bir düsmüs derinlerden süzülüp gelen satirlar. Düslerimi ertelemeyi hedeflerken düslerle yetinmeye mecbur birakir oldu bugünüm beni. Oysa ben yarin sende olacagim müjdesini vermistim coktan sevdamiza. Kahrediyorum belki de ilk defa hayatimda sensizlige kahrediyorum senin olmadigin herseye kahrediyorum bu aksam. Oysa ben bilmezdim böylesi umutsuz vakalari blmezdim ben kahretmek kelimesini... Simdi sensiz sahillerimin rihtiminda bekliyorum birbasima yine sevgilim. Neyi bekliyorsun deme bana sakin bilmiyorum. Sensizligin ortasinda kaldim limanlarima demir atmaz oldu hicbir gemi. Umudum sensin sen derdin ya hep hani ''sen benim hazan mevsiminde dogan günesimsin''... Seni seviyorum ama sensizligi asla... En kisa zamanda sendeyim sevgilim... Bu sevdamin sana ilk sözü olsun...--------------------------------------------------- Seni düşündüm gözlerin uykuya yenik düştüğü saatlerde...Yine gözlerin yağmur ıslaklıgında avuç içlerimde nefes alıyordu.Dudaklarımda soluyan cicekleri saçlarına bırakma telaşındayım. Gece siyaha çalan peçesini güneşe kaldırmadan ben sana ulaşmalıyım..Bir kelebeğin yüregine ciceklerin gülüşlerini işlemesi gibi titrek ve heyecanlıydı adımlarım...Soluk soluğa şehrimin kaldırımlarını eziyorum.Zaman çeşmesinden kum saati bir nehir gibi akıyor yüzümün derinliklerine..Biliyorum sana gelirken Ay ile yıldızlar uykuda..Yakamozlara uzanmış geceyi uyandırıp gözlerindeki baharları görmesinler diye sessiz ve derinden ilerlemeliyim...Dağlar çıkıyor önüme..Yorgunluğumu farketsem bir an alnımın terini siliyor rüzgar..Susasam kan ter içindeki dudaklarıma sebillerden hayallerini içiriyorum...Duvar gibi taşlar dizili önümde..Saçlarımdan köprüler kurdum puslu uçurumlara..Gözlerim bir an zifiri karanlığa yenilecek olsa gökyüzünün karanlığını kibrit aydınlığıyla aşıyorum.. Baharın koynunda açan gelincikler gibi vuslat kokan toprakta hasretini filizlendirip sana geliyorum..Gözlerine yağmur ıslaklıgında düşecegim birazdan..Pencerene düşüp Ay ile yıldızların kıskandığı gülüşlerine yaslanacağım gecenin karanlığa yaslandığı gibi.. .Bahara küskün güllerin kıskandığı gözyaşlarından bir damla alıp kurak topraklarıma yüregini sereceğim..Gelsem de yanına ne olur yanlış anlama...Ne sabahı senin teninde karşılamak istiyorum ne de kirpiklerinde yanında uyumayı..Sadece saçlarının rahatca uyuması için kücük ve sıcak bir avuç oluyor yüreğim...Kırılacak saçlarını avuç içlerimde biriktirip güldesenli ciceklere bırakmak için sana geliyorum..Biliyorum geldiğimde hafiften rüzgar esecek saçlarına..Uyanır gibi olacaksın o uykuya dalmış gözlerini cizecegim yüregimin başkentine..Yüzünün karanlığa inat aydınlığa bakan cizgilernii işleyeceğim kirpiklerime..Yanına geldiğimde kaç kez yüreğim saçlarını koklamak icin eğileyecek başucuna.Yarım kalacak..Düşten öte hiçbir şey yaşanmayacak çünkü..Ellerim suskunlugunu bozup saçlarını dokunmak isteyecek..Saçlarına dokunursam bu düşten uyanacağım biliyorum..Usulca ellerimi çekiyorum saçlarından.Tokalarına bakakalıyor gözlerim..Yüregim ise hala baharımsı kokunda... Birazdan şafaklar düşecek bulutların arasından...Kirpiklerinin ucuna güneş usulca eğilip sıcaklığını bırakacaklar dudaklarına..Gitmeliyim yüreğim...Biliyorum benim geldiğimi bir bilsen uyur muydun geceye uzanıp ?...Kıyamadım ki o tatlı uykuna..Kaldırıp seni düşlerinden alıkoymaya kıyamadım işte..Öyle tatlı gülümsüyordu ki; gözbebeklerine dalıp hayallerimin Cennetinde seninle gezindim delicesine..Kıyısında hiçbir zaman kavuşamacağımız" vuslat denizinde " dalgaları ezdik yüreklerimizle..Kıyamadım seninle gezerken yüreğini düşlerinden uyandırmayı...Gitmeliyim hasretim- birazdan güneş gölgeleri ısıtacak..Birazdan perdeyi araladığında kirpiklerini umuda çevir..Ellerini rüzgara uzat parmak uçlarına en nadide ciceklerin tomurcuklarını serecekler..Kirpiklerini ise bulutlara çevir uyku mahmuru yüzünü ıslak yağmurların sıcak damlaları yıkayacak...Ve yüregini ise güneşe çevir gül yüzlüm; benim yerine güneş seni yüreğinden öpecek... " Güneş kirpiklerinden Yağmur gözbebeklerinden Sevgi ise yüreğinden eksik olmasın....." ---------------------------------------------- Say ki geceleyin hiç ağlamadık.Ve beni yollara salıp gitmedin.Gittiğin akşamı alıp gel artık.... En kırık yerine bırak kalbimin. Bil ki her şey tamam biz yarım kaldık.Yüreğim vurdukça eksiliyorum.Kayan yıldızları bulup gel artık.......... Artık bu geceyi çekemiyorum. Belki ayrılığı yanlış anladık.Belki de kalplerin hilesi zaman.Vakti bir yerinden kırıp gel artık......... Bir kaç mevsim getir hatıralardan. 'Gel' diyorum evet sana 'git' diyende bendim... Dedim ya yanlış anlamışız ayrılığı çözüm sanmışız.....Oysaki daha çok daralıyor nefesim.Hani sen olmayınca içimde birşey acıyor demiştim ya işte o şey daha çok acıyor artık.......... karanlık daha boğuk.. geceeler daha zindann... sussam kır kapılarını dilimin çözsem prangalarını dört nala bıraksam kalbimdeki kısragı sana koşar eminim ama yok bende o cesaret....içimde volkanlar patlıyor senin için ama cesaretim yok aşka.... sen yinede hissetsen gelsen bana..... yaralı çok yaralı kalbim...Hani kıyamadığın gözlerim hergece ağlıyor.. KARANLIKTAN İLK KEZ KORKUYORUM VE İLK KEZ ÜŞÜYORUMM.... Şimdi ıpıslak bir yağmur yağar göğsümden soluyan umutlara..Nezaman tutmak istesem saçlarını sevgininn güneşi tuttar gibi olmadı yine bir yalnızlık düştü payıma en acısındann... dalga dalga izi kaldı sevişmelerinin avuçlarımda. sevgilim şimdi aşkın her zerresini çatlak çatlak toprak gibi emmeliyiz ikimiz... GECENİN KARANLIĞINDA ÇIRILÇIPLAK DÖNÜŞÜNDE SOL YANINDA BEN OLMALIYIM YAR...----------------------------------------------------- Öylesine bir andı geldiğin an..boşlukta savrulmaya başladığımı anlayıp paniklediğim o panikle tutunabilecek bir el aradığım ama uzatılan her ele kuşkuyla bakıp o elleri tutmaktansa düşmeyi tercih ettiğim öylesine bir andı geldiğin an.. aramakla vazgeçmek gitmekle kalmak yaşamakla ölmek arasında sıkışıp kaldığım bir andı.. yalancı sevdalardan çıkarcı dostluklardan bıkıp sadece kendime döndüğüm kapılarımı kendi yüzüme kapatıp kendi üzerime kilitlediğim bir andı geldiğin an.. geldin.. sessiz bir yağmur iniltisine cevap veren zamana yenik düşen hayata yenik düşen sönmeye yüz tutan ulaşılamaza olan tutkumu yeniden alevlendiren iliklerime kadar hissettiğim serseri bir rüzgar gibi doldun hayatıma.. uzaklarda yanan bir deniz feneri gibi yol almaktan yorulmuş köhne ruhuma yol gösteren.. hiç hissettirmeden hiç ürkütmeden dokunmayı başaran bir ışık gibi girdin hayatıma.. ölen bir imkansızın ardından yas tutarken derinlere gömdüğüm yaşam enerjimi ruhumun en dip köşelerine kadar ulaşarak yeniden kendi enerjisiyle yaşama döndüren bir ışık oldun hayatımda..hayatım oldun..tıpkı hayatım gibi ulaşılmazım oldun.. --------------------------------------------- ...Ince bir sizidir kar altinda yoklugunu sirtlayip sokaklardan gecip gitmek. Kimsesizligime bürünüsüm derin bir yaradir. Varsin hayatimda ama yoksun iste yanimda. Kar yagiyor sevgilim saclarima cok üsüyorum ve sen hala yoksun. Ardimda tüm dalkavuklari sevdalarin alay eder olmuslar halime. Sana gelmem an meselesidir artik...Bu gece cok üsüyorum sensiz sevgilim; cigir acti gönlümde yoklugun kaldirim taslarina vuruyorum kendimi. Basima kar tanecikleri düsüyor ve cok üsüyorum bir basima bu bana dar gelen koca sehirde. Uzerimde karabasanlar... --------------------------------------------------------- Ölüm tutuyordu bir elimden diğerinden hasret... Çekiştiriyordu göz bebeklerimin görmeyen yanlarını ve sevda titriyordu; içinde keder kasvet... Hakikat; umuda yer olmamıştı ya olacak gibi de değildi. Hükmüne yenilip zifirinde sarhoş yıldızların bir yanım yarım... Sararmış yaprakların eğdiği boyunlarına hırçın bir rüzgarın taktığı kelepçeyim... Doğumum yok ölümüm çok...Acıdığını bilmek kanayan yanımın bembeyaz bir gökyüzüne hasret gitmek; işte en çok bu koyuyor ellerimin haykırışlarını boşverin...Kendini Martılarla Bir Tutma Senin Kanatların Yok Düşersin Yorulursun Beni Koyup Gitme Ne Olursun... devam kelebeğim dizelerine birkaç satır da ben eklemek istedim... ---------------------------------------- içimde öyle bir sıkıntı varki.... kelimelere dökemeyecek kadar bunaltıcı ve yanlız! neden yoksunki hayatımda nezaman gelmeyi düşünüyorsun?seni o kadar yürekten beklediğimi ve sevdiğimi anlamayacak kadar kör olabilirmisin? belki duygularımı tam belli edemiyorum belki inandıramıyorum ama içimde yerin hazır dedimya bekliyorum... artık gel ve kurtar beni bu yanlızlıktan..güz mevsimi geldi ve geçmek üzere ben daha hangi mevsimi bekliyorum acaba???? ----------------------------------- topladın eşyalarını iyi düşündünmü canıma kastın neden acımı gördünmü aşk ta ibadet var kalpte ihanet var söyle ne korkun var hayret üsüldün mü öylesine bır yazııı iştee |
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| TrpLaTForm Şiir YarışMası (Anket) | »»Dąяќйęšš«« | Çöp Forum | 29 | 11-10-2008 18:46 |
| öYLeSiNe YaZıLaNLaR | GüN_BaTıMı | Aşk Bölümü | 6 | 31-03-2008 00:54 |
| öylesine bi mektup((can dündar)) | jimjime | Aşk Bölümü | 4 | 30-03-2008 22:59 |
| KıSa ŞiiRLeR & Tek SiirLer | ..::ŞeHZaDe::.. | Aşk Şiirleri | 1071 | 01-11-2007 19:52 |
| seni öylesine seni öylesine sevmemişimm... | Gösdhee | Şiirler | 0 | 21-06-2007 19:13 |