B.M. ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME
Çocuk haklarına dair sözleşme
27 Ocak 1995 tarihli ve 22184 sayılı Resmi Gazete'den aynen alınmıştır.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Tarafından 20 Kasım 1989 Tarihinde Kabul Edilmiştir.
ÖNSÖZ
Bu Sözleşmeye Taraf Devletler:
Birleşmiş Milletler Andlaşmasında ilân edilen ilkeler uyarınca insanlık ailesinin tüm üyelerinin

doğuştan varlıklarına özgü bulunan haysiyetle birlikte eşit ve devredilemez haklara sahip olmalarının tanınmasının

dünyada özgürlük

adalet ve barışın temeli olduğunu düşünerek

Birleşmiş Milletler halklarının

insanın temel haklarına ve bireyin

insan olarak taşıdığı haysiyet ve değere olan kesin inançlarını Birleşmiş Milletler Andlaşmasonda bir kez daha doğrulamış olduklarını ve daha geniş bir özgürlük ortamında toplumsal ilerleme ve daha iyi bir yaşam düzeyi sağlama yolundaki kararlılıklarını hatırda tutarak

Birleşmiş Milletlerin

İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde ve Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmelerinde herkesin

bu metinlerde yeralan hak ve özgürlüklerden ırk

renk

cinsiyet

dil

din

siyasal ya da başka görüş

ulusal ya da toplumsal köken

mülkiyet

doğuştan veya başka durumdan kaynaklanan ayırımlar dahil

hiçbir ayırım gözetilmeksizin yararlanma hakkına sahip olduklarını benimsediklerini ve ilân ettiklerini kabul ederek

Uluslararası İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde

Birleşmiş Milletlerin

çocukların özel ilgi ve yardıma hakkı olduğunu ilân ettiğini anımsayarak
Toplumun temel birimi olan ve tüm üyelerinin ve özellikle çocukların gelişmeleri ve esenlikleri için doğal ortamı oluşturan ailenin toplum içinde kendisinden beklenen sorumlulukları tam olarak yerine getirebilmesi için gerekli koruma ve yardımı görmesinin zorunluluğuna inanmış olarak

Çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu olarak gelişebilmesi için mutluluk

sevgi ve anlayış havasının içindeki bir aile ortamında yetişmesinin gerekliliğini kabul ederek
Çocuğun toplumda bireysel bir yaşantı sürdürebilmesi için her yönüyle hazırlanmasının ve Birleşmiş Milletler Andlaşmasında ilân edilen ülküler ve özellikle barış

değerbilirlik

hoşgörü

özgürlük

eşitlik ve dayanışma ruhuyla yetiştirilmesinin gerekliliğini gözönünde bulundurarak

Çocuğa özel bir ilgi gösterme gerekliliğinin

1924 tarihli

Cenevre Çocuk Hakları Bildirisinde ve 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Kurulunca kabul edilen Çocuk Hakları Bildirisinde belirtildiğini ve İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde

Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nde (özellikle 23 ve 24 üncü maddelerinde) ve Ekonomik

Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararasy Sözleşmede (özellikle 10 uncu maddesinde) ve çocukların esenliği ile ilgili uzman kuruluşların ve uluslararası örgütlerin kurucu ve ilgili belgelerinde tanındoğını hatırda tutarak

Çocuk Hakları Bildirisinde de belirtildiği gibi "çocuğun gerek bedensel gerek zihinsel bakımdan tam erginliğe ulaşmamış olması nedeniyle doğum sonrasında olduğu kadar

doğum öncesinde de uygun yasal korumayı da içeren özel güvence ve koruma gereksiniminin bulunduğu"nu hatırda tutarak

Ulusal ve uluslararası düzeyde çocukları aile yanına yerleştirme ve evlât edinmeye de özel atıfta bulunan Çocuğun Korunması ve Esenliğine İlişkin Toplumsal ve Hukuksal İlkeler Bildirisi; Çocuk Mahkemelerinin Yönetimi Hakkında Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Beijing Kuralları) ve Acil Durumlarda ve Silâhlı Çatışma Halinde
Kadınların ve Çocukların Korunmasına İlişkin Bildirinin hükümlerini anımsayarak

Dünyadaki ülkelerin tümünde çok güç koşullar altında yaşayan ve bu nedenle özel bir ilgiye gereksinimi olan çocukların bulunduğu bilinci içinde

Çocuğun korunması ve uyumlu gelişmesi bakımından her halkın kendine özgü geleneklerinin ve kültürel değerlerinin taşıdığı önemi gözönünde tutarak

Her ülkedeki

özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çocukların yaşama koşullarının iyileştirilmesi için uluslararası işbirliğinin taşıdığı önemin bilincinde olarak

Aşağıdaki kurallar üzerinde anlaşmaya varmışlardır:
I. KISIM
Madde 1
Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç

onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.
Madde 2
1. Taraf Devletler

bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa

kendilerinin

ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları

ırk

renk

cinsiyet

dil

siyasal ya da başka düşünceler

ulusal

etnik ve sosyal köken

mülkiyet

sakatlık

doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.
2. Taraf Devletler

çocuğun ana-babasının

yasal vasilerinin veya ailesinin öteki üyelerinin durumları

faaliyetleri

açıklanan düşünceleri veya inançları nedeniyle her türlü ayırıma veya cezaya tâbi tutulmasına karşı etkili biçimde korunması için gerekli tüm uygun önlemi alırlar.
Madde 3
1. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları

mahkemeler

idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde

çocuğun yararı temel düşüncedir.
2. Taraf Devletler

çocuğun ana-babasının

vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de gözönünde tutarak

esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar.
3. Taraf Devletler

çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların

hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik

sağlık

personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından

yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.
Madde 4
Taraf Devletler

bu Sözleşmede tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal

idari ve diğer önlemleri alırlar. Ekonomik

sosyal ve kültürel haklara ilişkin olarak

Taraf Devletler eldeki kaynaklarını olabildiğince geniş tutarak

gerekirse uluslararası işbirliği çerçevesinde bu tür önlemler alırlar.
Madde 5
Taraf Devletler

bu Sözleşmenin çocuğa tanıdığı haklar doğrultusunda çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi ile uyumlu olarak

çocuğa yol gösterme ve onu yönlendirme konusunda ana-babanın

yerel gelenekler öngörüyorsa uzak aile veya topluluk üyelerinin

yasal vasilerinin veya çocuktan hukuken sorumlu öteki kişilerin sorumluluklarına

haklarına ve ödevlerine saygı gösterirler.
Madde 6
1. Taraf Devletler

her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler.
2. Taraf Devletler

çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterirler.
Madde 7
1. Çocuk doğumdan hemen sonra derhal nüfus kütüğüne kaydedilecek ve doğumdan itibaren bir isim hakkına

bir vatandaşlık kazanma hakkına ve mümkün olduğu ölçüde ana-babasını bilme ve onlar tarafından bakılma hakkına sahip olacaktır.
2. Taraf Devletler

özellikle çocuğun tabiiyetsiz kalması sözkonusu olduğunda kendi ulusal hukuklarına ve ilgili uluslararası belgeler çerçevesinde üstlendikleri yükümlülüklerine uygun olarak bu hakların işlerlik kazanmasını taahhüt ederler.
Madde 8
1. Taraf Devletler

yasanın tanıdığı şekliyle çocuğun kimliğini; tabiiyeti

ismi ve aile bağları dahil

koruma hakkına saygı göstermeyi ve bu konuda yasa dışı müdahalelerde bulunmamayı taahhüt ederler.
2. Çocuğun kimliğinin unsurlarının bazılarından veya tümünden yasaya aykırı olarak yoksun bırakılması halinde

Taraf Devletler çocuğun kimliğine süratle yeniden kavuşturulması amacıyla gerekli yardım ve korumada bulunurlar.
Madde 9
1. Yetkili makamlar uygulanabilir yasa ve usullere göre ve temyiz yolu açık olarak

ayrılığın çocuğun yüksek yararına olduğu yolunda karar vermedikçe

Taraf Devletler

çocuğun; ana-babasından

onların rızası dışında ayrılmamasını güvence altına alırlar. Ancak

ana-babası tarafından çocuğun kötü muameleye maruz bırakılması ya da ihmâl edilmesi durumlarında ya da ana-babanın birbirinden ayrı yaşaması nedeniyle çocuğun ikametgâhının belirlenmesi amacıyla karara varılması gerektiğinde

bu tür bir ayrılık kararı verilebilir.
2. Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca girişilen her işlemde

ilgili bütün taraflara işleme katılma ve görüşlerini bildirme olanağı tanınır.
3. Taraf Devletler

ana-babasından veya bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen çocuğun

kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça

anababanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı gösterirler.
4. Böyle bir ayrılık

bir Taraf Devlet tarafından girişilen ve çocuğun kendisinin ana veya babasonın veya her ikisinin birden tutuklanmasını

hapsini

sürgün

sınırdışı edilmesini veya ölümünü (ki buna devletin gözetimi altında iken nedeni ne olursa olsun meydana gelen ölüm dahildir) tevlit eden herhangi benzer bir işlem sonucu olmuşsa

bu Taraf Devlet

istek üzerine ve çocuğun esenliğine zarar vermemek koşulu ile; ana-babaya

çocuğa veya uygun olursa

ailenin bir başka üyesine

sözkonusu aile bireyinin ya da bireylerinin bulunduğu yer hakkında gereken bilgiyi verecektir. Taraf Devletler

böyle bir istemin başlı başına sunulmasının ilgili kişi veya kişiler bakımından aleyhe hiç bir sonuç yaratmamasını ayrıca taahhüt ederler.