Bir Vedat Sakman Klasiği Birkaç hafta önceydi. Dizide ansızın “yarın boşsunuz” dendi... Hadi bakalım... Dar zamanda her şeyi birden yapmak isteyip de hiçbir şey yapamayan hallerimi iyi bildiğimden hemen sette bir köşeye çekilip listesini çıkardım yapacaklarımın. Yarım günlük de bir gezinti programı yaptım kendime. Kanyon’daki büyük D&R’ı doya doya gezememiştim bir türlü. Dergiler

albümler

kitaplar

oyuncaklar... Kızım da seviyor kitapçıları. O bıcır bıcır çocuk kitapları arasında seçim yaparken ben de başladım turlamaya...
Eski albümleri toparlama derdindeyim bir zamandır. Gerçi “şimdi i-pot devridir ne işin var kardeşim cd ile?” diyeceksiniz ama böyle giderse yakında i-pod’lara dolduracak şarkılar yapılamayacak. Hem çoluk çocuğa güzel bir koleksiyon bırakmak fena mı olur yani?
Yeni çıkmış albümlere göz atarken

rafta bana tatlı tatlı bakan bir cd gördüm. Vedat Sakman’ın “konser” albümüydü bu. Ne yalan söyleyeyim

konser albümlerini ayrı bir severim ben. Şarkıların seyircili bir ortamda aldığı farklı şekiller

insanın gönlünü ayrı bir titretir. Hem konser albümlerinde sanatçının geçmişten bugüne gelen çizgisini de karşınızda bulursunuz. Bir müziksever daha ne ister

değil mi efendim?
Ayrıca

“zevkler ve renkler tartışılmaz” sözüne saygım sonsuz olsa da

konu müzik olunca doğruluğundan kendi çapımda emin olduğum bazı şeyler vardır. Vedat Sakman’ın Türkiye’nin en iyi birkaç şarkı yazarından olduğu gerçeği

bunlardan biri mesela. Güzelim sözlerini insanın içini yakan melodilerle öyle güzel birleştirir ki Vedat Sakman

dinlediğinizde kendinizi daha derin

daha bir anlamlı hissedersiniz. Müziğin sadece güzel vakit geçirmeye yaramadığının

onun şu evrende insan ırkının yaratmayı becerebildiği en güzel şeylerden biri olduğunun canlı kanıtlarından biridir usta.
Neyse

konser albümü benim için de tatlı bir sürpriz oldu. Kayıtlar sanatçının geçtiğimiz yıl verdiği konserde yapılmış. İş Sanat Yaylı Grubu da eşlik etmiş. Ömrümüzde iz bırakan “Yalnızlığım”

“Ayrılık Sevdaya Dahil”

“Ankara’da Aşık Olmak” gibi klasikleşmiş şarkıları konser atmosferinde dinlemek gerçekten çok hoş oluyor. Bir de naçizane tespit: Geçmişte başka sanatçılar tarafından yorumlanmış olan Sakman besteleri

en çok sahibinin sesine yakışıyor bence. Kayıtlar da bence gayet güzel. Bu nedenle sanırım İş Sanat yetkililerine teşekkür etmemiz gerekiyor.
Vedat Sakman’ın bir ömürlük yolculuğunu özetleyen “Konser” albümünü dinlerken anlıyorsunuz; Vedat Sakman tam bir “şehir ozanı” aslında. Şehir hayatının dertlerini ve mutluluklarını

şehirli insanların aşk yüzünden çektiklerini anlatan bir şair. Onun yakışıklı sesi büyük caddelerde ayrılanları

meydanlarda buluşan sevgilileri

vapurlarda hatırlanan eski aşıkları hatırlatıyor. İçi bir hoş oluyor insanın.
Öte yandan

Vedat Sakman bir yalnız adam bence. Elinde gitarıyla her türlü yozlaşmanın ve küçük hesabın dışında kalmayı başarmış bir müzik kahramanı. İyi ki var böyle insanlar. Hayatın hâlâ yaşamaya değer olduğunu sayelerinde anlıyoruz. Her yaptıklarıyla içimizde bir mum yakıyorlar. Zaten o mumlar da olmasa şu devirde halimiz duman valla.
Vatan Gazetesi - 01 Ekim 2006