Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > Bitki Dünyası > Biyoloji
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Biyoloji Biyoloji Bilgilerini Paylaşabileceğiniz Alan.


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 15-11-2007, 21:25   #1 (permalink)
 
O'NEAL - ait Avatar
O'NEAL - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Günlük ritim

 
A) Günlük Ritim

İnsanların tüm fizyolojik fonksiyonları günün 24 saati boyunca ritmik değişiklikler gösterirler. Günlük ritim (Circadian Rythm) olarak bilinen fonksiyonel aktivite değişikliklerine göre sabah saat 04:00 civarında; vücut ısısı merkezi sinir sisteminin uyanıklığı hormon salgıları ve benzeri beden fonksiyonları en düşük düzeylerine inerler. Bu saatlerden itibaren bütün fonksiyonel aktivitelerdeki artış akşam saatlerine kadar devam eder. Akşam 20:00 civarında en yüksek düzeyine erişen bu fonksiyonlarda bir düşüş başlar ve fonksiyonlar yeniden en düşük düzeylerine erişirler. Akşam saatlerinde günlük ritim düşüşü başlığında giderek artan bir uyku gereksinimi ortaya çıkar ve gece saatlerinde insan bedeni iyi bir uyku ile dinlendirilmelidir. Günlük ritmi en iyi temsil eden değişiklik metabolizmada ve buna bağlı olarak beden iç ısında görülür. Nitekim beden iç ısısı en düşük düzeyinden başlayarak 25 0C kadar yükselir.
  • Gece Çalışmalarının Etkisi
Gece vardiyası olarak bilinen gece çalışmalarında insan bedeninin biyolojik ritmi zorlanır ve zorunlu olarak birtakım değişiklikler geçirir. Bu değişiklikler her insanda farklı sürelerde gerçekleşir. Gündüz vardiyasından geceye yada gece vardiyasından gündüze geçen işgörenlerde yeterli bir günlük ritim uyumu yaklaşık 4-5 günde oluşur. Bazı işgörenlerde bu değişiklik daha uzun sürer ve ağır bir uyum stresi içinde kalırlar. Genelde gece vardiyasından gündüze geçiş daha kolaydır. Uyumsuzluk gösteren işgörenlerin en önemli sorunu uyku saatlerindeki değişmedir. Gece uyumayan bu insanlar gündüzleri de eski alışkanlıkları ile uyanık kalırlar yada düzensiz bir şekilde uyuyarak gerektiği kadar dinlenemezler. Bu nedenle de iş verimleri de düşüktür. Verim düşüklülüğü bir vardiyadan diğerine geçiş ve uyum süreleri içinde daha da belirgindir. Ayrıca yedi günü aşan gece vardiyalarından gündüze geçişte de önemli uyum zorlukları ortaya çıktığı saptanmıştır. Bu nedenle gece vardiyalarının gerek mesai saatleri ve gerekse gün sayısı açısından kısa tutulması önerilir.
İnsanların günlük ritmi konusunda yapılan çalışmalarda aşağıdaki bulgular ilgi çekmiştir.
  • Devamlı gece vardiyalarında ilk dört hafta içinde verim gündüz vardiyasındaki verimin çok altındadır.
  • Bir gece vardiyasını izleyen gündüz vardiyalarında işgörenlerin göreve gelmedikleri gün sayısı oldukça yüksektir.
  • İki haftalık gece vardiyalarında işe gelmeme olayları ikinci hafta giderek artmaktadır.
  • Gece vardiyası uygulamalarının süresi arttıkça işe gelmeme olaylarında bir azalma görülmeye başlar. Örneğin dört haftalık gece vardiyalarında devamsızlık iki haftalık vardiyalardan daha düşük orandadır.
  • Günlük ritim uyumu aktif iş şekillerinde daha çabuk oluşmaktadır.
  • Bir hafta süreli gece vardiyalarında sabah saat 04:00 saatlerindeki işlem hataları gündüz vardiyalarına nazaran yüzde 100 daha fazla bulunmuştur.
  • Vardiya Seçenekleri
Vardiya çalışmalarına gereksinim duyulan işletmelerde ne tip bir vardiya sisteminin seçileceğine karar verirken; biyolojik teknik ve sosyal kriterler kullanılmaktadır. Bu konuda yapılan gözlemlerin sonuçları vardiya seçiminde yol gösterici olabilmektedir.
  • Biyolojik kriterlere göre vardiyalar iki yada üç gün gibi kısa süreli yada en az dört hafta gibi uzun süreli olarak planlanmalıdır.
  • Teknolojik yaklaşımlarda her işletmenin kendi gereksinimleri ve zorunlulukları dikkate alınmalıdır.
  • Sosyal gereksinimler kriterine göre vardiyalar işgörenlerin sosyal yaşantısını tedirgin etmeyecek şekilde kısa süreli yada kişinin içinde bulunduğu toplumun yerleşik kurallarına en uygun bir zamanlama olarak düşünülmelidir.
  • Kısa yada uzun vardiyalarda biyolojik ritim etkisi hafta sonlarında bozulur. Uzun süreli vardiya sistemlerinde bu etki daha az bahsedilir.
Endüstrilerin çoğunda önerilen vardiya sistemleri genellikle değişen ekiplerin çeşitli vardiyalarda çalışma günlerini en aza indirmeyi amaçlar. İler endüstrilerde geliştirilen vardiya sistemleri Tablo-1 de gösterilmektedir.










Tablo-1 Devamlı Değişen Vardiyalarda

Günler ve Ekipler
Pazar
Pazartesi
Salı
Çarşamba
Perşembe
Cuma
Cumartesi
Pazar
Pazartesi
Salı
Vardiya Saatleri

24 haftalık bir süre içinde dinlenme saatleri




0 = Dinlenme
2-2-2 sisteminde 21 defa 48 saat ve toplam 1008 saat



1 = 06:00 - 14::00
2-2-3 sisteminde 12 defa 48 saat



2 = 14:00 - 22:00
6 defa 72 saat ve toplam 1008 saat



3 = 22:00 - 16:00
2-3 sisteminde 16 defa 72 saat




8 defa 48 saat




8 defa 24 saat ve toplam 1728 saat






Devamlı vardiya sistemi ile çalışılan işletmelerde genellikle 2-2-3 sistemi tercih edilir. Bu sistemde her dört haftada bir 72 saatlik uzun dinlenme arasına rastlanmaktadır. Bu sistemin uygulandığı yerlerde işçilerin genel sağlığında olumlu gelişmeler gözlemlenmiştir.
Gece vardiyası çalışmalarının insan organizmasına getirdiği yük ve ritim değişikliği sürecinde verim düşüklükleri gibi nedenlerle vardiya sistemlerinin zorunlu olduğu işletmelerde bu çalışmaların yakından denetimi önerilmektedir. Özellikle yönetici kadrolarının vardiya çalışanları ile birlikte olmaları ve onların bu zorunlu çalışmalarını paylaşarak aynı özveriyi benimsemiş olmaları işgörenlerin iş hevesini arttırarak verimliliği yükseltir.
Şüphesiz gece çalışanlara; ulaşım kolaylıkları dinlenme aralarında sıcak servis ve kantin kolaylıkları gibi destek hizmetleri vermek de yararlı olacaktır.




B) Yorgunluk

Yorgunluk belirli bir işi yada işlemi yapan insanın fizyolojik nedenlerle söz konusu iş daha fazla devam ettiremeyeceği ve psiko-somatik tükenme noktasına gelmesi şeklinde tarif edilebilir. Yorgunluk bazen ölçülebilir ve görünür düzeylerde oluşur. Yorulan insanın iş gücü ve verimliliği düşer. Yorgunluk belirtilerinin ortaya çıkması için insanın çok ağır fiziksel işler yapması da gerekmeyebilir. Bazen insanın kendisini yorgun hisseder ve bir tür isteksizlik ve bezginlik şeklinde belirtiler gösterir. Bu nedenle ergonomik yaklaşımlarda fizyolojik ve psikolojik yorgunluk hallerinden söz edilir.
Fizyolojik yorgunluk kaslarda enerji metabolizmasının yavaşlaması ve yorgunluk kalıtıntılarının kas hücresi içinde birikmesi şeklinde oluşur. Çalışan kaslara kan gelmesini engelleyecek bir şekilde turnike kullandığında çalışma devam ederken önce bu bölgede bir şişme sertleşme ve ağrı ortaya çıkar. Kas etkinliği de giderek kaybolur. Aynı olay ağır fiziksel işlerde hücre içinde yorgunluk maddelerinin toplanması ve kas hücrelerinin şişmesi sonucu aradaki kılcal damarları sıkıştırarak kılcal damar dolaşımını engellemesinde de görülür. Bunun sonucunda kas hücrelerinde oksijen açığı meydana gelir ve hücre içi biyokimyasal enerji oluşumunu aksatır. Hücre içindeki bütün anerobik enerji kaynakları kullanıldıktan sonra artık kas hücresi işleyemez hale gelir.
Kas çalışması maksimum performans kapasitesinin altında bir iş yükü ile yapılıyorsa ve her uygulama ardından yeterli ölçüde dinlenme fırsatı da varsa yorgunluk gecikir yada hiç oluşmaz. Fiziksel işin etkisi önemlidir. Kasların maksimum güç ve kapasitesine yaklaştıkça fiziksel iş yükünün yorgunluk etkiside artar. Hafif iş yükü ile yapılan çalışmalar yorgunluk oluşturmadan uzun süre devam ettirilebilir. Bu tür çalışmalar ağır fiziksel yük ve dinlenme araları ile çalışmaktan daha verimlidir. Ağır fiziksel işlerde yorgunluk hali görüldüğünde iş yükünü düşürmek işgörenlerin giderek dinlenmesine olanak sağlar. Bu arada kaslar az sayıda kasılma ve iş görme hareketi sonrası dinlemeye alınırsa kolayca dinlenirler. Çok tekrarlı hareketlerden sonra dinlenme süresi önemli ölçülerde artar. Örneğin belirli bir iş yükü ile 30 tekrarlı hareketten sonra yarım saatte dinlenebilen bir kas grubu aynı iş yükü ile 60 kasılma yapmaya zorlanırsa ancak iki saatte dinlenebilir.
Yorgunluk araştırmalarında ergonomik testler sırasında deneklere fiziksel iş yükünün azaltıldığı söylenirse (iş yükünü sabit tutarak) gerçekten iş yükü azaltılmış gibi bir etki yaptığı saptanmıştır. Bu basit bulgu yorgunluğun bir de psikolojik yönünün bulunduğunu göstermektedir.
Psikolojik yorgunluk bir tür kişilik özelliği gibi görünmektedir. Bezginlik şeklinde ifade edebileceğimiz bu tür bir yorgunluk farklı düzeylerde olabildiği gibi şahısların genel ruhsal haline göre de değişik özellikler gösterir. Psikolojik yorgunluk konusunda çarpıcı bir örnek sportif bir yarışma sonunda galip gelen tarafın oyuncuları ile kaybeden tarafın oyuncuları arasında gözlemlenebilmektedir. Galip gelen ekip canlı neşeli ve hareketli olduğu halde aynı boyutlarda bir mücadele yapmış olan diğer takımın oyuncuları yorgun bitkin ve bezgin görünürler. Psikolojik yorgunluk aslında kişinin moral gücüne de bağlıdır. Ayrıca her insan psikolojik yorgunluğunu farklı ölçülerde ortaya koymaktadır. Genelde psikolojik yorgunluk fizyolojik yorgunluk gibi kolayca fark edilmez. Aşırı duyarlılık içine dönük davranışlar hatalara karşı aşırı duyarlılık ve reaksiyon erken acıkma iş çevresinden şikayetlerin artması gereksiz sızlanmalar ve genel bir mutsuzluk hali psikolojik yorgunluğun belirtileri olabilmektedir. En önemlisi de psikolojik yorgunluğun aynen fizyolojik yorgunluk gibi iş gücü kayıplarına neden olmasıdır (Şekil 1).





Besleneme yetersizliği
Genel
Oksijen yetersizliği
Fizyolojik
Kas ve Bağ zorlanması
Yerel
Yetersiz kan dolaşımı İşgücü ve
Performans
Can sıkıntısı Kayıpları
İş Hevesi ile İlgili
İçe dönüklük
Psikolojik
Gözlem hataları
Bilgi Alma ve İşlem
Bellek hataları

Şekil-1. Yorgunluk olayında neden / sonuç ilişkisi (Dünya Sağlık Örgütü)


Yorgunluğun incelenmesinde belli bir iş ritmi ve verimi ile çalışırken oluşmaya başlayan imalat hataları iş ritmi düzensizlikleri ve iş gecikmeleri gibi faktörler dikkate alınır. Aslında psikolojik yorgunluğun değerlendirilmesi oldukça güçtür. Çeşitli araştırmalarda; matematik muhakeme kavrama karar verme yeteneği reaksiyon zamanı ve el becerisi gibi değişik test yaklaşımları kullanılır. Bu testler genellikle belli bir iş yükü ile çalışma ardından hafif fakat aşırı dikkat isteyen işlerde ve uykusuzluk halinde çalışma gibi özel durumlarda kullanılarak duyarlılık açısından inceleme yaparlar.
O'NEAL isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
CiMRiNiN GüNLüĞü:) *GüĹümsé* Hikayeler 24 25-06-2008 12:34
sevgili günlük :) gladyatör37 Komik ve Geyik 3 23-01-2008 22:10
Sevgili günlük, Bu sabah Hürriyet´in Kelebek ekinde sigarayı bırakmanın vücuda yaptığ ●Maѕuм Güηah● Çöp Forum 3 07-04-2007 18:46
Sevgili Günlük Diyaloglari ßy_ß@Tu Komik ve Geyik 0 16-01-2007 16:20
tiryakinin günlügü***************** bluemanone Çöp Forum 1 06-11-2006 22:21


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:48 .


Powered by vBulletin 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TRplatform.Org
Yazılı Avatarlar UslanmaM bilgi MaxiCep MeleklerMekanı izafet Web Hattı bebek tedavin ilginç Resimler SMF İndir Aşk Resimleri Rüya Tabirleri Güzel Sözler