Konu
:
Hastalık Rehberi...
Tekil Mesaj Gösterimi
11-11-2007, 11:47
#
11
(
permalink
)
CĄЯîSMĄ
Cevap: Hastalık Rehberi...
Uçuk : Dudakta veya burun kenarında hafifçe şişmiş
kırmızı ve ağrılı bir leke şeklinde beliren bir hastalıktır. Nedeni
tükürükte bulunan bir çeşit virüstür. Daha ziyade ateşli hastalıklar ve soğuk algınlığı sırasında görülür. Tıp dilinde herpes simplex denir. Dudak veya burun kenarında meydana gelen kırmızı lekeler
bir süre sonra su toplar
küçük kabarcıkar meydana gelir. Birkaç gün sonra da sararırlar ve kabuk bağlarlar.
Ur : Vücudun herhangi bir yerinde görülen şişliklere halk arasında ur
tıp dilinde ise tümör denir. İyi huylu
kötü huylu ve iltihabi olmak üzere üç çeşidi vardır.
Uykusuzluk : Tıp dilinde insomnia denilen uykusuzluğu doğuran nedenler çeşitlidir. Örneğin yorgunluk
mide şişkinliği
hazımsızlık
zayıflatıcı veya uyarıcı ilaçlar
fazla sıcak
rahatsız edici ışık
gürültü sinir bozukluğu
fazla miktarda çay
kahve veya sigara içmek
ağrılar
kalp veya akciğer hastalıkları
ateş
kaşıntı
günlük olayların etkisi
yatağın uygun olmaması
tedirginlik gibi nedenler uykusuzluğa neden olur. Uykusuzluğu doğuran nedeni bulmak gerekir. Basit uykusuzluklarda yatmadan önce sigara
çay
kahve gibi şeyler içmemek
müzik dinlemek
yatak odasını havalandırmak
bir bardak sıcak süt içmek ve sıcak banyo yapmak çok faydalıdır.
Uyurgezerlik : Tıp dilinde somnambülizm adı verilen bu hastalıkta hastanın şuuru uykuda olduğu halde
duyu organları uyanıktır. Belirtileri hastaya göre değişir. Bazıları uykularında gezer; bazıları ise uykularında konuşur
bağırır
el ve kol işareti yapar. Uyandıkları zaman da uykularında yaptıklarını hatırlamazlar. Daha çok ruhsal bir bozukluğun ifadesidir. Ayrıca başından yaralanmış olanlarda
kanlarındaki şeker oranı düşük veya beyin damarlarında sertleşme olanlarda da uyurgezerlik görülebilir. Bazı kimselerde ise genetiktir. Uykuda gezen hastaların devamlı olarak ailesi tarafından kontrol altında tutulması
başına gelecek herhangi bir kazayı önlemesi açısından faydalıdır.
Uyuz : Serkopt denilen gözle zorlukla görülecek kadar küçük olan uyuz böceğinin
üst derinin altına girerek meydana getirdiği kaşındırıcı ve bulaşıcı bir deri hastalığıdır. Özellikle el
bilek
parmak araları
koltuk altları
karın bölgesi ve kaba etlerde şiddetli kaşıntılar ve çizgi şeklinde yaralar görülür. Yapılacak ilk iş hastanın ve ilişkide bulunduğu kimselerin bütün çamaşırlarını
elbiselerini
yatak örtü ve çarşaflarını yıkamaktır.
Üremi : Karaciğerde meydana gelip
kan vasıtasıyla böbreklere taşınan ve idrarla dışarı atılan zararlı maddelere üre denir. Ürenin
idrarla dışarıya atılmayıp
vücutta kalmasından meydana gelen hastalığa da üremi denir. Nedeni
böbrek hastalıkları ve prostat büyümesidir. Hastada devamlı baş ağrısı
görme bulanıklığı
hıçkırık
gündüzleri uyuma ihtiyacı ve geceleri de uykusuzluk görülür. Vakit kaybetmeden tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Ayrıca tedaviye yardımcı omak amacıyla hastanın üşütmemesi
yorulmaması
düzenli beslenmesi
sigara veya alkolü bırakması gerekir.
Üşümek : Bazı kimseler
üşümeyi gerektirecek hastalıkları olmadığı halde üşüdüklerinden yakınırlar. Bu şikayetleri
kalorisi yüksek şeyleri yemekle geçer. Ayrıca aşağıdaki reçeteleri uygulamak da faydalıdır.
Varis: Damarların büyümesi ve şişmesine varis denir. Çoğunlukla bacağın alt kısımlarında görülür. Nedeni ayakta fazla durmak
şişmanlık
kan damarlarındaki kapakların düzensiz çalışması veya jartiyer kullanmaktır. Belirtileri
deri yüzeyindeki damarlar eğri
büğrü olup şişerler. Deri rengini kaybeder. Akşam saatlerinde de ayak bilekleri şişebilir. Banyodan sonra
aybaşı halinde
sıcak havalarda veya uzun süre ayakta kaldıktan sonra
yorgunluk
bacaklarda ağrı
karıncalanma ve dolgunluk hissedilir.
Varis ülseri : Daha çok
bacağın alt kısmında görülen yuvarlak bir yaradır. Nedeni
varisli yerde meydana gelen herhangi bir yaralanmadır. Hastalık bacağın alt kısmında
bileğe yakın bir yerde yuvarlak bir yara olarak ortaya çıkar. Ayak bileği şişer
deri esmerleşir ve bazen de ağrı hissedilir. Doktor tedavisi şarttır.
Veba : Bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır. Veba mikrobunu taşıyan farelerin pireleri tarafından insanlara geçer. Nedeni
pisliktir. Pis ve güneş girmeyen yerler veba için en uygun ortamlardır. Hastalık
mikrop kapıldıktan sonra gelen 2-8 gün içinde kendini gösterir. Hastada
aniden başlayan baş ve sırt ağrıları
ateş
titreme
kusma
nefes darlığı
halsizlik
deri lekeleri
burun kanaması
kan tükürme
kasık ağrıları ve devamlı dalgınlık görülür. Dili de kahverengi ve kurudur. Yapılacak ilk iş hastayı tecrit etmektir. Çevresindeki sağlıklı kimselerin de koruyucu aşı olması gerekir. Bugün için önemi kalmayan ve eski devirlerde olduğu kadar çok görülmeyen bu hastalığın tedavisi için geç kalmadan sağlık kuruluşlarına haber vermek gerekir.
Verem : Akciğer veremi
tüberküloz
fitizi diye bilinir. Nedeni
koch basili denilen ufak kıvrık içinde küçük noktacıklar görülen çomak şeklindeki verem basilidir. Verem mikrobu insan vücuduna çeşitli yollardan girebilir. Bu yolların başında
solunum yolları gelir. Hastalık
çoğunlukla veremlinin balgamı veya veremli ineklerin sütü ile bulaşır. Sağlık şartlarına uymamak
aşırı yorgunluk
üzüntü
grip
boğmaca
kızamık veya şeker hastalığı vücudun direncini kaybetmesine ve hastalığın ihtimalinin artmasına neden olur. Verem
üç devrede gelişir. Birinci devrede
hastada genel yorgunluk
iştahsızlık
sırt ağrıları
öksürük
ve 38 dereceye varan ateş görülür.Verem basili bu devrede tüberkül adı verilen iltihaplı bölgeler oluşturur. İkinci devrede hiç bir belirti görülmeyebilir. Fakat basiller bütün vücuda yayılarak deri
eklemler
kemikler
böbrekler
bağırsaklar
karın ve beyin zarına yerleşirler. Bu devrede tedaviye başlanmamışsa
vücudun direnci azalmaya başlar. Üçüncü devrede
varem basilleri kan veya lenf kanalları yoluyla yayılmaya devam eder. Hastada
yorgunluk
balgamlı öksürük
akşamları yükselen hafif ateş
iştahsızlık ve gece terlemeleri görülür. Bu devrede
tedavi edilmezse
diğer akciğer de hastalanabilir. Tedaviye 4 ila 9 ay kadar devam etmek gerekir. Tedavinin ilk şartı temiz ve açık hava
bol gıda ve üzüntüsüz bir hayattır.
Yanıklar: Sıcak bir şeyin veya yakıcı bir maddenin etkisiyle vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen hücre ve doku bozulmasına yanık denir. Yanıklar ikiye ayrılır:
- Basit Yanıklar: Bunlar
deride hafif bir kızarıklık meydana getiren yanıklardır. Bir süre sonra
içi su dolu kabarcıklar ortaya çıkar. Bunları
kesinlikle patlatmamak gerekir. Yapılacak şey gerekli ilacı sürüp iyileşmesini baklemektir.
- Önemli Yanıklar: Yanık alanı büyük ve derinliği de fazla ise
önemli bir yanık var demektir. Bu gibi durumlarda mutlaka hastaneye başvurmak gerekir.
Yaralar: Herhangi bir kaza sonucu deride meydana gelen yarılma
kesilme
ezilme veya parçalanmalara yara denir. Birçok çeşidi vardır. Ateşli silahlar
batıcı veya delici aletler
yakıcı maddeler veya hayvan ısırmaları sonucu meydana gelen yaraların
hiç vakit kaybetmeden tedavi edilmesi gerekir. Yaralar
temizlik şartlarına uyulmayıp da
mikrop kapacak olursa
yara yerinde şişme
kızarma
ateş ve ağrı görülür. Bu da
yaranın iltihaplandığına işarettir. Bu durumdaki yaralar
gereği gibi tedavi edilmeyecek olursa
yaradan dağılan mikroplar vücudun diğer tarflarına da yayılıp çok tehlikeli hastalıkara yol açabilir. Yaralanmalarda yapılacak ilk iş; akan kanı durdurmaktır. Kanı durdurmak için
kanayan yerin üstüne gaz bezi veya temiz bir bez parçası konup
iyice bastırılır. Kan bir süre sonra durur. Kanama durduktan sonra bez kaldırılır
yaranın üzerine bir parça tentürdiyot sürülüp
yara temiz bir gaz bezi ile sarılır. Kan fışkırarak akıyorsa
yaranın üzerine gaz bezi yea temiz bir bez parçası bağlandıktan sonra
kanayan yere bastırılır. Sonra ipin uçları
bir parça çubuğa bağlanıp
döndürüle döndürüle iyice sıkılaşması sağlanır. Ve hiç vakit kaybetmeden hastaneye götürülür.
Yılancık : Küçük yara veya sıyrıklardan giren mikropların neden olduğu ve tıp dilinde Erizipel denilen bir çeşit deri hastalığıdır. Halk arasında kızılyürük denir. Mikrop kapıldıktan bir kaç saat veya birkaç gün sonra; hastada ateş ve titreme görülür. Bilhassa
yüz
burun kanatları veya baldırlarda; çevresi kabarık
yaygın kızarıklık ve ağrı görülür. Bu bölge
bir süre sonra şişer
deri gerilir. Ayrıca iştahsızlık ve baş ağrısı da görülebilir. Yılancık ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır. Bunun için de iyi bir tedavi şarttır. Tedavinin ilk şartı
yatak istirahatidir.
Yılan sokması : Yılan zehiri çok çabuk ve şiddetli tesir gösteren zehirlerdendir. Ancak
bu zehirler ağızdan alındıkları zaman zehirlemezler. Zehirli yılanların çoğu büyük başlıdır. Bazılarının başları da üç köşelidir. Uzun kıvrık dilleri ve çatallı dişleri vardır. Soktukları zaman; dişlerinin dibinde bulunan bezden salgıladıkları zehiri
dişin içindeki kanal vasıtasıyla
soktukları yere aktarırlar. Orada ağrı
şişme ve kızarma görülür. Bazı kimselerde de yılan zehirinin çeşidine göre
kusma
baygınlık
titreme
nefes darlığı
uyuklama veya kısmi felç görülür. Yılan sokan kimseye zehir bütün vücuda yayılmadan önce aşağıdaki işlemi yapmak gerekir. Sokulan yer kol veya bacakta ise; yaranın üst tarafına sıkı bir bağ yapılır. Sonra alkole bandırılmış veya ateşte kızartılmış bıçak
çakı veya jiletle yara kanatılır. Arkasından
ağzın etrafına ve dudaklara zeytinyağı sürülür. Sokulan yer emilip
tükürülür. Aynı işlem 3-4 kere tekrarlanır. Sonra madeni bir şey ateşte kızdırılıp
sokulan yer dağlanır. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden biri veya bir kaçı uygulanır. Zehirlenme belirtileri varsa vakit kaybetmeden hastaneye götürmek gerekir.
Yorgunluk : Uzun süre çalışmaktan sonra görülen durumdur. Organların sürekli olarak yorgunluğu sonucu bozulmasına da sürmenaj denir. Gereği gibi çalışmama
isteksizlik
halsizlik
baş veya sırt ağrıları
hazımsızlık
huzursuzluk ve huysuzluk
can sıkıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkar. En kolay tedavi
ılık duş alıp
istirahat etmektir. Sabah akşam
kol ve bacakları soğuk su ile yıkamak da çok faydalıdır.
Zatülcenp : Akciğerleri saran zarın iltihaplanması sonucu görülen bir hastalıktır. Tıp dilinde plörezi denir. Nedeni
zatürree
verem veya akciğer absesinden yayılan iltihaptır. Tedaviye vakit geçirmeden başlamak gerekir.
Zatürree : Halk arasında akciğer iltihabı tıp dilinde ise pnömani denir. 3 çeşidi vardır.
- Lober Pnömoni : Pnömokok adı verilen mikropların neden olduğu had akciğer iltihabıdır. Mikroplu tozlar
fazla yorgunluk
soğuk algınlığı veya uzun süre güneşte kalmak hastalığın zeminini hazırlar. Hastalık ani baş ağrısı
titreme
kusma ve sırt ağrıları ile başlar. Ateş
40 dereceye kadar yükselir. Fakat 10. günden sonra düşmeye başlar. Öksürük
kısa sürelidir. Balgam
kanlı ve yapışkandır. Hastanın yüzü kızarmış
dudaklarının etrafı kabarmış
cildi kuru ve dili de paslıdır. Geceleri kriz gelebilir.
- Virüs Zatürreesi : Virüslerin neden olduğu bir çeşit zatürreedir. Ya aniden ya da bir soğuk algınlığı sonunda görülür. Lober pnömoniden daha hafif geçer. Hastalığın ateşi 39 dereceye kadar yükselir. Kendini son derece yorgun hisseder. Öksürüğü kuru fakat az balgamlıdır. Kol ve bacaklarında da ağrılar vardır.
- Bronköpnomoni : İyi tedavi edilmeyen grip
boğmaca
bronşit veya kızamıktan sonra ortaya çıkan bir hastalıktır. Nedeni
akciğer ve bronşların yer yer iltihaplanmış olmasıdır. Hastalık
bronşit gibi başlar
tedbir alınmazsa
2-3 gün içinde ağırlaşır. Ateş sabahları 38 derece iken akşamları 40 dereceye kadar yükselir. Hastada öksürük
cerahatli ve bazen de kanlı balgam görülür. Halsizdir
nefes almakta güçlük çeker
rengi de soluktur.
Doktor tedavisi şarttır. Diğer tarftan
hasta istirahat ettirilir ve morali üstün seviyede tutulur. Yanına fazla misafir kabul edilmez. Ağrı olan tarafına içine sıcak su doldurulmuş şişe konur. Sıcak su buharı teneffüs ettirilir. Ateşi yükseldiği zaman da; vücudu ıslak bezle silinir. Ateş düşürücü ilaçlar verilmez.
Zayıflık : Vücut yeterli derecede beslenmezse
kilo kaybeder. Bu durum
bir çok müzmin hastalıklarda ve had hastalıkların hemen hemen hepsinde görülür. Zayıflık
belirli bir hastalıktan kaynaklanıyorsa
ilk önce onu tedavi etmek gerekir.
Zihin yorgunluğu : Aklın geçmiş olayları
öğrenilen şeyleri saklayıp
zamanı gelince şuur üstüne çıkarıp
hatırlaması kabiliyetine hafıza denir. Bu yeteneklerin geçici olarak kaybolmasına da zihin yorgunluğu denir.
Zona : Göğüs veya gövdede ya da yüzde ve gözde
çoğunlukla yalnız bir tarafta olmak üzere görülen ve sinirler boyunca yakıcı ağrılara
zona veya herpes zoster denir. Hastalık başladıktan birkaç gün sonra ağrıların olduğu yerde
bir kırmızılık ve ortasında içi su dolu küçük kabarcıklar görülür. Bu belirtiler bir hafta kadar devam eder.
CĄЯîSMĄ
Üyelere Açık Profil Bilgileri
CĄЯîSMĄ - Özel Mesaj gönder
CĄЯîSMĄ´nin Web Sitesini ziyaret edin
CĄЯîSMĄ - Daha fazla mesajını bul