![]() |
|
|||||||
| Arşiv Arşivlenmiş Haberlerin Bulunduğu Alan. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Petrolde dönen oyunlar! Türkiye’de petrol rezervlerini işletemiyor mu? Peki neler dönüyor petrolde? İşte TBMM görüşmelerinde dile getirilen petrol gerçeği: [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.]
Türk ekonomisinin en büyük sorunu işsizlik ve cari açık. Ekonominin her yıl rekor düzeyde cari açık vermesine en büyük sebep olarak gösterilen dış ticaret açığının en büyük tetikleyicisi ise petrol ithalatı Türkiye 2006 yılında 3 milyar 10 milyon dolarlık petrol ithalatı yaptı. Peki Türkiye petrol ithalatını ne şekilde azaltabilir. Ülkede var olduğu iddia edilen petrol rezervleri işletilemiyor mu? Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülen “Petrol Yasa Tasarısı”nda Türkiye’deki petrol gerçeği ile ilgili çarpıcı bazı gerçekler de ortaya çıkmış oldu. ENERJİMİZİN %43’ü PETROLDEN ÜRETİLİYOR 11 Ocak günü TBMM’de görüşülmeye başlanan “Petrol Yasa Tasarısı”nın görüşmelerinin ilk gününde partisi adına söz alan CHP İzmir Milletvekili Sedat Uzunbay Türkiye’nin petrol gerçeği ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin enerji arz güvenliğini temin etmesinin en önemli önceliği olduğunu savunan Uzunbay; “Dünya enerji ihtiyacının karşılanmasında yüzde 37 gibi önemli bir paya sahip olan petrol ülkemizde de yüzde 43'lük oranıyla enerji tüketiminde birinci sırada gelmektedir” şeklinde konuştu. 2005 yılında toplam ham petrol ihtiyacının 2 3 milyon tonunun yani yüzde 7 1'inin yerli üretimle karşılandığını belirten Sedat Uzunbay 2005 yılında ham petrol üretiminde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının payının 1 57 milyon ton ile yüzde 69 olduğunu yıl sonu itibarıyla 752 kuyudan üretim yapıldığına dikkat çekti. ABD YILDA 20 000 KUYU BİZ 60 KUYU AÇIYORUZ!“Enerji Bakanlığı verilerine göre 1954 yılından bugüne kadar ülkemizde açılan 3 097 adet arama tespit ve üretim kuyusundan 2 100 tanesi yani yüzde 68'i Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı tarafından açılmıştır. Bu rakamlar yerli ve yabancı petrol şirketlerinin ilgisinin hangi boyutlarda olduğunun bir göstergesidir. Amerika Birleşik Devletleri'nde yılda 20 000 yeni kuyu açılıyorken ülkemiz genelinde maalesef yılda ortalama sadece 60 petrol kuyusu açılabilmektedir” diyen Uzunbay;6326 sayılı Petrol Kanunu'nun kabul edildiği 1954 yılından bugüne kadar 196 yabancı ve 27 yerli şirket arama faaliyetlerine katılmıştır. Bugüne kadar yabancı şirketler birçok bölgede arama ve işletme ruhsatları olmasına rağmen petrol aramayıp bulunan kaynakları işletmeyi de ciddiye almadıklarından Türkiye’ye gelmemişler petrol üretimimizin artmasına değil kolayca bulunup işletilebilecek kaynakların atıl kalmasına sebep olmuşlardır” şeklinde konuştu.YABANCILAR REZERVLERİ ATIL HALE Mİ GETİRİYOR? Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan raporlara göre 2000 yılı itibarıyla yabancı petrol şirketlerinin ellerindeki toplam ruhsat sayısı 206. Petrol sahalarının büyük bir bölümünü elinde bulunduran yabancı petrol şirketlerinin üretimdeki payı ise sadece yüzde 31. Toplam yurt içi üretimin yüzde 69'unu gerçekleştiren Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının elinde ise sadece 126 ruhsat var. Bugüne kadar yapılan çalışmaların büyük bir kısmı devletin kıt kaynaklarından ayırabildiği imkânlarla Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı tarafından gerçekleştirildi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının 2004 yılı sonu itibarıyla saha jeolojisi etütlerindeki payı yüzde 68 jeofizik etütlerdeki payı yüzde 73 ve ortak sahalar hariç sondaj faaliyetindeki payı kuyu adedi olarak yüzde 67. CHP İzmir Milletvekili Sedat Uzunbay; “Petrol sektöründe ülkelerin arama faaliyetlerini kendi ülkelerine çekmek için bir rekabet ortamı içinde oldukları bilinmektedir. Arama yatırımlarının gerektirdiği teknoloji ve bilgi birikimini kendi ülkelerine çekebilmek için ülkeler var olan politik riskleri hukuk düzenine saygınlığı jeolojik riskleri ve yatırımcıların diğer beklentilerini de göz önüne alarak belirli teşvikler getirmekte belirli tedbirleri almaktadırlar. Jeolojik risk oranının azaldığı ülkelerde devletin petrol üretiminden aldığı pay artırılmakta arama faaliyetini teşvik etmek isteyen ülkelerde ise petrol şirketlerine daha fazla pay vererek ülkeler arası rekabet ortamı yaratılmaya çalışılmaktadır. Ülkemizin ham petrol ve doğal gaz arama ve üretim politikalarının belirlendiği kaynakların değerlendirilmesinde siyasi tercihlerin yapıldığı bu tasarıyla getirilen düzenlemeler bu aşamada büyük önem kazanmaktadır. Bu tasarıyla sektöre birçok teşvik getirilmekte ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü yeni ve çok önemli görevler üstlenmektedir” dedi. TÜRKİYEDE PETROL DERİNDE Türkiye'de petrolün Ortadoğu ülkelerinde olduğu gibi yüzeye yakın noktalarda değil üç ilâ altı bin metre derinlikten çıkarılabildiğine dikkat çeken Uzunbay “Bu iş ciddi bir maliyet ve teknoloji kullanımını gerektiriyor. Ülkemizin üç tarafının denizlerle çevrili olmasına rağmen deniz aramaları konusunda da ciddi bir başarı elde edilememiştir. Bu başarısızlığın başlıca nedeni olarak deniz aramalarının kara aramalarına kıyasla daha pahalı olması ve ileri teknoloji gerektirmesidir” şeklinde konuştu. NUSAYBİN’DE CİDDİ PETROL REZERVİ VAR Güneydoğu Anadolu'da bazı arama faaliyetlerine ve önemine değinen Sedat Uzunbay çarpıcı rakamlar ve istatistikler verdi: “Mardin'in Nusaybin ilçesinde yaklaşık 3 5 milyon dönümlük arazide petrol aramaya başlayan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı elde ettiği bulgulara göre bölgede ciddi bir petrol rezervi vardır. Bunu iki tespitle örneklemek istiyorum: Birinci tespit: Sayın Bakanımızın Mardin Nusaybin sahaları ile Suriye sınırı civarında açılan petrol kuyularındaki rezervin yaklaşık 87 milyon ton yani 561 milyon varil olduğunu açıklıyor ve bu alanlarda arama ve sondaj kayıtlarının devam ettiğini ayrıca belirtiyor. Diğer bir tespit ise: Güneydoğu Anadolu Bölgesinde petrol çıkartan bir özel şirketin arama grubu başkanı oldukça iddialı konuşuyor: "Mardin'in güneyinde Ceylanpınar- Mardin-Cizre üçgeninde Suudi Arabistan'da çıkan petrol kalitesinde rezervler olduğunu tespit ettik ve bunu sismik ve gravite çalışmalarıyla ortaya koyduk. Tespitlerimize göre bu bölgede günde 1 milyon varil petrol çıkarmak mümkün." diyor. Bunlar çok önemli ve dikkat çekici tespitler." TÜRKİYE’DE 7 KUYU SURİYE’DE 100 KUYU “Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının son bir senede yedi kuyu açtığı bu sınırın Suriye tarafında yüz kuyu faaliyet gösteriyor ve bunlardan günde 600 bin varil petrol çıkarılıyor. Bu rakam Türkiye'nin günlük tüketiminin yaklaşık yüzde 85'ine denk geliyor” diyen Sedat Uzunbay bölgede yaşanan ilginç gelişmelere de dikkat çekerek CHP’nin konunun takipçisi olduğunu vurguladı. Bölgenin çok önemli bir bölge olduğuna değinen Sedat Uzunbay bölgeyle ilgili olarak bazı önemli olayların yaşandığını belirtti. MAYINLARIN TEMİZLENMESİ PROJESİ BİR TUZAK MIYDI? Mardin’in güneyindeki petrol bölgesi içinde olan mayınlı arazilerle ilgili olarak kısa bir süre önce mayınların temizlenmesi karşılığında organik tarım yapmak için Maliye Bakanlığı tarafından ihaleye çıkıldığını hatırlatan Uzunbay “Cumhuriyet Halk Partisi’nin etkin muhalefeti sonucunda kamuoyundan gelen tepkiler üzerine ihale iptal edilmişti bu önemli bir olaydı. Bir diğer önemli olay ise: AKP Hükûmeti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilen 1 Mart Tezkeresine göre Amerikan Ordusu bu bölgeye yerleşecekti bu da çok önemli başka bir olay. Değerli milletvekilleri bugünlerde Irak'ta yaşanan Amerikan ve İngiliz firmalarının petrol paylaşımlarından insanın aklına ister istemez hemen 1 Mart tezkeresi ve mayınlı arazinin temizlenmesi ihaleleri geliyor. 1 Mart tezkeresinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde reddedilmiş olmasının ve mayınlı arazilerin temizlenmesi ihalelerinin iptalinin ne kadar önemli ve doğru kararlar olduğu bu yönüyle de bir kez daha ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu.MHP:”AKP BAYDEMİR’İN PETROLDEN PAY VERİLSİN TALEBİNİ KARŞILIYOR”MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural ise görüşülen yeni tasarının DTP’li Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in taleplerini karşıladığını savunarak sert biçimde eleştirdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in petrolden sağlanan gelirin bir kısmının yerel idarelere verilmesi yönündeki sözlerine atıfta bulunarak hükümetin hazırladığı Petrol Yasa Tasarısı ile bu talebi karşıladığını savundu. Oktay Vural konuyla ilgili yaptığı açıklamada Petrol Yasa Tasarısı’nın 11 Ocak 2007’den bu yana TBMM’de görüşüldüğünü anımsatarak anılan tasarının 19.maddesinde “devlet hissesi” hükmü olduğunu kaydetti. Vural devlet hissesinin “üretilen petrol üzerinden devlete verilecek hisse” olduğunu belirterek bunun Anayasa’nın 168.maddesiyle düzenlendiğine işaret etti.Vural şunları dile getirdi: “Tasarının 19.maddesinin son fıkrasıyla bu devlet hissesinin yüzde 50’si ‘ruhsatın bulunduğu il özel idaresine’ bırakılmaktadır. Bu hüküm ile İl Özel İdaresi devlet hissesinin yarısına sahip olmaktadır. Böylece DTP’nin istediği petrolden pay verilmesine yönelik talebin bir kısmı hayata geçirilmiş olmaktadır.” |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| hangi model hangi oyunları destekliyor | ..::PRéNSéS::.. | Oyun | 20 | 03-08-2008 13:00 |
| Tiyatro'nun Tarihi... | -BAŞŞAD- | Genel Tarih | 1 | 26-05-2007 07:34 |
| Efsanevi oyunlar!!!!!!! | satanrium | Güncel Haberler | 0 | 04-05-2007 19:30 |