Tekil Mesaj Gösterimi
Eski 19-09-2007, 23:22   #3 (permalink)
_E_R_E_N_
 
_E_R_E_N_ - ait Avatar
_E_R_E_N_ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: HÜcre Ve HÜcrenİn Yapisi

 
  • Moleküllerin Büyüklüğü:Oksijen su iyot karbondioksit gibi küçük moleküller hücre zarından rahatlıkla geçebilir.Mesela 6 karbonlu glikoz;oksijen su ve karbondioksitten daha zor geçer.
  • Moleküllerin elektrik yükü:Hücre zarının iyonik yapısından dolayı nötr moleküller iyonlardan daha kolay geçer.
  • Yağda çözünen maddeler:Hücre zarının yapısında yağ olduğu için yağda çözünen maddeler hücre zarından rahatlıkla geçebilir.
  • Yağı eriten maddeler:Yağı eriten maddeler de hücre zarından rahatlıkla geçebilir.
  • Zardaki por sayısı:hücre zarında por sayısı ne kadar fazla olursa madde girişi o kadar hızlı olur.
  • Konsantrasyon farkı:Yüksek konsantrasyonlu ortamdaki moleküllerin birbirine çarpma hızı düşük konsantrasyonlu ortamlara göre daha hızlıdır.Bu ortamdaki potansiyel enerji yüksek konsantrasyonlu ortamdan düşük konsantrasyonlu ortama madde geçişini hızlandırır.
  • Sıcaklık:Moleküller sıcak ortamda daha hızlı hareket ederler. Dolayısıyla yüksek sıcaklıkta difüzyon hızlıdır.
  • Hücre zarının deformasyonu:Hücre zarı alkol eter çeşitli zehirler ve kloroform gibi maddelere karşı aşırı duyarlıdır.Bu maddeler hücre zarına girerken veya çıkarken hücre zarını tahrip ederler.

AKTİF TAŞIMA

Bir maddenin konsantrasyonun düşük olduğu yerden yüksek olduğu yere doğru enerji (ATP) harcanarak taşınmasına aktif taşıma denir.Bir başka ifade ile;aktif taşıma maddelerin yokuş yukarı hareketidir. Aktif taşıma canlı zarlar üzerinde enzim ve taşıyıcı proteinlerle gerçekleştirilir.Aktif taşımada mutlaka enerji harcanır.Enerji yetersizliğinde aktif taşıma durur pasif taşıma devam eder.Bu durumda bazı maddelerin hücre içi ve hücre dışı yoğunluk farkları ortadan kalkar ve bunun sonucu hücrede hayatsal faaliyetler dururyani hücre ölür.Örneğin; büyüme ve protein sentezi için mutlaka gerekli olan potasyum hücre içinde hücre dışına göre 40 misli daha fazla bulunmak zorundadır.Eğer bu miktar azalacak olursa hücre yeterli şekilde fonksiyonlarını gerçekleştiremez.Aktif taşımaya en güzel örnekçeşitli hücrelerde görülen”Sodyum-Potasyum
Pompası”
dır. Normal şartlarda sodyum hücre dışındapotasyum da hücre içinde yoğundur.Sodyum-potasyum pompası ile yoğunluk farkından dolayı hücre dışına çıkan potasyum hücre içine hücre içine sızan sodyum da hücre dışına ATP enerjisi kullanılarak pompalanır.

ENDOSİTOZ

Pasif taşımave aktif taşıma ile taşınan moleküller doğrudan hücre zarından veya porlardan geçerken büyük moleküllerden olan yağ nişasta glikojen protein vs geçemezler.Bu moleküller zarın değişikliğe uğraması ile enerji harcanarak hücre içine alınırlar.Bu olaya “endositoz” denir. Endositozla hücre içme alınan besinler sitoplazmada besin kofulu şeklinde bulunurlar.Hücrelerde endositozla besin alınımı fagositoz ve pinositozla sağlanır.FagositozEndositozla katı yapıların hücre içine besin kofulu şeklinde alınmasıdır. Katı madde yalancı ayak yardımıyla oluşturulan cep içerisine alınır. Daha sonra içeri çekilen besin kofulu lizozomla birleşerek sindirilir. Akyuvarların mikropları yemesi amiplerin beslenmesi buna örnektir.PinositozSıvı maddelerin besin kofulu şeklinde hücreye alınmasına denir. Pinositoz olayında sıvı maddelerin hücre zarına değmeleri sonucunda sitoplazma içine doğru cep ya da kanal şeklinde yapılar oluşur.bu yapılardan pinositoz keseleri meydana gelir.Bu şekilde hücre içine alınan sıvı maddeler lizozomla birleşerek sindirilir.Fagositoz ve pinositoz genellikle hayvan hücrelerinde görülür.

EKZOSİTOZ

Daha önce de açıklandığı gibi hücrelere endositozla alınan maddeler lizozom enzimleri ile küçük moleküllere parçalanır (hücre içi sindirim). Kesecik içerisinde sindirim sonucu oluşan artık maddeler ve dışarı salgılanması gereken bazı metabolik ürünler hücreden dışarıya atılır.Bu olaya “ekzositoz” denir. Ekzositozda kesecik hücre zarına tutunur ve tutunan kısımları içeriğini dışarı boşaltır. Endositozda olduğu gibi ekzositozda da enerji harcanır.
HÜCRE YÜZEYİNDE FARKLILAŞMALAR


Hücrenin Serbest Yüzeyindeki Farklılaşmalar:
Bu tür farklılaşmalara örnek olarak mikrovillus oyuklar silleri örnek verebiliriz.

Mikrovillus
Özellikle emme görevi fazla olan hücrelerde örneğin bağırsak epitelinde hücre dış yüzeyini artırmak için hücre zarının bir miktar sitoplazma ile beraber dışarıya doğru meydana getirdiği parmak şeklinde 0.6-0.8 mikron uzunluğunda 0.08-0.1 mikron kalınlığındaki çıkıntılardır ince bağırsakta her bir hücrede aşağı yukarı 3000-4000 mikrovillus bulunmaktadır. Bu mikrovilluslar (çoğulu mikrovilli) makromolekülleri parçalayan ve hücre içine taşıyan enzimleri taşır.
Sıvı geçirimine (alışverişine) kuvvetlice özelleşmiş (ozmoregülasyon yapan) hücrelerin taban kısımları (böbrek Malpiki tüplerinin epitel hücreleri) kaide labirenti denen birçok kıvrım ve girinti taşır. Epitel hücrelerinin alt kısmındaki "Kaide Zarı" hücre dışı bir yapı ve salgıdır; epitel hücrelerini alttaki bağ dokudan ayırmaya yarar.

_E_R_E_N_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla