Konu
:
Atasözleri Sözlüğü
Tekil Mesaj Gösterimi
17-05-2007, 05:54
#
1
(
permalink
)
-BAŞŞAD-
Atasözleri Sözlüğü
-A-
Aba vakti aba
yaba vakti yaba : Her şey zamanında yapılırsa kişi kazançlı olur.
Abanın kadri yağmurda bilinir : Daha önce kıymetsiz gibi görünen bir çok şeyin
kullanım zamanı geldiğinde değeri artar.
Abdal abdalın ne umduğunu
ne bulduğunu ister : Sosyal seviyesi eşit insanlar birbirlerini çekemezler.
Acemi katır kapı önünde yük indirir : Elinden yeterince iş gelmeyen kimseler
kendilerine verilen görevi istenildiği biçimde yapamazlar veya yarım bırakıp kaçarlar.
Acemi nalbant gibi kah nalına vurur
kah mıhına : Söylediği sözlerle yaptığı işler arasında tutarlılık yoktur. Bunu da genellikle bilmeyerek yapar.
Acı patlıcanı kırağı çalmaz : Hayatta birçok problemlerle karşılaşıp bunlardan başarı ile çıkmış olanlar
bundan sonra karşılaşacakları zorlukları da atlatıp başarı ile çıkarlar.
Akıl kişiye sermayedir : Kişinin yaptığı işte başarı sağlaması
aklını kullanması ile orantılıdır.
At yedi günde
it yediği günde : Toplumlar arası ilişkilerde olgun ve asil kişiler
kişiliklerini hemen ortaya koymazlar.
Ayranım ekşidir diyen olmaz : Her kişi neyi ele almışsa onun iyi olduğunu savunur.
-B-
Baba ekmeği zindan ekmeği
koca ekmeği meydan ekmeği : Kadınlar için baba evinde kalmak
belli bir zamana kadar normaldir. Evlendiği zaman ise kendi kurallarına göre yaşayacağından dolayı daha rahat olacaktır.
Baba koruk yer
oğlunun dişi kamaşır : Aile reisi olan babanın önceleri yaptığı kötü bir işin sıkıntısını çocuğu çeker.
Babadan mal kalır
kemal kalmaz : Babası ölen kişiye maddi varlıklar kalabilir ama olgunluk ve fazileti miras olarak kalmaz.
Babaya dayanma
karıya güvenme : Kişi
maddi konularda babasına değil kendine güvenmelidir. Kadın ise kolay etkilenen bir varlık olduğu için verilen sırları bir başkasına aktarabilir.
Baca eğri de olsa dumanı doğru çıkar : Yaradılışı itibariyle iyi olan kişi en kötü durumda bile olsa bu niteliğini kaybetmez.
Bal demekle ağız tatlanmaz : Güzel sözler söylemekle güzel şeyler her zaman gerçekleşmez.
Besle kargayı oysun gözünü : Kıymet bilmez kişiler kendilerine yapılan iyiliğe
kötülükle karşılık verebilirler.
Boşboğazı ateşe atmışlar
odun yaş diye bağırmış : Aklına her geleni söyleyen kişiler
toplum içinde sevilmezler.
Büyük lokma ye büyük söz söyleme : Hayatta hiçbir zaman başkalarının durumu küçümsenmemelidir.
-C-
Cahil adam meyve vermeyen ağaca benzer : Bilgisiz kişiler etraflarına faydalı olamadıklarından ve davranışlarında olumlu sonuçlar beklenmediğinden dolayı faydalı kişiler değildirler.
Cahilin dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir : Alim her şeyi bilen kimsedir. Yaptığının sonuçlarını bilir ve katlanır. Kendisi ile dost olmak mümkün olduğu gibi düşman olunduğu zaman da bir noktada anlaşmak mümkündür. Cahil kişiler iyi niyetli görünseler de onlarla anlaşmak güçtür
hatta mümkün değildir.
Cami ne kadar büyük olsa imam bildiğini okur : Bir toplulukta çok kişi ve fikir olsa da karar verme yetkisine sahip kimseler
kendi bildiklerini uygularlar.
Can boğazdan gelir : İnsanın hareketli ve üretken bir yaşam sürdürebilmesi için beslenme biçimine dikkat etmesi gerekir.
Can cümleden azizdir : İnsanlar kendi çıkarlarını her zaman başkalarının çıkarlarından üstün görürler. Aksi şekilde davrandıklarında bile kendi çıkarları söz konusu olduğu zaman fedakarlık yapmaktan vazgeçerler.
Can çıkmayınca huy çıkmaz : Hayat boyu kazanılan alışkanlıklar da gelişir. Ama değiştirmek çok zordur. Kişi ölünceye kadar devam eder.
Canı acıyan eşek
atı geçer : Karşılaştığı bir konuda ziyan gören
canı yanan kimse aynı zarara uğramamak için var gücüyle çalışır.
Canı kaymak isteyen
mandayı yanında taşır : Güzel ve varlıklı bir yaşam sürmek isteyen kişi kendisine bu yaşamı sağlayacak olan varlıkları çok yakınında bulundurmalıdır.
Cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilemez : Hayatında dert ve sıkıntı çekmemiş olan kişiler
mutluluğun kıymetini anlayamazlar.
Cins kedi ölüsünü göstermez : Soylu kimseler çok zor durumda da olsalar
durumlarını belli etmezler.
Cömert ile nekesin harcı birdir : Parayı kullanma biçimi
onun niteliğini değiştirmez.
-Ç-
Çabuk parlayan çabuk söner : Layık olmadıkları makamlara getirilen kişilerin
bir süre sonra yetersizlikleri ortaya çıkar.
Çağrılan yere erinme
çağrılmayan yere görünme : İnsanlar davet edildikleri yerlere mutlaka gitmelidirler. Çünkü davet eden kişi tarafından istenmektedirler. Çağrılmayan yere gitmek ise yüzsüzlük ve arsızlık olur.
Çalıda gül bitmez
cahile söz yetmez : Güzelliklerin simgesi olan gülün çalıda yaşaması düşünülemez. Aynı şekilde
cahil kişiye de sözün doğrusunu anlatmak mümkün değildir. Cahil olduğu için kendi bildiklerinin dışında da doğruların bulunduğunu kabul etmesi mümkün değildir.
Çalışmak ibadetin yarısıdır : İbadet kişiyi kötülüklerden sıyırır
iyilik yolunda ilerletir. Tanrı yolunda çalışmak ta kişiyi kötü duygulardan arındırır. Bunun içindir ki çalışmak
ibadet kadar büyük değer taşır.
Çalma elin kapısını
çalarlar kapını : Kişi hayatında bilerek ve isteyerek kimseye kötülük yapmamalıdır. Böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde
günün birinde benzer olumsuzlukları yaşaması muhtemeldir.
Çiftçiye yağmur
yolcuya kurak
cümlenin muradını verecek hak : Her kul Tanrı'sından kendi çıkarları doğrultusunda istekte bulunur. Bu istekler birbirine zıt da olabilir. Ama Tanrı bu dilekleri şaşmaz bir düzen
uygun gördüğü biçimde yerine getirir.
Çirkefe taş atma
üzerine sıçrar : Çevrelerinde kötü
edepsiz tanınan kişilerle ilişkiye girmek doğru değildir.
Çocuktan al haberi : Art niyet taşımayan çocuklar
başkalarının yanında her şeyi çekinmeden konuşurlar.
Çürük tahta çivi tutmaz : Esas niteliği bozulmuş bir şeyi eski haline getirmek mümkün değildir.
-D-
Dağ başından duman eksik olmaz : Toplumda yüksek ekonomik ve sosyal seviyeye sahip insanların
bu konumlarından kaynaklanan bir takım üzüntü ve sıkıntıları vardır. Bu durum
zenginlik ve yüksek makam devam ettiği sürece hiç eksilmez.
Dağ dağ üstünde olur
ev ev üstünde olmaz : En olmayacak şeyler bile bir gün gerçekleşebilir. Ama iki ailenin aynı ev ortamında yaşaması düşünülemez.
Damlaya damlaya göl olur : Küçük çabalar
büyük problemlerin çözümüne yardımcı olabilirler.
Danışan dağı aşmış
danışmayan yolu şaşmış : Bilmediğini başkalarına soran kimse
işi iyi ve çabuk bitirir. Fikir alışverişinde bulunmayanlar ise başarı elde edemezler.
Darı unundan baklava
incir ağacından oklava olmaz : Kötü malzeme ile güzel bir iş meydana getirilemez. Yeteneksiz kişiler
büyük sorumlulukların gerektirdiği çabayı gösteremezler.
Davul dengi dengine diye çalar : Birlikte yaşayacak veya arkadaş olacak insanların eşitiyle beraber olması lazımdır. Yoksa yapılacak her işte başarısızlık kaçınılmaz olur.
Devir tavında
dilber çağında : Bir işin başarılması için
o an değerlendirilmesi gereken zaman dilimleri vardır.
Dikensiz gül olmaz : Yaşanan her başarı ve mutluluğun yanında
bu sürecin parçası olan küçük olumsuzluklar da mevcuttur.
Düt demeye dudak ister : Niteliği ne olursa olsun
bir işi başarabilmek için yetenek ve imkanlar gereklidir.
-E-
Ecel geldi cihane
baş ağrısı bahane : Kişinin çok önceden belirlenmiş bir alın yazısı vardır. Bu kurala göre zamanı gelince ölecektir. Bu ölüme bir neden bulunur. Esas sebep o kişinin tanrı katına çağrılmasıdır.
Ecele çare olmaz : Hayatta her durumun çaresi bulunabilir. Ama ölümü engellemek imkansızdır.
Eceli gelen köpek cami duvarına işer : Bir toplulukta bütün insanların kutsal saydığı şeyleri kötüleyenler
hiçbir zaman sevilip istenmezler.
Edebi
edepsizden öğren : Edepsiz kişinin hareketlerini gören
sonuçlarını izleyen kişi
bunların kötülüklerini görür ve yapmamaya çalışır.
Eden bulur
inleyen ölür : Başkasına kötülük eden kimse en sonunda yaptıklarının cezasını çeker.
Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur : Verimin yüksekliği
çalışmanın etkili bir şekilde gerçekleşmesine bağlıdır.
Esirgenen göze çöp batar : Bir konu üzerine gereğinden fazla yoğunlaşmak
aksilikleri de beraberinde getirebilir.
Evdeki hesap çarşıya uymaz : Planlanan durumlar ile ulaşılan sonuç
her zaman aynı olmayabilir.
-F-
Fakirlik ayıp değil
tembellik ayıp : Toplum yaşamında herkes aynı gelir düzeyine sahip olmayabilir. Fakir de olsa zengin de olsa çalışmamak
başkalarının sırtından geçinmeye uğraşmak tembelliktir.
Fala inanma
falsız da kalma : Fala inanmak doğru değildir
aslı yoktur. Yine de insan güzel sözler duymaktan hoşlanır.
Fare
çıktığı deliği bilir : Toplumun onaylamadığı işleri yapanlar
sıkıştıkları zaman nasıl hareket edeceklerini önceden hesaplarlar.
Faydasız baş
mezara yaraşır : Hiçbir iş yapmadan başkalarının sırtından geçinen kimseler ölmüş sayılırlar. Çünkü ölülerin de faydası yoktur.
Fazla aş
ya karın ağrıtır ya baş : Çok yemek kişinin sağlığını olumsuz yönde etkiler. Bu yüzden kararında yemek gerekir.
Fazla naz aşık usandırır : Kişinin kaprislerine yakınları bir süre katlanabilirler. Ama bu naz devam edecek olursa etrafındakilere de sıkıntı verir.
Felek kimine kavun yedirir
kimine kelek : Aynı toplumda şanslı ve şanssız kişilerin bir arada bulunmaları doğaldır.
Fukaranın düşkünü
beyaz giyer kış günü : Toplumda saygın bir yeri olan kişiler
mevki kaybına uğradıklarında aykırı davranmaktan çekinmezler.
Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar : Kişinin içinde bulunduğu çevrenin ekonomik ve sosyal yapısı
ulaşılan sonuçların niteliğini etkiler.
-G-
Gafile kelam
nafile kelam : Etrafında olan biteni umursamayan kimseleri doğru yola getirmek için yapılan uyarılar boşunadır.
Garibin yardımcısı Allah'tır : Garip kişilerin yardımına gönlündeki inancın büyüklüğü oranında ancak Allah yardım eder.
Garip kuşun yuvasını Allah yapar : Tanrı'ya inanmış kişileri
tanrı sıkıntı içinde bırakmaz. Onlar bir süre sıkılsalar da Tanrı bir yerden bir şey bağışlayarak sıkıntılarını ya kaldırır ya da hafifletir.
Gavurun tembeli keşiş
Müslüman'ın tembeli derviş : Bütün dinler çalışmayı emreder. Bazı kimseler ise dini çıkarları doğrultusunda kullanıp
çalışmadan yaşamanın yollarını bulurlar ki kendileri için çok kötü bir davranışı gerçekleştirmiş olurlar.
Geç olsun
güç olmasın (Başarılması çok zor işler için söylenir) : Yapılan işlerin başarıya ulaşması ve birtakım engellerin ortadan kaldırılması için fazla zaman harcanmasının ziyanı yoktur.
Gel demek kolay
git demek güçtür : Bir konuğu davet etmek
bir insanı iş bulup yerleştirmek kolay ve zevk verici uğraşlardır. Ama sıkıntı veren konuğa artık git demek
işini hafife alan kimseye işe gelme demek çok zordur. Bunun için insanlara bir iyilikte bulunulacağı zaman iyi düşünülmeli
layık olana bu hizmet verilmelidir.
Gelen gideni aratır : Tanışılan kişiler
unutulanlardan daha büyük hatalar yapabilir anlamında kullanılır.
Gezen ayağa taş değer : Gereksiz davranışlarda bulunan kişiler
kendilerine zararlı durumların ortaya çıkmasına sebep olabilirler.
Göz görür
gönül çeker : Kişi ancak ilgi duyduğu konulara karşı gözlemde bulunur.
-H-
Hacı hacıyı Mekke'de bulur : Aynı düşüncede olan insanlar
ayrı ayrı davransalar bile bir gün aynı yolda buluşurlar. Kendilerine ait yolda veya yerde buluşurlar
birbirlerini bulurlar.
Hacı Mekke'de
derviş tekkede : İnsanlar yetişme şekillerine göre kendilerine uygun bir ortamda yaşarlarsa mutlu olabilirler. Yoksa ömürleri sıkıntı içinde geçer. Bulundukları yerde sevilmez ve istenmezler.
Haddini bilmeyene bildirirler : Yetkili olmadığı konularda ahkam kesenler
hak ettikleri durumlarla mutlaka karşılaşırlar.
Hak deyince akan sular durur : Anlaşmazlıklarda doğruluk
dürüstlük
tarafsızlık
hakkaniyet yolundan hareket edilirse kimsenin söyleyecek bir sözü
eleştirisi kalmaz.
Hak doğrunun yardımcısıdır : Tanrı
doğru olana yaptıklarının mükafatını mutlaka verir. Doğru kimseler ilk planda başarısız gibi görünseler de tutumlarını devam ettirdikleri sürece başarıya ulaşacaklardır.
Helal kazanç ile pilav yenmez : Doğrulukla ve ahlakla elde edilen kazanç
insanı kısa yoldan zengin etmeye yetmez.
Horoz ölür
gözü çöplükte kalır : Uzun süre yaşanan mekanların unutulması kolay olmaz.
Huylu huyundan vazgeçmez : Kişilik
uzun bir zaman diliminde oluştuğu için ani değişikliklere müsait değildir.
-I-
Ihlamurdan odun olmaz
beslemeden kadın olmaz : Yaşam içinde her konu birbirine uygun olursa başarı olur ve devam eder.
Irmak kenarına çeşme yapılmaz : Birbirine zıt verimlilikteki iki kurum veya sosyal müessesenin
aynı ortamda varlıklarını sürdürmeleri zordur.
Irmaktan geçerken at değiştirilmez : Yapılmaya başlanan bir işte
ilk zamanlar başarı elde edilmeyebilir. İşin daha başarılı yapılması için uygulanan yöntemler de değiştirilebilir. Olumsuz bir ortamda yöntem değiştirmek doğru değildir. İyi sonuçlar vermez.
Isıramadığın eli öp de başına koy : Yaşam içinde bir takım mücadeleler yapılacaktır. Bu kavgada düşman bizden çok güçlü ise onunla kavga etmemek gerekir. Kavga edilirse yenilmek muhakkaktır.
Isırgan ile taharet olmaz : Başarılı bir iş oluşturmak için işe yarar
faydalı araç kullanmak gerekir. Kötü malzeme ile iyi ve başarılı sonuçlar elde edilemez.
Isıran it
dişini göstermez : Kötülük yapmayı düşünen kişi
bunu zamanı gelince ve aniden gerçekleştirir.
Islanmışın yağmurdan pervası yoktur : Bir konuda büyük zarar görmüş kişi
benzer zararlardan korku duymaz.
Ismarlama hac
hac olmaz : İnsan kendi işini kendi yapmalıdır. Başkasına yaptırılan işten başarı elde edilemez.
Işığını akşamdan önce yakan
sabah çırasına yağ bulamaz : İnsanlar savurganlık yapmamalıdırlar. Parasını gereksiz yere harcayan
gerektiğinde para ve mal bulamaz. Zorluk içinde kalır.
-İ-
İbadet de (mahfi) gizli
kabahat da : İbadet Tanrı ile kul arasındadır. İbadeti başkalarına gösteriş için yapanlar Tanrı'nın emirlerini
kulluk görevini yerine getirmemiş olurlar. İnsan bazı kusurları yaparak olgunlaşır
tecrübe kazanır. Bunun için olgunlaşmamıza yarayan kusurların da gizlenmesinde yarar vardır.
İçi beni yakar
dışı eli : Her şey dıştan göründüğü kadar güzel olmayabilir. Dış görünüşe aldanmak doğru değildir.
İğreti ata binen tez iner : Kendi malımız olmayan malzemeye güvenip bir işe başlamak doğru değildir. Malzemenin sahibi
malını geri istediği zaman zor durumda kalır.
İğneyi evvela kendine sok
çuvaldızı başkasına : Kendisi en küçük bir sıkıntıya katlanamayan kimse
başkalarına çok büyük sıkıntı vermemelidir. Kendisi küçük kötülüğe katlanamayan
başkalarına kötülükler yapmaktan kaçınmalıdır.
İki deliye bir akıllı : Birbirine zıt iki kişinin arasını bulacak
mantıklı bir kimsenin bulunması mutlak gereklidir.
İnsan insanın şeytanıdır : Arkadaş seçiminde dikkatli ve özenli olmak gereklidir. Kötü arkadaş kişiyi yoldan çıkarır
saptırır.
İti
öldürene sürütürler : Bir kişinin sorumluluğundaki görev kötü şekilde sonuçlanırsa
bu sonucun düzeltilmesi için bizzat o kişi çaba göstermelidir. İşin sorumluluğu onu yapana ait olacaktır.
İyilik eden iyilik bulur : Etrafına iyilik eden kimse gün gelir zor durumda kalırsa ona da iyilik yapılır. Her şeyin karşılığı muhakkak vardır.
-K-
Kabahat da gizli olmalı
ibadet de : Yapılan bütün işlerde işin özüne inmeye gayret edilmelidir. Başkalarına gösteriş için yapılan hiçbir işten
davranıştan iyilik ve hayır beklemek mümkün değildir.
Kabahat ölende değil
öldürendedir : Yapılan her işte karşımızdakini sinirlendirmekten kaçınmalıyız. Karşısındakini söz ve hareketleri ile aşırı tahrik eden kimse
onun hücumlarına karşı çaresiz kalabilir
hatta ölebilir de. Bunun nedeni kendini kaybedip bu cinayeti işleyende değil
onu da o derecede tahrik edip cinayeti işletendedir.
Kaçan balık büyük olur : Kişi elindeki imkanları iyi ve zamanında kullanmasını bilmelidir. Zamanında kullanamaz ve fırsatı kaçırırsa küçük bir fırsatı büyükmüş gibi gösterir ve boyuna aynı şeyleri söyler. Çünkü fırsatı değerlendirememenin ezikliğini hisseder durur.
Kadı anlatana göre fetva verir : Herkes bildiğini ve gördüğünü eksiksiz olarak söylemelidir. Çünkü dinleyen
olayı görmeyen kimseler anlatılana göre karar verirler.
Kadı ekmeğini karınca yemez : Kadı
kanunların uygulayıcısı olduğu için kimse onun malına dokunamaz. Sonucunun kötü olacağını bilir. Kadılar hakkın
kanunun ve düzenin temsilcisi oldukları için kimse onların mallarına kötü gözle bakmaz
bakamaz.
Kanaat gibi devlet olmaz : Elindekiler ile yetinmesini bilen kimse sıkıntı çekmez.
Kişi refikinden azar : İnsanı iyi ve kötü yola sürükleyen arkadaşıdır.
Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman çelebi derler : Bir şeyin çok kıymetlisi bulunmazsa daha aşağı değerde olan kıymet ve itibar kazanır.
Kuru laf karın doyurmaz : Bir gayret göstermeden
bir yatırım yapmadan yalnızca boş sözlerle başarı elde etmek mümkün değildir.
-L-
Laf ile peynir gemisi yürümez : Bir kimsenin kendini övmesi ile gereken işte gereken sonuçlar alınmaz.
Laf lafı açar : Karşılıklı konuşmalarda konuşma bir süre uzadığı zaman
sözden başka söze geçilmeye başlanır. Başlangıçta hiç düşünülmeyen konulara kadar söz uzar gider.
Laf torbaya girmez : Bir konu hakkında sarfedilen sözler üzerinde iyice düşünülmelidir.
Latife latif gerek : Şakalar karşısındakini kırmayacak biçimde olmalıdır. Şaka yapan
karşısındakini çok iyi anlamalı
kırmadan
incitmeden şaka yapabilmelidir.
Leyleğin ömrü laklak ile geçer : Aylak kişiler bütün günlerini orada burada boş laflar söyleyerek boşa geçirmiş olurlar.
Lodosun gözü yaşlı olur : Lodosun sonunda yağmur yağar.
Lokma çiğnemeden yutulmaz : Bir işin iyi sonuçlanması için gereken önem ve çalışma gösterilmelidir.
Lokma karın doyurmaz
şefkat artırır : Bir kişiye armağanlar vermek
o kişinin ihtiyaçlarını karşıladığı için değil aradaki sevgiyi çoğalttığı için çok değerlidir.
-M-
Mahkeme kadıya mülk değil : İnsan
yaşamı süresince güçlü makamlara gelebilir. Böyle makamlara gelince etrafındakilere böbürlenmemelidir. Çünkü gün gelecek
bu makamı bırakmak zorunda kalacaktır.
Mal adama hem dost
hem düşmandır : Mal insanı rahat ve huzurlu yaşattığı için dosttur. Aynı zamanda
zengin olmanın getirdiği tehditlerden dolayı düşmanıdır.
Mal canı kazanmaz
can malı kazanır : İnsanlar fazla kazanacağım diyerek sağlıklarını tehlikeye atmamalıdırlar. Kişi sağlıklı olursa mal kazanması
pek çok kazanması mümkündür. Ama sağlığını kaybederse mal da kazanamaz olur.
Mal canın yongasıdır : Can her şeyden kıymetlidir. Zorluklarla elde edilen mal da cana yakın değer taşır.
Mal melameti örter : Zengin olmak
insanların kusurlarını görmezden gelmelerine yardımcı olur.
Malını yemesini bilmeyen zengin her gün züğürttür : Züğürt kimse parası olmadığı için zorluk içindedir. Parasını yiyemeyen kimseler ise paraları olduğu halde bu yokluğu çekenlerdir.
Mart ayı
dert ayı : Kış ile ilkbahar arasındaki geçiş dönemi olduğu için insanlar hastalıklara daha kolay yakalanırlar.
Meyhaneciden kefil istemişler
bozacıyı göstermiş : Toplumda uygunsuz işleri yapanlar kendi haklılıklarını
benzer kişileri göstererek savunmaya çalışırlar.
Mühür kimde ise Süleyman odur : Bir konuda yetkili kim ise onun sözü geçer.
Mürüvvete endaze olmaz : Yardımseverliğin ölçüsü olmaz.
-N-
Namaza meyli olmayanın ezanda kulağı olmaz : Bir işin bütününü istemeyen kimseler
o işin ayrıntıları ile hiç ilgilenmezler.
Nasihat isteyen tembele iş bulursun : Tembel kimseler kendisine söylenen işi başka türlü yorumlayıp
bu yorum üstüne fikirler ileri sürerek o görevi yapmak istemezler veya kendisine önerilen işi başka bir biçimde yapmayı öğrenirler.
Ne doğrarsan aşına
o çıkar kaşığına : Kişi çok çalışırsa gelecek günleri de başarılı olur. Kazancı bol olur. Az çalışırsa kazancı
başarısı da az olur.
Ne ekersen onu biçersin : Kişiler çevrelerine nasıl davranırlarsa öyle cevap alırlar.
Ne idik
ne olduk : İçinde yaşadığımız toplum çok hızlı değişiyor. Biz bu toplumda bulunduğumuz ortamdan çok değişik ortamlara geldik. Bundan sonra da nerelere geleceğimiz
neler olacağı belli değil.
Ne oldum dememeli
ne olacağım demeli : Esas olan başarının niteliğinden çok devamlılığıdır.
Ne verirsen elinle
o gelir seninle : İnsanlar yaşamları boyunca daima iyilik yapmalıdır. Bu iyiliklerin karşılığı
bir gün mutlaka sahibini bulacaktır.
Nerede birlik
orada dirlik : Kişiler arasında anlaşma
duygu ve düşünce birliği olursa orada huzur
güven ve düzen olur.
Nerede hareket
orada bereket : Çalışmanın çok olduğu yerde
bu çalışmaların sonucu olan ürünler de çok olur.
Niyet hayır
akıbet hayır : Bir işe başlarken iyi niyetle hareket edilirse sonuç ta iyi olur.
-O-
Oduncunun gözü omcada : Bütün insanlar kendi işlerine yarayan şeylerle çok yakından ilgilenirler.
Oğlan dayıya
kız halaya çeker : Oğlan çocuğu genlerin tesiri ile dayıya
kız ise halaya çeker
onun hareket ve tavırlarını alır. (Halk arasında yapılan bir yorumdur)
Oğlanınki oğul bağı
kızınki bahçe gülü : Kişinin torunu oğlundan olursa oğul balı diyerek
kız evlattan olursa bahçe gülü diyerek sevinir.
Olacakla öleceğe çare yoktur : İnsanların yaşam boyu karşılaşacakları ne varsa doğarken belli olur ama kişi bunu bilmez. Başımıza gelen ve elimizde olmayan sebeplerle oluşan olaylara çok üzülmemek gerekir.
Olmaz olmaz deme
olmaz olmaz : Hayatta hiç ummadığımız olaylar
en şaşırtıcı biçimde karşımıza çıkabilir.
Orman olur da domuz olmaz mı? : İyi bir ortamda çıkarcılar bulunabilir
bulunması doğaldır.
Osmanlı'nın ekmeği dizindedir : İşlerimizin başarılı olması için kendimize ayırdığımız zaman çok olmamalıdır. İşlerimize ne kadar ağırlık verirsek o kadar başarılı oluruz.
Osurukla boya boyanmaz : Gerekli bilgi ve görgü olmadan bir işi tam olarak görüp bitirmek imkansızdır.
Otu çek köküne bak : Bir kimsenin hakkında tam olarak bilgi sahibi olmak istenirse o kimsenin soyunu sopunu çok iyi incelemek gerekir.
-Ö-
Ödünç; güle güle gelir
ağlaya ağlaya gider : Ödünç verilirken veren de alan da güler yüzlüdür
mutludur. Ödünç alınan geri verilirken ise durum değişiktir. Para veren kimse de parasını zamanında alamazsa tarafların arası çok çabuk bozulur.
Öfke baldan tatlıdır : İnsan sinirlendiği zaman bağırır çağırır
rahatlar.
Öfkeyle kalkan zararla oturur : Aniden öfkelenerek sergilenen davranışlar kırıcı olur. Sonuçları önceden tasarlanamaz.
Öküze boynuzu yük değil : Meşgul olduğu iş
kişiye yük olmaz. Onları yaşamının bir parçası olarak kabul eder.
Öksüz çocuk göbeğini kendisi keser : Bir koruyanı
kollayanı olmayan kimseler her işlerini kendileri yapmak zorundadır.
Ölenle birlikte ölünmez : Ölüm kaçınılmazdır. Ölen bir kimsenin ardından yas tutmak ta onu geri getirmeyecektir. Bu durumu bilerek ona göre davranmak gereklidir.
Ölüm var
dirim var : İnsanlar malını ve zamanını
varlığını düşünerek kullanmalıdır
geleceğini düşünmelidir.
Ön tekerlek nereye giderse arka tekerlek de oraya gider : Bir ailede büyükler nasıl bir yaşam içindelerse çocuklar da benzer bir hayat sürdürürler.
Öpülecek el ısırılmaz : Hürmet gösterilmesi gereken kişilere saygısızlık etmek hatadır.
-P-
Padişah yasağı üç gün sürer : Padişahlık idaresi
bir kişinin sözünün geçtiği bir yöntemdir
keyfidir. Bugün çıkarılan yasaklar
yarın bir neden ile ortadan kaldırılırlar. Bunun içindir ki emirlerinin devamlı olacağını düşünmemek lazımdır.
Palamut çok biterse kış erken olur : Uzun yılların tecrübesine dayanılarak elde edilen sonuçlara göre meşe ağaçlarında palamudun çok olması kışın erken geleceğini gösterir.
Papaz her gün pilav yemez : Her işi daima bir kişiye yaptırmak doğru değildir. O kişi çok defalar ses çıkarmadan bu sıkıntıya katlandıysa da günün birinde yapamayacak duruma gelir ve yapmaz. Bunun için insanları usandırmayacak bir yöntem izlemekte yarar vardır.
Para dediğin el kiri : İnsanlar bütün ömürlerini paraya bağlamamalıdırlar.
Para ile imanın kimde olduğu bilinmez : Para bütün toplumlarda dikkati çeken bir araçtır. İman ise tanrı ile kul arasında olduğu için başkalarının bilmesine gerek yoktur. Söylenilmesi de acayiplik yaratır.
Pazar ilk pazardır : Pazara götürüp satmak istediğimiz mala verilen ilk fiyat en iyi fiyattır.
Perşembenin gelişi
çarşambadan bellidir : Bir işin nasıl sonuçlanacağı
işin bugünkü durumundan belli olur.
Pilav yiyen
kaşığı belinde gerek : Bir işe girişmek isteyen kimseler o iş için gerekenleri yanlarında bulundurmak zorundadırlar.
Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın : Kişi
bir olayın sonuçlanması için elinden gelen gayreti göstermelidir.
-R-
Rağbet güzel ile zenginedir : Güzel ve zengin olan kimseler her zaman ilgi görürler. El üstünde tutulurlar.
Rahat ararsan mezarda : Yaşayan her kişinin az veya çok kendine göre bir derdi
sıkıntısı mutlak bulunur.
Ramazanda yalan söyleyenin yüzü
bayramda kara olur : Hayatta her zaman doğru olmalı
doğru davranılmalıdır. Yalan söylemek
belki bir zaman için etrafımızdaki kandırmamıza neden olur. Ama gelişen olaylar
söylenen yalanı bir gün mutlak surette açığa çıkartır.
Rençber kırk yılda
tüccar kırk günde : Rençberin büyük emek harcayarak kazandığını
tüccar küçük bir ticaret oyunu ile kazanır.
Rüşvet kapıdan girince insaf bacadan çıkar : Doğru yoldan ayrılan ve şerefini rüşvet için feda eden kişiden her kötülüğü beklemek gerekmektedir.
Rüzgar eken fırtına biçer : Etrafında bulunanlara her zaman kötülük yapan kimseler sonunda mutlaka büyük kötülüklerle karşılaşırlar
Rüzgar esmeyince yaprak oynamaz : Meydana gelmiş hiçbir olay sebepsiz değildir.
Rüzgara karşı tüküren
kendi yüzüne tükürür : Kendi gücünün üstünde bir güç ile uğraşmak isteyen kimseler sonunda kendileri ziyanlı çıkarlar.
Rüzgarlı havanın kuytusu
yağmurlu havanın uykusu : Rüzgarda kuytu bir yer bulmak rahatlıktır.
-S-
Sabah ola
hayır ola : Sabahlar güçlü başlangıçlardır. Verimlili için günün bu saatlerini değerlendirmek gereklidir.
Sabır acıdır
meyvesi tatlıdır : Bir konuda sıkıntılı günlere katlanmak zordur. Ama dayanıldığı takdirde sonuçları güzeldir.
Sabreden derviş
muradına ermiş : Sabırlı olan kişiler
isteklerine kavuşurlar. Sabır ile mücadele edildiğinde başarı mutlaka bizim olacaktır.
Sabrın sonu selamettir : Karşılaştığı bütün zorluklardan hemen yılıp kaçmayan
sabretmesini bilen kimselerin işleri sonunda başarıya ulaşırlar.
Saç sefadan tırnak cefadan uzar : Keyifli insanların saçları
sıkıntıda olanların tırnakları uzar. (yaygın bir halk görüşü)
Saçım ak mı kara mı? Önüne düşünce görürsün : Konunun nasıl olduğunu sormaya gerek yoktur. Çok geçmeden bitecektir anlamında kullanılır.
Sade pirinç zerde olmaz
bal da gerek kazana; ata malı tez tükenir
evlat gerek kazana : İnsanlara babasından mal kalır. Ama bu
kişinin o malı iyi kullanacağını göstermez. Hazır yemeye başlanırsa tez zamanda tükenir
biter. Kişi kendine
kendi emeğine güvenmelidir.
Sana taşla vurana sen aşla vur : Kötülük yapan kimselere iyilik yapmak insanlık kuralıdır.
Sanat altın bileziktir : Sanat bir kimsenin bir işi en iyi bir biçimde her yerde ve şartta yapmasıdır.
-Ş-
Şahin ile deve avlanmaz : Her işi yapmanın bir yöntemi vardır.
Şahin küçük et yer
deve büyük ot yer : İnsanlar fiziki görünüşlerine göre değil
yaradılış özelliklerine göre davranırlar. Görünüşü küçük olan kişi
her zaman güçsüz olarak görülmemelidir.
Şakanın sonu kakadır : Devamlı şaka yapmak hatalıdır. Önce güzel ve eğlenceli gelirse de bir zaman sonra dayanma gücü azalır ve küçük kırgınlıklar ortaya çıkar.
Şaşkın ördek başını bırakır
kıçından dalar : Her iş
bir düşünce ile
bir plan ile yapılmalıdır. Ne yaptığını iyi bilmeyen kimseler
giriştikleri işlerde akılcı yollardan ayrılırlar.
Şer işi uzat hayra dönsün
hayır işi uzatma şerre dönmesin : Kötü olan işlerin üzerinde çalışmalı
o işi iyiye çevirmelidir. İyi olan işleri hemen sonuçlandırmak gereklidir.
Şeriatın kestiği parmak acımaz : Kanunlar herkese eşit olarak uygulanmalıdır. Böyle olursa
kanunda yazılan cezaya kimse itiraz edemez
boyun eğer.
Şeytanla ortak buğday eken samanını alır : Hilekar
sorumsuz kimselerle ortak olanlar
yapılan işin zararını yüklenirler.
Şimşek çakmadan gök gürlemez : Söylenen
konuşulan her olay daha önceki başka bir olaydan kaynaklıdır.
Şöhret felakettir : Ünlü olmak birçok sıkıntıyı da beraberinde getirir.
-T-
Tabak sevdiği deriyi yerden yere çalar : İnsanlar
ileride başarılı olmasını istedikleri kişileri kıyasıya çalıştırırlar.
Tabancanın dolusu bir kişiyi
boşu kırk kişiyi korkutur : Tabancayı
sinirli olunan durumlarda lüzumsuz yere kullanmak sahibinin başına dert açar. Ama tabanca; taşıyan kişinin belinde iken çok kimse bu durumdan ürker.
Talihsiz hacıyı deve üstünde yılan sokar : Düşündüğünü uygulaması nasip olmayacak kişinin karşısına
hatıra hayale gelmeyen engeller çıkar.
Tandır başında bağ dikmek kolaydır : Hayal kurmakla sorunlar çözümlenemez. Esas problem
düşleri uygulama alanına sokmaktır.
Tarla çayırda
bağ bayırda : Tarla ve bağ alırken yerlerine dikkat edilmelidir.
Taş düştüğü yerde ağırdır : İnsanın değeri bulunduğu çevrede iyi bilinir.
Tatarın kılavuza ihtiyacı yok : Yapacağı işi çok iyi bilen kimselere başkalarının yardım etmesi gerekmez.
Tebdil-i mekanda ferahlık vardır : Kişi bulunduğu yerde yeni kimselerle tanışırsa rahatlar.
-U-
Ucuzdur vardır bir illeti
pahalıdır vardır bir hikmeti : Ucuz mallar genellikle kalitesizdirler. Kısa bir zaman sonra kullanılamaz hale gelirler. Bunun için o mal bize daha da pahalıya gelmiş olur.
Ulu sözü dinlemeyen uluyakalır : Tecrübeli kimselerin sözlerini dinlemeyip kendi kafası doğrultusunda giden kimseler sonunda büyük zararlara uğrarlar. Sıkıntı ve dertten kurtulamazlar.
Ulular köprü olsa basıp geçme : İnsan kendinden büyüklere her zaman hürmet etmelidir.
Ummadığın taş baş yarar : Dış görünüşe bakılıp verilen kararlar
bazen büyük hatalara yol açabilirler.
Umut fakirin ekmeğidir : Fakir olan kimseler
kısa süre sonra durumlarının değişeceğini düşünerek avunurlar.
Ustanın çekici bin altın : Sanatkar kimseler bir çok kişinin yapamadığı bir işi çok kısa bir sürede küçük bir hareketle yapıverirler.
Uyku ölümün kardeşidir : Uyuyan kimsenin dünya ile ilgisi kesilir. Olup bitenden haberi olmaz.
Uyuyan yılanın kuyruğuna basma : Kimseye zararı dokunmayan kimseleri kızdırmak
başkalarının zarar görmesine yol açabilir.
Uzaktan davulun sesi hoş gelir : Özelliğini iyi bilmediğimiz iş ve konuların sıkıntılarını da bilmemize imkan yoktur. Bazen çok zor bir konuyu çok kolaymış gibi kabul ettiğimiz de olur.
-Ü-
Üç elli
yaz belli : Kasım ayının sekizinden sonra üç defa elli gün sayılırsa nisan ayına
yani havaların ısındığı aya girilmiş olunur. Soğuklar biter.
Üç göç
bir yangının yerini tutar : Bir yerden bir yere taşınma zahmetli ve ziyanlı bir iştir.
Üremesini bilmeyen it
sürüye kurt gelir : Bir toplulukta nasıl davranılması gerektiğini bilmeyen kimseler
kendileriyle birlikte başkalarının da başına dert açarlar.
Üşenenin oğlu
kızı olmamış : İnsan bir varlık elde etmek istiyorsa tembel tembel oturmamalıdır.
Üzüm üzüme baka baka kararır : Çok samimi olan kimseler
birbirlerinin huylarını benimserler.
Üzümün çöpü var
armudun sapı : Her konunun kendine göre ufak olumsuzlukları bulunabilir. Bir işin olumlu yönleri dururken
olumsuz olanları üzerinde yoğunlaşmak doğru değildir.
Üzümün ye de bağını sorma : Sunulan imkanların kaynağını sorgulamak her zaman doğru olmayabilir.
-V-
Vücut kocar
gönül kocamaz : Hangi yaşta olursa olsun kişi gönlü sayesinde hep genç kalmayı başarabilir.
Verirsen doyur
vurursan duyur : Yardım yapılacaksa gereken ölçüde yapılmalıdır.
Veren el
alandan üstündür : Yardım ve iyiliksever kimseleri herkes sever
sayar.
Varsa pulun
herkes kulun; yoksa pulun
dardır yolun : Parası çok olan kimseye herkes iltifat eder
yakınında bulunmak ister. Yoksullara kimse yüz vermez. Adını deliye de çıkarabilirler.
Varsa hünerin
her yerde vardır yerin : Hüner
kişinin her şartta en iyi yaptığı
başarılı sonuç aldığı yeteneğidir. Bunun içindir ki her kişi mutlak bir hüner sahibi olup hayata öyle atılmalıdır.
Vakit nakittir : Zaman en değerli varlığımızdır. Hayatımızdaki en küçük bir anı bile boşa geçirmemek lazımdır.
-Y-
Yabancı koyun kenarda yatar : Toplumdaki kişiler kısa zamanda büyük yakınlık göstermedikleri için yeni gelenler yabancılık çekerler.
Yağ yiyen köpek tüyünden belli olur : Hiçbir sebep yokken yaşama düzeyi birden değişen
yükselen kişinin çaldığı ve rüşvet aldığı bellidir.
Yağmur yağsa kış olur
kişi halin bilse hoş olur : İnsanların etraflarına karşı davranışları
kendi sosyal durumları ile orantılı olmalıdır.
Yakasından atmak : Zorlu bir işi başkasına yüklemeye çalışmak.
Yalancı kim? İşittiğini söyleyen : İnsanlar her duyduklarını
doğrulamadan başkalarına söylememelidirler.
Yalnızlık Hakk'a mahsustur : Tek başına olmak
Tanrı'ya ait bir durumdur.
Yanık yerin otu tez biter : İnsanlara büyük ıstırap veren olaylar
bir zaman sonra unutulur.
Yol sormakla bulunur : Bir işe doğru başlamak için bilmediklerimizi sormak
öğrenmek lazımdır.
Yolundan giden yorulmaz : Yapacağı işin tekniğini iyi bilen
uygulamasında deneyim sahibi olan kimse yapacağını önceden tespit eder
sonra uygular. Sonuca sıkıntısız ulaşır. Bunları bilmeyenler ve uygulamayanlar deneme yanılma yöntemi ile hem çok para
hem çok zaman kaybederler. Hem de meydana çıkan iş arzu edilen düzeye erişmez.
Yük altında ancak eşek kalır : İnsanlık sıfatı olan kimse kendisine yapılan iyiliğin altında kalmaz. Bir zaman bulur
karşılığını verir.
-Z-
Zahmetsiz rahmet olmaz : Çaba göstermeden
sıkıntı çekmeden arzu edilen güzel ve iyi sonuçlara ulaşılmaz.
Zaman sana uymazsa sen zamana uy : İçinde yaşanılan zamanın şartları
bizim düşünce ve davranışlarımıza uymayabilir. Kendi düşüncelerimizi kabul ettirmek için etrafımızdakiler ile sürtüşmek doğru değildir. Zamanın gidişine uymak
ona göre davranmak en çıkar yoldur.
Ziyan olan koyunun kuyruğu yağlı olur : Elden kaçırılan fırsatlar küçük olsa da çok büyük görünür. Kişinin dilinden hiç düşmez. Hep büyüterek ondan bahseder.
Zemheride sür de çalı ile sür : Tarlanın zemheride sürülmesi ekinin iyi olması için çok önemlidir. Tarlayı dikkatli ve derin sürmek gerekir.
Zengin arabasını dağdan aşırır
züğürt düz ovada yolunu şaşırır : Varlıklı kişi
parasının ve itibarının çokluğu ile olmayacak işlerini bile kolaylıkla görür. Fakir ise parası olmadığı için en olacak işini bile bitiremez.
Zenginin basması ipekli görünür : Zengin kişilerin giydikleri
yedikleri en pahalısından seçilmiş zannedilir.
Zengin kesesini
züğürt dizini döver : Maddi durumu çok iyi kişiler her zaman parası ile övünür. Züğürt ise arzuladığı iş parası olmadığından yapamayacağı için üzülür. Istırap ve sıkıntı çeker.
-BAŞŞAD-
Üyelere Açık Profil Bilgileri
-BAŞŞAD- - Özel Mesaj gönder
-BAŞŞAD-´nin Web Sitesini ziyaret edin
-BAŞŞAD- - Daha fazla mesajını bul