![]() |
|
|||||||
| Biyografiler Ünlü veya Önemli Kişilerin Biyografilerini Paylaşabileceğiniz Alan. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
ALI SUAD / MEÇHUL BIR YAZAR
İslam Gemici Gözlerden ırak kalan edebi eserlerimizden biride " Seyahatnameler"... Atalarımız yüzyıllar boyunca devam edegelen göçler ve gezileri bazan kısa bazan uzun notlar halinde kaleme almışlar ve gerek ülkeler gerekse insanlar hakkında ki gözlemlerini gelecek nesillere aktarmışlardır. Bunları yazarken bir kısmı edebi kaygı gözetmemiş fakat çoğunlukla " Seyahatname yazarları" Değme edebiyatçılara tuş çıkartacak metinleri yazmışlardır.Tarihi ders kitaplarında yazılan günlük metinlerden öğrenen bizim nesil için " Seyahatname " değince aklımıza ilk gelenler Evliya Çelebi ve Marko Polodur. Bu iki kişinin yazdıklarına da sağlıklı şekilde ulaşmamız bir türlü mümkün olmamıştır. Fakat son zamanlarda bazı yayın evleri seyahat kitaplarını basmağa başladı. Ister tercüme ister sadeleştirme yoluyla okuyucuya ulaşan seyahatnameler hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığımız dünyaların kapılarını açıyor. Bu kapılardan girmeği başaran okuyucular bambaşka alemleri tanıyıp bilgi sahibi oluyorlar. Ve şu anlaşılıyor : Tarih ders kitaplarında veya maksatlı olarak tahrif edilmiş kitaplarda anlatılanlardan çok farklı !..." Brezilya seyahatnamesi " " Ümit Burnu Seyahatna me si " " Mahmut Kaptanın Anıları " gibi kitaplarla başlayan seyahatlerim bu eserlerım muhakkak herkes tarafından okunması gerekir düşüncesine ulaştırdı beni... Aşağıda yine seyahatname yazarı olan Ali Suat anlatıyor. Yazıyı sayın N.Ahmet Özalp yazmış. Metni okuyunca " Meçhul bir yazar olan Ali Suat " hakkında bilgi sahibi olacak ve sadeleştirilecek Kitapevi tarafından yayınlanan " Seyahatlerim" adlı kitabı zevkle okuyacağınızı zannediyorum :Ali Suat ; şair romancı öykücü gezi yazarı düşünür ve çevirmen.Adı var eseri var; ama kendisi kayıtlarda yok. Kendisini böylesine nasıl gizleyebildiğini anlamak çok zor. Bir dedektif gibi peşinden koştuk. Bütün izleri sürdük ama o kendisini ele vermemeyi başardı. Bu yüzden şöyle diyoruz oğum yeri Kahire tarihi 1905 : görülmüş şeyler : Öyküler birkaç anı yazısı ve Piyer Lotinin Isfahana Doğrusundan birkaç sayfalık çeviri.Oyunumuzu sürdürelim: Gençlik yıllarında çok çabuk ulaştığını söylemek zorundayız. Bu yılların sırat-1 Müstakimde yayımlanan iki makalesiyle geçirir: Hikmet-i Islam (sayı 18 1908) ve Mevlid-i Nebi (sayı 32 1909).Olgunluk dönemi 1916da başlar: Seyahatlerim. Bu dönemin önemli yılları: 1919: Amerika Cemahir-i Müttefikası Reis-i Mühteremi Vilson Hazretlerine Açık Mektup. 1923-24: Charles Texierden üç ciltlik bir çeviri: Küçük Asya. 1930: Bir Kitap Kapanırken. Şiirlerini topladığı bu kitapla birlikte hayat kitabı da kapanmaktadır.Edindiğimiz sınırlı bilgilerle girebileceğimiz ayrıntılar şunlar: Görünmüş Şeyler Kahirede basılmış. Belli ki yazar 1905lerde oradadır. Kitapta yer alan bir anıdan yazarın daha önce Fıransa da bulunduğu anlaşılıyor. Ilk yazı 1897 tarihini taşıyor. Bu nedenle Ali Suadın doğum yılının 1897 olduğu da söylenebilir.Kimi öykülerde çevreyi Adana oluşturuyor. Bu yazarının Adanalı olduğunu düşündürebilirSırat-ı Müstakimde Ali Suad için "Mekteb-i Mülkiye mezunin-i kadimesinden" notu düşülmüş. Tam yakaladığımızı düşünürken raştırmamız sonunda yanıldığımızı anladık. h. Ali Çankayanın Mekteb-i Mülkiyenin tüm mezunlarını içeren "Mükiyelilertarihi ve Mülkiyeliler"inde izine raslayamadık.Seyahatlerime göre yazar 1910-1912 yıllarını Arabistan ve Irakta geçirir. Devlet adına kimi konuları araştıran bir müfettiş olduğu anlaşılıyor. Arapçanın yanısıra Ingilizce ve Fıransızca bildiğinide söyleyebiliriz.Seyahatlerimde yazarın iki kitabının yayın duyurusu var: Isimsiz Kitap ve Hayali Seyahatlerim. Ilk kitap için"manzum ve mensur" ikinci kitap için "tarihi hikayeler" açıklaması konulmuş. Kitapların basıldığı saptanamadı.Son kitabın varlığını Tanpınarın Edebiyat Üzerine Makalelerde* yeralan "Bir Kitap Kapanırken" başlıklı yazısından öğreniyoruz.Bu yazıda yazarın dokuz yılını Anadoluda geçirdiği de bildiriliyor. Bu bilgiyi diğerleriyle birleştirerek Ali Suadın hayatının büyük bir bölümünü görevi nedeniyle gezerek geçirdiğini söyleyebiliriz.* * * Seyahatlerim Ali Suadın Necd ve Irak yörelerinde yaptığı gezilerin ürünü. Yolculukları dışında Kerbela Medine ve Vadi-i Musa ziyaretleri önemli bir yer tutuyor eserde.Eser zaman zaman anı zaman zaman günlük özellikleri taşıyor. Dönemine göre oldukça sade dili var. Anlatımı gerçek bir sanatçıyla karşı olduğumuzu gösterecek kadar güzel. Eserlerin her satırında sıradan bir bürokratla değil yüksek donanımlı bir entellektüelle aydınla karşı karşıya olduğumuz anlaşıyıyor. Yazarın bu niteliği eseri birtakım gözlemlerin tanıklıkların sıradan bir anlatımı olmaktan çıkarıyor yer yer olağanüstü güzellikteki Betimlemeler gözlemlenen olay ve olguların yorumları bunlar üzerine üretilen düşünceler hatta geliştirilen kimi büyük toplumsal projelerle zenginleşen bir düşünce ve edebiyat metnine dönüştürüyor.Sözgelimi Irakta süren gezisi sırasında çevrenin doğal şartlarından yola çıkarak bölge için inanılmaz bir kalkınma projesi sunuyor. Bütün bir bölgeyi kısa sürede geliştirecek hayat şartlarını yükseltecek uluslararası boyutları da olan bir projedir bu. Kerbelaya ilişkin bölümde Fuzulidensöz edilirken kendinizi yavaş yavaş açılan şiir ve edebiyatsöyleşisinin değerlendirmesinin içinde bulabiliyorsunuz.Medinede çeşitli ülkelerden gelmiş bilginleri gören yazar Ravza-yı Mutahhara önünde tefekkür ederken sizi islam dünyasınıneğitim sorununa götürebiliyor Medinede oluşturulacak Merkezi bir eğitim kurumu aracılığıyla tüm Müslüman ülkelerin eğitimi konusunda uygulamaya konulabilecek bir proje getirebiliyor önünüze.Eserin sanatsal değeri hakkında gerçek bir sanatçının kaleminden çıkan bir metinle karşı karşıya olduğumuzu söylemek yeterli. "Gerçek bir sanatçı" nitelemesinde Tanpınarın tanıklığı nedeniyle ne bir abartı ne de bir sakınca görüyoruz.Tanpınar Bir Kitap Kapanırkenle ilgili yazısında Ali Suatın şiirlerini "Önümüze yığılan kuru ot yığınları arasındataze ve kokulu bir bahardemeti"ne benzetiyor. Bayezit kahvelerindekendisinden dinlediği "Dağ adamı" adlı roman çalışmasını da bir "Şaheser" olarak tanımlıyor ve yayınlanmasına dört gözle beklediğini söylüyor. Tanpınarı tanıyanlar bu tanıklığın değerinide bilirler. *Edebiyat Üzerine Makaleler Ist 1969 Sayfa:396-397. |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ali Suad | ●MIПΣЯVΛ● | Çöp Forum | 1 | 13-05-2008 18:30 |