Tekil Mesaj Gösterimi
Eski 30-10-2007, 10:15   #9 (permalink)
..::ŞeHZaDe::..
 
..::ŞeHZaDe::.. - ait Avatar
..::ŞeHZaDe::.. - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Sağlık Mevzuatı

 
B.M. ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME


Çocuk haklarına dair sözleşme

27 Ocak 1995 tarihli ve 22184 sayılı Resmi Gazete'den aynen alınmıştır.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Tarafından 20 Kasım 1989 Tarihinde Kabul Edilmiştir.

ÖNSÖZ

Bu Sözleşmeye Taraf Devletler:
Birleşmiş Milletler Andlaşmasında ilân edilen ilkeler uyarınca insanlık ailesinin tüm üyelerinin doğuştan varlıklarına özgü bulunan haysiyetle birlikte eşit ve devredilemez haklara sahip olmalarının tanınmasının dünyada özgürlük adalet ve barışın temeli olduğunu düşünerek
Birleşmiş Milletler halklarının insanın temel haklarına ve bireyin insan olarak taşıdığı haysiyet ve değere olan kesin inançlarını Birleşmiş Milletler Andlaşmasonda bir kez daha doğrulamış olduklarını ve daha geniş bir özgürlük ortamında toplumsal ilerleme ve daha iyi bir yaşam düzeyi sağlama yolundaki kararlılıklarını hatırda tutarak
Birleşmiş Milletlerin İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde ve Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmelerinde herkesin bu metinlerde yeralan hak ve özgürlüklerden ırk renk cinsiyet dil din siyasal ya da başka görüş ulusal ya da toplumsal köken mülkiyet doğuştan veya başka durumdan kaynaklanan ayırımlar dahil hiçbir ayırım gözetilmeksizin yararlanma hakkına sahip olduklarını benimsediklerini ve ilân ettiklerini kabul ederek
Uluslararası İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde Birleşmiş Milletlerin çocukların özel ilgi ve yardıma hakkı olduğunu ilân ettiğini anımsayarak
Toplumun temel birimi olan ve tüm üyelerinin ve özellikle çocukların gelişmeleri ve esenlikleri için doğal ortamı oluşturan ailenin toplum içinde kendisinden beklenen sorumlulukları tam olarak yerine getirebilmesi için gerekli koruma ve yardımı görmesinin zorunluluğuna inanmış olarak
Çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu olarak gelişebilmesi için mutluluk sevgi ve anlayış havasının içindeki bir aile ortamında yetişmesinin gerekliliğini kabul ederek
Çocuğun toplumda bireysel bir yaşantı sürdürebilmesi için her yönüyle hazırlanmasının ve Birleşmiş Milletler Andlaşmasında ilân edilen ülküler ve özellikle barış değerbilirlik hoşgörü özgürlük eşitlik ve dayanışma ruhuyla yetiştirilmesinin gerekliliğini gözönünde bulundurarak
Çocuğa özel bir ilgi gösterme gerekliliğinin1924 tarihli Cenevre Çocuk Hakları Bildirisinde ve 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Kurulunca kabul edilen Çocuk Hakları Bildirisinde belirtildiğini ve İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nde (özellikle 23 ve 24 üncü maddelerinde) ve Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararasy Sözleşmede (özellikle 10 uncu maddesinde) ve çocukların esenliği ile ilgili uzman kuruluşların ve uluslararası örgütlerin kurucu ve ilgili belgelerinde tanındoğını hatırda tutarak
Çocuk Hakları Bildirisinde de belirtildiği gibi "çocuğun gerek bedensel gerek zihinsel bakımdan tam erginliğe ulaşmamış olması nedeniyle doğum sonrasında olduğu kadar doğum öncesinde de uygun yasal korumayı da içeren özel güvence ve koruma gereksiniminin bulunduğu"nu hatırda tutarak
Ulusal ve uluslararası düzeyde çocukları aile yanına yerleştirme ve evlât edinmeye de özel atıfta bulunan Çocuğun Korunması ve Esenliğine İlişkin Toplumsal ve Hukuksal İlkeler Bildirisi; Çocuk Mahkemelerinin Yönetimi Hakkında Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Beijing Kuralları) ve Acil Durumlarda ve Silâhlı Çatışma Halinde
Kadınların ve Çocukların Korunmasına İlişkin Bildirinin hükümlerini anımsayarak Dünyadaki ülkelerin tümünde çok güç koşullar altında yaşayan ve bu nedenle özel bir ilgiye gereksinimi olan çocukların bulunduğu bilinci içinde
Çocuğun korunması ve uyumlu gelişmesi bakımından her halkın kendine özgü geleneklerinin ve kültürel değerlerinin taşıdığı önemi gözönünde tutarak
Her ülkedeki özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çocukların yaşama koşullarının iyileştirilmesi için uluslararası işbirliğinin taşıdığı önemin bilincinde olarak Aşağıdaki kurallar üzerinde anlaşmaya varmışlardır:

I. KISIM

Madde 1
Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Madde 2
1. Taraf Devletler bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa kendilerinin ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları ırk renk cinsiyet dil siyasal ya da başka düşünceler ulusal etnik ve sosyal köken mülkiyet sakatlık doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.
2. Taraf Devletler çocuğun ana-babasının yasal vasilerinin veya ailesinin öteki üyelerinin durumları faaliyetleri açıklanan düşünceleri veya inançları nedeniyle her türlü ayırıma veya cezaya tâbi tutulmasına karşı etkili biçimde korunması için gerekli tüm uygun önlemi alırlar.

Madde 3
1. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları mahkemeler idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yararı temel düşüncedir.
2. Taraf Devletler çocuğun ana-babasının vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de gözönünde tutarak esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar.
3. Taraf Devletler çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik sağlık personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.

Madde 4
Taraf Devletler bu Sözleşmede tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal idari ve diğer önlemleri alırlar. Ekonomik sosyal ve kültürel haklara ilişkin olarak Taraf Devletler eldeki kaynaklarını olabildiğince geniş tutarak gerekirse uluslararası işbirliği çerçevesinde bu tür önlemler alırlar.

Madde 5
Taraf Devletler bu Sözleşmenin çocuğa tanıdığı haklar doğrultusunda çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi ile uyumlu olarak çocuğa yol gösterme ve onu yönlendirme konusunda ana-babanın yerel gelenekler öngörüyorsa uzak aile veya topluluk üyelerinin yasal vasilerinin veya çocuktan hukuken sorumlu öteki kişilerin sorumluluklarına haklarına ve ödevlerine saygı gösterirler.

Madde 6
1. Taraf Devletler her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler.
2. Taraf Devletler çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterirler.

Madde 7
1. Çocuk doğumdan hemen sonra derhal nüfus kütüğüne kaydedilecek ve doğumdan itibaren bir isim hakkına bir vatandaşlık kazanma hakkına ve mümkün olduğu ölçüde ana-babasını bilme ve onlar tarafından bakılma hakkına sahip olacaktır.
2. Taraf Devletler özellikle çocuğun tabiiyetsiz kalması sözkonusu olduğunda kendi ulusal hukuklarına ve ilgili uluslararası belgeler çerçevesinde üstlendikleri yükümlülüklerine uygun olarak bu hakların işlerlik kazanmasını taahhüt ederler.

Madde 8
1. Taraf Devletler yasanın tanıdığı şekliyle çocuğun kimliğini; tabiiyeti ismi ve aile bağları dahil koruma hakkına saygı göstermeyi ve bu konuda yasa dışı müdahalelerde bulunmamayı taahhüt ederler.
2. Çocuğun kimliğinin unsurlarının bazılarından veya tümünden yasaya aykırı olarak yoksun bırakılması halinde Taraf Devletler çocuğun kimliğine süratle yeniden kavuşturulması amacıyla gerekli yardım ve korumada bulunurlar.

Madde 9
1. Yetkili makamlar uygulanabilir yasa ve usullere göre ve temyiz yolu açık olarak ayrılığın çocuğun yüksek yararına olduğu yolunda karar vermedikçe Taraf Devletler çocuğun; ana-babasından onların rızası dışında ayrılmamasını güvence altına alırlar. Ancak ana-babası tarafından çocuğun kötü muameleye maruz bırakılması ya da ihmâl edilmesi durumlarında ya da ana-babanın birbirinden ayrı yaşaması nedeniyle çocuğun ikametgâhının belirlenmesi amacıyla karara varılması gerektiğinde bu tür bir ayrılık kararı verilebilir.
2. Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca girişilen her işlemde ilgili bütün taraflara işleme katılma ve görüşlerini bildirme olanağı tanınır.
3. Taraf Devletler ana-babasından veya bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen çocuğun kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça anababanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı gösterirler.
4. Böyle bir ayrılık bir Taraf Devlet tarafından girişilen ve çocuğun kendisinin ana veya babasonın veya her ikisinin birden tutuklanmasını hapsini sürgün sınırdışı edilmesini veya ölümünü (ki buna devletin gözetimi altında iken nedeni ne olursa olsun meydana gelen ölüm dahildir) tevlit eden herhangi benzer bir işlem sonucu olmuşsa bu Taraf Devlet istek üzerine ve çocuğun esenliğine zarar vermemek koşulu ile; ana-babaya çocuğa veya uygun olursa ailenin bir başka üyesine sözkonusu aile bireyinin ya da bireylerinin bulunduğu yer hakkında gereken bilgiyi verecektir. Taraf Devletler böyle bir istemin başlı başına sunulmasının ilgili kişi veya kişiler bakımından aleyhe hiç bir sonuç yaratmamasını ayrıca taahhüt ederler.
..::ŞeHZaDe::.. isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla