“Bu konuyu mutlaka öğrenmeliyim.” “Seni de bekliyoruz bu akşamki yemeğe.”
“Seni bir de Dr. Ali Bey’e götürelim.” “Askerlere Yzb. Ahmet emir vermiş.” Sözcüklerin baş harflerinin alınmasıyla yapılan kısaltmalarda artık nokta kullanılmıyor. “Arkadaşım DSİ’de çalışıyormuş.”
“15.5.1995 tarihinde anlaşma imzalandı.”
“Şimdi de 2. maddeyi inceleyelim.”
“Bugün 8.45'te toplantı var.”
“Kitaplarını defterlerini kalemlerini alıp gitti.” cümlesinde nesnelerin ayrılmasında “Kırmızı güzel bir arabası vardı.” cümlesinde sıfatların ayrılmasında kullanılmıştır.
“Yaşlı kadının yanına yaklaştı.” “Yaşlı kadının yanına yaklaştı.” cümlesinde virgül özneyi ayırmakta kullanılmıştır. Eğer olmasaydı “yaşlı” sözü sıfat olurdu.
“Bu evi çocukluğumun geçtiği yeri asla sattırmam.”
“Beni çağırdı kendisi gelmedi.”
“Yoo bu kadarına dayanamam!”
“Arkadaşlar biraz beni dinler misiniz?”
“Öğretmen elindeki not defterini açtı; sözlü yapacağı bir öğrenci aradı.”
“Beni davet etmediniz; ama bunun için size kızmıyorum.”
"Sözcükler isim sıfat zamir zarf; edat bağlaç ünlem; fiil gibi gruplara ayrılabilir.
“Küçük; eski bir eve girdi.” cümlesinde giren “küçük”tür. Eğer virgül koysaydık bu sözcük evin sıfatı olarak da düşünülebilirdi.
“Türkçe’de sözcük kökleri iki ana gruba ayrılır: İsim ve fiil.
İsim: Varlıkları kavramları karşılayan sözcüklerdir.
Ahmet: “Ne zaman geldiniz eve?” diye sordu.
“Bahçede elma portakal ... daha birçok meyve ağacı vardı.”
“Bir de istediğimi almamışsa....”
“Bu suçu ... işlemiş olabilir.”
Ahmet Haşim “... sözden ziyade musikiye yakın ...” sözleriyle tanımlamıştır şiiri.
– Niçin gelmedin? – Benim ... – Mazereti bırak da gerçeği söyle.
“Karşıda başı dumanlı dağlar ... Yan tarafta küçük bir dere ...”
Ne sitem ne korku yalnızlıktan ..... Süslenmiş gemiler geçse açıktan ..... dizelerindeki kafiyeleri inceleyelim.
– Neden geldin? – ..... – Seni o mu çağırdı?
“Bu savaş 1939 - 1945 yılları arasında olmuştur.”
“Türkiye - Suriye ilişkileri biraz gergin.” “Devlette yasama - yürütme - yargı organları net olarak ayrılmalıdır.”
“Bu konuyu - sen de hatırlarsın - onunla konuşmuştuk.”
“Şiir konusunda onun da benimle aynı görüşte olduğunu duyunca çok sevindim.” Eğer satır sonunda özel isim bitmiş ve ona ait olan ek diğer satıra düşmüşse arada kısa çizgi değil kesme (') kullanılır. “Sizinle geçen yıl bugün yine aynı şehirde Ankara’da karşılaşmıştık .”
“Kitapçı” sözcüğü “-çı” yapım ekini almıştır. “Çalışkan” sözcüğü “çalış-" fiilinden türemiştir.
“Servet-i Fünun edebiyatından sonra Fecr-i Ati topluluğu gelir.”
– Sen de bizimle gelecek misin? – Neden gelmeyeyim? – Hiç sordum sadece.
“Bu konuda bir de Ahmet’in fikrini alalım.” Eğer özel isim yapım eki almışsa çekim ekleri kesmeyle ayrılmaz. “Bu soruyu bir de İzmirlilere soralım.”
“Toplantı 10.45'te başlayacaktır.”
“Sorun BM’de görüşülecekmiş.”
“Acep bu yerde var m’ola Şöyle garip bencileyin” “Yine n’oldu da ağlıyorsun?”
“Bu sorunun nasıl çözüleceğini bilmiyorum.” Cümleside altı çizili sözün “soru” mu yoksa “sorun” mu olduğu belli değil. Bu karışıklığı kesmeyle giderebiliriz. “Bu soru’nun nasıl çözüleceğini bilmiyorum.” cümlesinde sözcüğün “soru” olduğu açıklanmış olur.
“Sana bu haberi kim verdi?”
“Burada ondan daha akıllı (?) biri var mı ki?
“Yunus Emre (? - ?) Tekke şiirinin kurucusudur.”
O bana: “Şimdi sizinle gelemem.” demişti.
Bu derste “Aşk-ı Memnu” romanını inceledik. Tırnak içindeki söze ek gelirse tırnaktan sonra gelir ve kesme kullanılmaz. Siz bir de Haşim’in “O Belde” sini okuyun.
Benim söylediklerim “vaad” değil “gerçek”tir.
Yunus’un “Bana seni gerek seni” dizesi amacını ortaya koyar. Tırnak içindeki cümlenin içinde bir tırnak daha kullanmak gerekirse bu kez tekli tırnak (‘ ’) kullanılır. “Haşim şiirin yoruma açık olmasını ister ve daima ‘Şiir her okuyanda ayrı duygular uyandırmalıdır.’ der.”
“Bu dizede teşhis (kişileştirme) yapılmış.”
“Kıbrıs konusunda iki ülke (Türkiye ve Yunanistan) hiçbir zaman anlaşamaz.”
“Bu öğretim yılında (1993 - 1994) devlet yine gelişmiş (?) eğitim sistemleri deneyecekmiş.”
“Bacon (Beykın) ünlü bir deneme yazarıdır.”
“Kadın (başını öne eğerek): “Bilmiyorum.” dedi.
“Hey bana baksana sen!” “Yandım!” “Aman Allah’ım!”