![]() |
|
|||||||
| Başarının Anahtarı İnsanları Başarıya Götüren Sanat... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
SPOR BİR VATAN VAZİFESİDİR "Açık ve kat'i olarak söyleyim ki sporda muvaffak olabilmek için her türlü yardımdan ziyade bütün milletçe sporun maliyeti ve değerinin anlaşılmış olması ve ona kalpten muhabbet ve onu vatani bir vazife eylemek lazımdır..."Büyük Atatürk spor anlayışını 30 Eylül 1926 tarihinde Ankara'da Türkiye İdman Cemiyeti İttifakı temsilciler heyetine karşı yaptığı konuşmada bu sözleriyle en açık şekilde dile getirmiştir. Kısaca "Spor" Büyük Kurtarıcının gözünde her şeyden önce bir "Vatan vazifesi" idi.Büyük Atatürk'ün futbolla ilgili bir anısını da en yakın arkadaşlarından Kılıç Ali'nin oğlu olan devrinin ünlü futbolcusu Gündüz Kılıç yıllar sonra kaleme aldığı bir yazısında şöyle dile getirmiştir.Atatürk yakın arkadaşı Kılıç Ali'nin evine ani bir ziyaret için uğradığında evde başka kimse bulunmadığı için gencecik Gündüz Kılıç tarafından ağırlanmıştı. Bundan sonrasını rahmetli Gündüz Kılıçtan nakledelim:..Atatürk şerbetini yudumlarken "gel şöyle otur da seninle konuşalım biraz" dedi ve bana karşısındaki koltuğu gösterdi. Oturdum ama inanın içimin yağları eridi. İşin asıl zor tarafının bundan sonra başlayacağını hissediyordum. Çünkü Atatürk'ün özellikle gençlere değişik zeka soruları sorarak onları imtihan etmekten pek hoşlandığını biliyordum. Mahcup olmak korkusu bütün benliğimi sarmıştı . Fakat çok şükür sorduğu soru korktuğum türden olmadı .O sıralarda Milli Futbol Takımımız Halkevleri Takımı adı altında Rusya da beş altı maç yapmıştı . Maçların çoğunda fena sonuçlar alınmıştı . Yaşımın pek genç olmasına rağmen ben de kadroya alınmıştım. Ülkesinde olup biten her şeyle ilgilenen Atatürk'ün Rusya yenilgileri de gözünden kaçmamıştı. İlk sorusu "neden yenildiniz?" oldu. Kem küm ederek bir şeyler söylemeye çalıştım. Atatürk pek üstelemeden ikinci sorusunu sordu: "Peki bu yenilgiler seni çok üzdü mü?" dedi. Son derece üzüldüğümü anlatmaya çalışırken bir el hareketiyle beni susturup kendi konuştu:"Dünyada yenilmeyen kimse yenilmeyen ordu yenilmeyen takım yenilmeyen kumandan yoktur. Yenildikten sonra üzülmekte tabidir. Ancak bu üzüntü insanın maneviyatını yok edecek onu çökertecek seviyeye varmamalıdır. Yenilen hemen toparlanmalı kendini yeneni yenmek için olanca gücüyle azmiyle daha çok çalışmalıdır" dedi. Sonra futbolun nasıl oynandığını anlatmamı istedi. Hemen kağıt kalem aldım. Oyun sahasını çizerek o zaman ki değimiyle müdafileri muavinleri ve muhacimleri yerlerine yerleştirip onların görevlerini ve ana kaideler ile hedeflerini anlattım. Atatürk:"Yahu desene bizim harp oyunları gibi bir şey sizin oyun da. Sizin işde strateji bilgisi ve kurmay kafası ister" diye önemser önemser başını salladı.Rahmetli Gündüz Kılıç'ın bu anısı Atatürk'ün futbol hakkındaki düşündüklerini bize öğretmesi bakımından büyük önem ve değer taşır.__________________ |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Su an hangi sarkiyi dinliyorsun. . . | ..::ŞeHZaDe::.. | LakLak Forum | 17371 | Bugün 11:03 |
| Bu Vatan Kİmİn ? | ..::ESOTT::.. | Şiirler | 4 | 05-01-2008 12:01 |
| Vatan Aşıkları Fan Clubu | ! Қ Â ĺ Π ! | Fun Club ve Birlikler (Yeni) | 180 | 08-12-2007 13:07 |
| Vatan ve Millet | O'NEAL | Din Kültürü | 0 | 01-11-2007 21:41 |
| Önce Vatan | ÇΛLIΥΛΚΛLI | Şiirler | 1 | 15-09-2007 10:35 |