Sanat Ve Toplum Öncelikle sanat ve toplumu araştırırken bir ikilemle yüz yüze olmamalıyız. Buradaki “ve” sözcüğü yanlış yola götürebilir. Sanatı toplumla tam bir özdeşlikten çıkaracak herhangi bir neden yoktur. Gerçekte sanat toplumun bir parçasıdır : o yalnız insan ilişkilerinin dayandığı iletişimlerin olanaklı kılmaya yardım etmekle kalmaz

üstelik bu ilişkilerin niteliğinin bir parçasıdır da. Son iki yüz yıldır her çeşit toplumsal olgunun yorumu

Newton’ cu bilimden alınan fiziksel benzetmelerin kullanılmasından zarar görmüştür. Toplumda ayrı “neden” ve “etki” mekanizması bulunduğu yolundaki görüş

bir karışıklık kaynağıdır. Bu terimlerle düşünmek bizi şöyle sorular sormaya yöneltir. “Kültürü insanlar mı yapar

yoksa insanları kültür mü? Biz mi çevreyi biçimlendiririz

yoksa o mu bizi?” Artık düşünmenin daha ekolojiyle ilişkili bir yolunu aramaya başlayabiliriz. “İnsan kültürü” ün kesinlikle bir sistem olduğunu

çünkü çevresiz hiçbir şeyin olmayacağını bilmemiz gereklidir. *BAYNES Ken

Toplumda Sanat

Çev : Yusuf Atılgan

Yapı Kredi Yayınları

İstanbul

Haziran 2002

Sayfa 39. Günümüzde Sosyal Bilimler Ve Sanat Sosyal bilimler ve doğa bilimler arasında ki ayrımlar Gülbenkian Komisyonu tarafından sorunsallaştırılırken 1980’ li ve 1990’ lı yıllarda başka bir bileşim ortaya çıkmaktadır : Sanat ve sosyoloji veya felsefe arasındaki ilişkilerin belirlenmesi. Bu durumun en önemli örnekleri arasında Yapısalcılık ile başlayan bir hareketin yapısalcılık sonrasında ivme kazanmasıdır. Bir yandan Braudel’ in “Kapitalizm ve Maddi Uygarlık” adlı 3 ciltlik çalışmasında dönemin tablolarından yola çıkarak “Medenileşme Sürecini” incelemesi; diğer yandan Claude-Lèvi Sterauss’ un yabanların el sanatları ve masklarıyla toplumsal ve mitolojik konumlarının kıyaslaması. *Levi-Strauss

”Asya ve Amerika Sanatlarında Temsiliyetin İkililiği” Renaissance

Revue Trimestrielle

New York

1994

s.168-186. Claude Levi-Strauss

Yapısal Antropoloji kitabında Sanat adlı bölümünde Çin

Sibirya ve kuzey Batı ve Güney Amerika ve Yeni Zelenda yerlilerin sanatları arasındaki benzerliklerle “psikolojik” ve “yapısal” benzerlikler bulurken

sanatların toplumsal organizasyona tekabül ettiğini belirtmektedir.”Motifler ve statüsel farkları

asillik ayrıcalıklarını ve prestij derecelerini ifade etmeye çalışmaktadır”.Sözkonusu toplumlar hiyerarşikleşmiştirler ve dekoratif sanatları hiyerarşinin derecelerini tercüme etmekte ve olumlamaktadır.Benzerlik Kanada ve Amerika’daki büyük heykeller ile Caduveo yerlileri arasında kurulmaktadır. Caduveoların dövmeye olan tutkularından yola çıkan Levi-Strauss

sanatçının yüze çizdiğini kağıt üzerine çizmesiyle temsiliyetin ikili olması arasındaki benzerliğe değinerek;ikiliğin sadece sanatsal bir değer olmayıp

aynı zamanda aptal bir biyolojik birey ile o bireyin toplumsal alandaki kişiliğini belirleyen sosyal-sembolik bir resim olduğunun altını çizmiştir. Maorilerin dövmelerinde de benzer bir yaklaşım söz konusudur.