![]() |
|
|||||||
| Bilimsel ve Teknolojik Haberler Bilim ve Teknolojiden Güncel Haberler |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Küresel Isinma ve Turkiye
Uzerindeki Etkileri Küresel ısınma nedir? Insan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. Sera etkisinin artması atmosferin üst bölümünün yani stratosferin soğumasına alttaki troposferin ise ısınmasına yol açıyor. Sera Etkisi Sera etkisi doğal bir süreç aslında. Sera etkisi dünyada yaşam olması için gereken sıcaklığı sağlıyor.• Su buharı karbondioksit ve metan gazı dünyanın üzerinde doğal bir örtü oluşturuyor. Ancak [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] yakıtların kullanılması ve ormanların yok edilmesi bu örtüyü oluşturan gazların atmosferde normalin çok üzerine çıkmasına neden oldu.• Dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor. Dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtıyor.• Dünyaya ulaşan güneş enerjisinin yaklaşık yüzde 70’i böylece tekrar uzaya gönderlmiş oluyor. Ancak bazı infrared ışınlar sera gazları tarafından tutuluyor. Bu da atmosferin ısınmasına neden oluyor.• Sera etkisi dünyanın yeterince sıcak olmasını sağlıyor. Ancak bazı bilim adamları insan tarafından fazla miktarda sera gazının atmosfere verilmesinin bu karmaşık dengeyi zedelediği ve küresel ısınmaya neden olduğu görüşünde.Global Isınma mı Nükleer Kış mı? Dünyanın geleceğine ilişkin kehanetler muhtelif. Bazı bilim adamlarına göre global ısınmadan çekinmemize gerek yok zaten pek yakında donarak öleceğiz. Nasıl mı? Süpervolkan diye bir şey var. Bunlar aslında dağ değil bir nevi alçak basınç alanı ya da büyük ve sıkışmış kraterler olarak tanımlanabilir.Jeologlar er ya da geç bir süpervolkanın patlayacağını ve bu patlamanın yarıkürede hatta global düzeyde sıcaklığı önemli ölçüde düşüreceğini söylüyorlar. ABD’de Yellowstone Milli Parkı’nda bulunan bir volkanın patlamasının geciktiği belirtiliyor. Yellowstone’un 600 bin yılda bir harekete geçtiği sanılıyor. Son patlamanın üzerinden ise 640 bin yıl geçti.İnanmayan Kuşlara Sorsun? Eskiden madenciler madene beraberlerinde bir kanarya indirirdi. Çünkü kuşun fenalaşması havadaki metan gazının arttığının habercisiydi. Şimdi de hızla yok olan narin kuş türleri bize atmosferimizin kimyasal bileşimin iyice bozulduğunu göstermekte. Sadece İngiltere’de son 25 yılda 22 milyon çift kuşun 17 milyon çifti yok oldu.Küresel ısınma ve iklim değişimi; seller kuraklık insan hayvanlar ve tarım kuşaklarının yer değiştirmesi kutuplardaki buzulların erimesi ve deniz su seviyelerinin yükselmesi gibi dünya üzerindeki tüm canlı yaşamı için birçok tehlike oluşturuyor.En büyük doğal afet olan kuraklığın etkisi; en fazla suya talebin en yüksek olduğu zamanlar hissedilir. Nüfus arttıkça ihtiyaç duyduğumuz su miktarı da artıyor. Ama gelişmiş ülkelerdeki gibi köy kasaba şehir ve ülke bazında kuraklık ile mücadele ve su kaynaklarımızın yönetimi için "kuraklık mücadele planlarını" geliştirebilmiş değiliz.Hükümetler Arası İklim Değişimi Paneli’ne (IPCC) göre 1990’da Türkiye’de yılda kişi başına düşen su miktarı 3 bin 70 metreküp. Fakat bu suyun büyük bir kısmı ihtiyaç olan yerlerde değil. İklim şartlarının değişmeyeceğini kabul etsek bile sadece nüfus artışı nedeniyle 2050’de Türkiye’de bu miktar 1240 metreküp olacaktır.Artan nüfus ve küresel iklim değişimi sonucu daha kurak bir iklime sahip olacağımız göz önüne alındığında 2050’de Türkiye’de bir yılda kişi başına düşen su miktarı 700 ila 1910 metreküp arasında olacak. Yani su fakiri bir ülke olacağız. Dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri deniz kıyılarındaki 60 kilometrelik alanda yaşıyor. IPCC tahminlerine göre 2100 yılına kadar deniz su seviyesindeki artış 40 ila 65 cm arasında olacaktır. Bu durumda adalarda kıyı şeritlerinde kıyı şehirlerinde ve nehir yataklarında yaşayanlar ile birlikte balıkçılık ile ve kıyılarda turizm tesisi işleten ve tarım yaparak geçimini sağlayanlar yerleşim ve geçim alanlarını kaybedebilecektir.KÜRESEL ISINMA KISKACINDA TÜRKİYE RAPORU KÜRESEL ISINMA NEDENİYLE KURAKLAŞMAYA BAŞLAYAN TÜRKİYE 100 YIL İÇİNDE KUZEY AFRİKAYA DÖNECEK. DÜZENSİZ ANİ VE ŞİDDETLİ YAĞIŞLAR SELLER HEYELAN VE HORTUM GÖRÜLECEK.KÜRESEL ISINMA DURDURULAMAZSA TÜRKİYEDE KIŞ MEVSİMİ ORTADAN KALKACAK. NEHİRLERİMİZDEKİ SU MİKTARI AZALACAK KURAKLIK BAŞ GÖSTERECEK.AMERİKAN SAVUNMA BAKANLIĞI PENTAGON KÜRESEL ISINMA NEDENİYLE AVRUPADAKİ KIYI KENTLERİNİN SULAR ALTINDA KALACAĞINI SU KAYNAKLARINI ELE GEÇİRMEK İÇİN BÖLGESEL SAVAŞLAR YAŞANACAĞINI ÖNGÖRÜYORATMOSFERİ EN ÇOK ABD KİRLETİYOR. ANCAK BENİM ÇIKARLARIM ÖNCE GELİR DİYEREK KYOTO PROTOKOLÜNE İMZA ATMIYOR. ATO BAŞKANI AYGÜN: BAŞKA DÜNYA YOK. HERKESE SORUMLULUK DÜŞÜYOR. Mevsimler birbirine karışıyor baharı görmeden yaz geliyor. Dünyanın her yerinde görülmeye başlayan kavurucu sıcaklar kuraklık seller insanlığın yeni kabusu küresel ısınmaya işaret ediyor. İşte G8 ülkeleri bu felaket senaryolarının gölgesi altında bugün İskoçyada toplanıyor. Toplanıyor toplanmasına ya kimse bu toplantıdan insanlık adına yararlı bir sonuç çıkmasını beklemiyor. Çünkü insanlığın çıkarları ülke çıkarlarının önüne bir türlü geçemiyor. Ankara Ticaret Odasının hazırladığı Küresel Isınma kıskacında Türkiye raporuna göre Türkiye iklim değişikliğinin olumsuz etkileri açısından risk grubundaki ülkeler arasında yer alıyor. Türkiyede kuraklaşma seller hızla artıyor içme suları ise azalıyor. Son 70 yılda 70 istasyonda kaydedilen sıcaklık verilerine göre Türkiye'nin yıllık ortalama sıcaklıkları artma eğiliminde Özellikle Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki ısınma oranları her 10 yılda 0.07- 0.34 derece arasında artıyor. Dünya Yaban Hayatı Koruma Fonu (WWF) nın raporuna göre Akdeniz havzasında bulunan Türkiyede 40 dereceye yakın sıcaklıklar mevsim normali olacak. Tarım alanlarının ise yüzde 40ı kuruyacak . DÜNYAYI CEHENNEME ÇEVİRİYORUZ Atmosferdeki karbondioksit gazı tabakası tıpkı bir sera gibi güneş ışınlarının içeri girmesine izin veriyor ancak ısının dışarı çıkmasına engel oluyor. Eğer sera etkisi olmasaydı dünyanın sıcaklığı 20 dereceyi bulur ve dünyada yaşam olmazdı. Ancak karbondioksit gazı oranının artması dünyanın aşırı ısınmasına bir başka deyişle küresel ısınmaya neden oluyor. Karbondioksitin artmasının baş sorumlusu ise insanoğlu�İnsanoğlu yaşamını kendi elleriyle cehenneme çeviriyor. Sanayileşme ile birlikte atmosferdeki karbondioksit gazı miktarı artmaya başladı. Sanayi üretiminde kullanılan kömür petrol ve doğalgaz karbondioksit oranını artırıyor. 1958'de karbondioksit bir metreküp havada 315 ppm (milyonda bir) iken 2004'te 379 ppm�e çıkmış durumda. Sanayileşmenin ilk dönemlerinde yılda 1 ppm kadar artış yaşanırken 2003-2004 artışı 3 ppm2. Dünya Savaşından sonra dünya nüfusu 2 kat enerji kullanımı 4 kat arttı. Bilim adamlarına göre bu gidişat yeryüzündeki yaşamın giderek kötüleşmesine yol açacak. EN ÇOK ABD KİRLETİYOR Son yıllarda karbondioksitteki artışın hızını inceleyen bilimadamları Çin ve Hindistanın bu artışa büyük katkısı olduğunu öne sürüyorlar. Ancak dünya karbondioksit üretimini sıraya koyduğumuzda ABD başı çekiyor. ABD dünya nüfusunun yüzde 4'üne sahip ancak karbondioksit üretiminin yüzde 25ini sağlıyor. İngiltere yüzde 3 üretiyor. Hindistan nüfusu 15 kat fazla olmasına rağmen karbondioksit üretimi hemen hemen İngiltere ile aynı. Ortalama bir Amerikalı yılda 6 ton bir İngiliz 3 ton bir Çinli 0.7 ton bir Hintli 0.25 ton karbondioksit üretiyor. Atmosfere yılda 220 milyon ton karbondioksit bırakan Türkiye ise 20.sırada 2010 yılında bu rakam 400 milyon tonlara ulaşacak. Atmosfere yılda ortalama 21 milyar ton karbondioksit salınıyor ve bu miktar giderek artıyor. DÜNYA ALARM VERİYOR Küresel ısınma kutuplardaki buzulların erimesine iklimin ve mevsim şartlarının değişmesine okyanusların ısınmasına deniz seviyesinin yükselmesine orman yangınlarının artmasına göllerin küçülmesine ırmakların kurumasına kışın sıcaklıkların artmasına ilkbaharın erken gelmesine sonbaharın gecikmesine bitkilerin erken çiçek açmasına göç dönemlerinin değişmesine kıyı şeritlerinin erozyona uğramasına bulut ormanlarının kurumasına yol açıyor. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından yapılan araştırmaya göre küresel ısınma bu yüzyılın sonunda bitki ve hayvan varlığının üçte birini tehdit ediyor. Küresel ısınmanın etkileri dünyanın her yanında görülüyor. Milyonlarca insanı sel kasırga kuraklık susuzluk ve salgın hastalıklarla karşı karşıya bırakıyor. Yükselen deniz seviyesi Pasifik adaları ve Hint Okyanusu'ndaki adaların çoğunu tehdit ediyor. DÜNYADA NELER OLUYOR? Grönland eriyor - Kuzey Yarımkürenin en büyük buz kütlesi olan Grönland adası küresel ısınma nedeniyle eriyor. Grönland kütlesinin erimesi düşük seviyedeki sahil şeridinde bulunan yerleşim yerlerinin sular altında kalmasına neden olacak. Amazon ormanları yok oluyor - Brezilya hükümetinin yaptığı araştırmalar dünyanın akciğeri sayılan Amazonun 2003 yılında rekor düzeyde ormanlık alan yitirdiğini gösteriyor. Büyüklüğü 4.2 milyon kilometrekare olan Amazonun şimdiye dek yüzde 20si yok oldu. Buzullar eriyor - Küresel ısınma buzullarıyla ünlü Arjantini etkisi altına aldı. Buenos Airesin 3 bin 200 kilometre güneybatısında bulunan Lago Argentino şehri bugüne kadar buzullarıyla turistleri kendine çekerken artık tursitler dev buzulların sıcaklığın etkisiyle yıkılmasını izlemek için şehre geliyor. Hollanda kıyılarının 100 yılı kaldı: Hollanda sahillerinde zeminin gelecek 100 yıl içinde 40 santimetre dolayında çökmesi bekleniyor. Avustralya'da 2002 yılında şiddetli kuraklık yaşandı. Kuzey Pasifik'te somon balığı popülasyonunda bölgedeki sıcaklığın normalden 6 derece artması yüzünden büyük düşüş görüldü. Kalifornia kıyılarında binlerce deniz kuşu denizlerin ısınmasının yol açtığı besin kıtlığı yüzünden öldü. TÜRKİYE AFRİKALAŞACAK Bilimadamlarına göre küresel ısınma önlenemediği taktirde Türkiye 100 yıl içinde Kuzey Afrikaya dönecek. Yağışlar azalınca başta GAP bölgesi olmak üzere tüm nehirlerin taşıdığı su miktarı düşecek. Baraj göllerinin su seviyesi azalacak hidroelektrik enerji üretimi ciddi oranda aksayacak. Yüksek basınç kuşağının kuzeye kaymasıyla ülkemizde hakim olabilecek tropikale benzer bir iklim; düzensiz ani ve şiddetli yağışlar seller hortum kasırga heyelan ve erozyona yol açacak. Kasırga ve fırtınaların tetikleyeceği seller can ve mal kaybına neden olacak. Isınmayla birlikte denizlerimizdeki su akıntıları ve sıcaklık rejimleri değişecek. Balıkların göç yolları bozulacak. Kuru kesimlerde yüksek sıcaklıklarla birlikte orman yangınları ile tarımsal hastalık ve tarım zararlılarında büyük artışlar görülecek. Kavurucu sıcaklar ve kuraklık tarımsal ürünlerin hem çeşidinin hem de miktarının azalmasına neden olacak. Yaz yerine bahar turizmi yapılacak. Güney bölgeleri turizmi kuzeye kaptıracak. Akdeniz yerine Karadeniz öne çıkacak. Kar yağışı giderek azalacak. Hatta kış mevsimi ortadan kalkacak. İklim değişiklikleri göçlere neden olacak. Türkiye'de yaşayanlar kuzeye yerleşmeye çalışacak. Daha sık ve uzun süreli kuraklıklar olacak. Araştırmalara göre 2030da Türkiyenin büyük bir kısmı oldukça kuru ve sıcak bir iklimin etkisine girecek sıcaklıklar 2-3 derece artacak. Deniz seviyesinin 2030da 30 2050-2100 arasında da azami 100 santimetre yükselmesi bekleniyor. Denizlerin yükselmesinden kıyı kesimleri etkilenecek. Özellikle Sadullah Paşa ve Amcazade Hüseyin Paşa gibi bazı yalılar sular altında kalacak. Deniz seviyesinde yükselmelerle birlikte kıyı şeridi ve deltalardaki tarım alanları plajlar ve yat limanları kullanılamaz hale gelecek. VAN GÖLÜ KURUYOR Türkiyede küresel ısınmanın birinci derecede etkisini gösterdiği yer Van Gölü Göl ve çevresinde yıllık ortalama sıcaklık 1 derece arttı ve Van Gölü kurumaya başladı. Göldeki su seviyesi1994te maksimum seviyeye ulaştı. 11 yıldır bu seviyeye ulaşamaması küresel ısınmanın göstergesi Küresel ısınma devam ettikçe su seviyesi azalmaya devam edecek. Uydu görüntülerinden Vanın Özalp ve Saray ilçelerinde tamamı kurumuş göletler saptandı. PENTAGONUN FELAKET SENARYOSU Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon�un raporuna göre 2020 yılından itibaren dünyada su ve enerji kıtlığının baş gösterecek. Rapora göre küresel ısınma nedeniyle dünyada şu değişimler yaşanacak: Avrupadaki kıyı kentleri sular altında kalacak. İngilterede Sibirya soğukları yaşanacak. Küresel ısınmanın kuruttuğu bölgelerde su kaynaklarına sahip ülkeler ellerindeki doğal kaynakları korumak için nükleer silahlara başvuracaklar. Tarım alanlarının ve su havzalarının korunması ve ele geçirilmesi nedeniyle çıkacak çatışmalar terör örgütleri kanalıyla bölgesel savaşlara dönüşecek. KYOTO PROTOKOLÜ Kyoto Protokolü küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda mücadeleyi sağlayacak uluslarası tek çerçeve Protokolü 141 ülke imzaladı. Protokol ülkelerin atmosfere saldıkları karbon miktarını 1990 yılındaki seviyelere düşürmelerini gerekli kılıyor. 1997de imzalanan protokol 2005te yürürlüğe girebildi. Çünkü protokolün yürürlüğe girebilmesi için onaylayan ülkelerin 1990daki emisyonlarının (atmosfere saldıkları karbon miktarı) dünyadaki toplam emisyonun yüzde 55ini bulması gerekiyordu. Bu orana 8 yıl sonunda Rusyanın katılımıyla ulaşılabildi. ABD KİRLETİYOR AMA İMZALAMIYOR ABD Benim çıkarlarım önce gelir diyerek protokolü imzalamayı reddediyor. Bugün başlayan ve ana gündem maddelerinden birini küresel ısınmanın oluşturduğu G-8 Zirvesi öncesi bu tavrını imzalamama tavrını sürdüren Bush yönetimi enerji fiyatlarını artıracağı ve ABDde 5 milyon kişiyi işsiz bırakacağı gerekçesiyle Kyoto Protokolüne karşı çıkıyor. Kyoto Protokolü hükümlerine uyum imza atan ülkeler açısından zorunlu� Tüm dünyada çevrenin korunmasına evrensel standartlar getiren protokole AB ülkelerinin tamamı taraf... Kyoto Protokolü ile devreye girecek önlemler son derece pahalı yatırımlar gerektiriyor. Sözleşmeye göre Atmosfere salınan sera gazı miktarı yüzde 5'e çekilecek. Endüstriden motorlu taşıtlardan ısıtmadan kaynaklanan sera gazı miktarını azaltmaya yönelik mevzuat yeniden düzenlenecek. Daha az enerji ile ısınma daha az enerji tüketen araçlarla uzun yol alma daha az enerji tüketen teknoloji sistemlerini endüstriye yerleştirme ulaşımda çöp depolamada çevrecilik temel ilke olacak. Atmosfere bırakılan metan ve karbondioksit oranının düşürülmesi için alternatif enerji kaynaklarına yönelinecek. Fosil yakıtlar yerine örneğin bio dizel yakıt kullanılacak. Çimento demir çelik ve kireç fabrikaları gibi yüksek enerji tüketen işletmelerde atık işlemleri yeniden düzenlenecek. Termik santrallerde daha az karbon çıkartan sistemler teknolojiler devreye sokacak. Güneş enerjisinin önü açılacak. Nükleer enerjide karbon oranı sıfır olduğu için dünyada bu enerji ön plana çıkarılacak. Fazla yakıt tüketen ve fazla karbon üretenden daha fazla vergi alınacak. ATO BAŞKANI AYGÜN Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATO Başkanı Aygün hükümetler ve iş dünyasını yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda sorumluluk almaya davet ettiğini söyledi. Küresel ısınmaya engel olmak için kömür petrol doğalgaz gibi fosil yakıtlar yerine su jeotermal ve güneş enerjisinin kullanılması gerektiğini dile getiren Aygün vatandaş olarak herkese düşen önlemler olduğunu kaydetti. Aygün şunları söyledi: Otomobilimizde kullandığımız benzin ve evimizde kullandığımız kömür ve doğalgaz ile bireysel olarak küresel felakete katkıda bulunuyoruz. Otomobilimizin hava ve yakıt filtrelerinin her zaman temiz olmasına dikkat etmeliyiz. Çünkü kirli filtreler fazla yakıt harcanmasına yol açıyor. Otomobillerimizde klimayı yalnızca gereksinim duyduğumuzda çalıştırmamız gerek. Çünkü klima da yakıt tüketimini artırıyor. Evlerimizde ısı yalıtımına dikkat etmemiz çift cam tercih etmemiz gerekiyor. Dünyayı ultraviyole ışınlardan koruyan ozon tabakasını incelten sprey ve deodorantlardan da uzak durmalıyız Başka dünya yok. Herkese sorumluluk düşüyor.[Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Küresel Isinma... | aSiii_cApKiN | Komik Karikatürler | 3 | 19-03-2008 20:15 |
| Küresel Isınma !!! | ..::ŞeHZaDe::.. | Sohbet Bölümü | 6 | 26-08-2007 05:46 |
| Küresel ısınma ve acı gerçekler... | ..::ŞeHZaDe::.. | Süper Cafe | 0 | 05-08-2007 20:57 |
| Küresel ısınma ve 7 büyük yanılgı! | .:G@L@DRI€L:. | Bilimsel ve Teknolojik Haberler | 0 | 25-06-2007 14:06 |