İyonik bağ
Lityum ve flor'un elektron dizilimi. Lityum'un dış yörüngesinde elektron bulunur ve iyonizasyon enerjisi düşük olduğu için bu elektron oldukça gevşekçe tutunmaktadır. Flor'un dış yörüngesinde ise 7 elektron vardır. Bir elektron lityum'dan flor'a doğru hareket ettiğinde her bir iyon

soy gaz dizilimi haline dönüşür. İki zıt yüklü iyonun elektrostatik çekiminden kaynaklanan bağlanma enerjisi yeterli negatif değerde olup bağlanmış durum toplam enerjisi

bağlanmamış durumdakinden daha düşüktür.İyonik bağ

zıt ve eş yüklü iyonlar arasındaki elektrostatik kuvvetlere dayanan bir kimyasal bağ türüdür.
En dıştaki elektron kabukları tamamen dolu olan atomlar oldukça kararlı durumdadırlar

başka atomlarla bileşik oluşturma eğilimi göstermezler. Sadece soy gazların en dış elektron kabukları tamamen doludur

diğer tüm elementlerin dış kabuklarında eksik elektron bulunmaktadır. Oysa atom

tüm elektron kabuklarının dolu olması yönelimindedir ve eğer dolu değilse bunu sağlamaya yönelecektir. Bu konumda atomun başına iki farklı olay gelebilir

dış kabuktaki elektronlardan kurtularak zaten dolu olan bir alttaki kabuğu son kabuk haline getirmek ya da dış kabuğu dışarıdan elektron alarak tamamlamak.
Elektron verme eğiliminde olan bir atomla dana ve almama olan elelk elektron alma eğilimindeki bir atom reaksiyon alanına girdiklerinde

aralarında bir elektron alış-verişi olur. Bunun sonucunda elektron alan atom negatif iyon (anyon)

elektron veren atom ise pozitif iyon (katyon) haline gelecektir. Bu şekilde aralarında elektrostatik çekme kuvveti yaratılan atomlar iyonik bağla bir bileşik oluştururlar. İyon bağına elektro valans bağ da denilmektedir.
İyonik bağla oluşan bileşiklerin bir ortak özelliği

elektroliz edilebilmeleridir. Yani iyonik yapıdaki sıvı ve katı çözeltiler elektriği iletirler. İyonik yapılı katılar ise iletken değildirler. Bir diğer özellik de elektronların kuvvetle tutulması nedeniyle iyonik kristallerin ısıyı ve elektriği iletmemesi

diğer bir deyişle yalıtkan olmalarıdır.
İyonik bağ oluşumunda

metal

düşük elektronegatifliği nedeniyle bir elektron vererek pozitif bir iyon (katyon) oluşturur. Normal sofra tuzunda

sodyum ile klor iyonları birbirlerine iyonik bağ ile bağlıdır. İyonik bağ genellikle metallerle ametaller arasında gerçekleşir. Ametal atomlarının elektronegatifliği yüksektir ve kolayca elektron alıp negatif iyon (anyon) oluşturabilirler. Dolayısıyla

iki veya daha fazla iyon

elektrostatik kuvvetlerin etkisiyle birbirlerini çekerler. Bu tür bağlar

hidrojen bağından daha kuvvetli fakat kovalent bağ ile hemen hemen aynı kuvvettedir.
İyonik bağlanma yalnızca

bağlanmış atomlar serbest olanlardan daha düşük enerjiye sahip olduklarında ve reaksiyonun toplam enerji değişimi

reaksiyonun gerçekleşmesi yönünde ise meydana gelir. Toplam enerji değişimi ne kadar büyükse

bağ o kadar güçlüdür. Tüm iyonik bağlar bir tür kovalent ya da metalik bağ özelliği taşırlar. İki atom arasındaki elektronegatiflik farkı ne kadar büyükse bağ da o kadar iyoniktir. İyonik bileşikler

ergidiklerinde veya suda çözündüklerinde elektrik iletebilirler. Genellikle yüksek ergime sıcaklığına sahip olup suda çözünmeye meyillidirler.
İyonik yapı
İyonik bileşikler katı haldeyken

iyonik kristal içinde sürekli iyonik latis yapısına sahiptirler. Tüm iyonlar yaklaşık olarak aynı boyutta ise

yüzey merkezli kübik bir yapı oluşturabilirler

fakat iyonlar farklı boyutta ise

yapı genellikle hacim merkezli kübiktir. İyonik latislerde koordinasyon sayısı

herbirinin bağlı olduğu iyon sayısını verir.