Konu
:
Dini Hikayeler Arşivi
Tekil Mesaj Gösterimi
13-05-2007, 13:39
#
17
(
permalink
)
Konya_Tuningcisi
Cevap: Dini Hikayeler Arşivi
SU KADAR DEĞERİ YOK
Bir sene hacca gitmek üzere yola çıktı. Bağdât’a vardığında Halife Hârun Reşid bunun geldiğini haber aldı ve yanına çağırttırdı. Şakîk-i Belhî
halîfenin yanına geldi. Halîfe Hârun Reşîd sordu
“Zâhid olan Şakîk-i Belhî sen misin?”
Şakîk-i Belhî;
“Şakîk benim ama zâhid değilim.” dedi.
Halife nasîhat isteyince şöyle buyurdu:
“Aklını başına topla ve çok dikkatli ol. Allahü teâlâ sana Ebû Bekr-i Sıddîk’ın makâmını verdi ki
senden
onda olduğu gibi doğruluk istiyor. Sana Ömer-ül-Fârûk’un makâmını verdi ki
senden
onda olduğu gibi
hak ile bâtılı ayırmanı istiyor. Sana Osman-ı Zinnûreyn’in makâmını verdi ki
senden
onda olduğu gibi hayâ ve kerem sâhibi olmanı istiyor. Sana Aliyyül Mürtezâ’nın makâmını verdi ki
senden
onda olduğu gibi ilim ve adâlet istiyor.”
Hârun Reşîd;
“Biraz daha nasîhat et.” deyince
Şakîk-i Belhî buyurdu ki:
“Allahü teâlânın Cehennem diye bilinen bir yeri vardır ve seni de oraya bekçi yaptı. Eline üç şey verdi. Bunlar mal
kılıç ve kırbaçdır. İnsanları bu üç şeyle Cehennem’den uzaklaştır. Muhtaç biri gelirse ona mal ver. Allahü teâlânın emirlerine aykırı davrananları bu kırbaçla edeblendir
yola getir. Başkalarına haksızlık edenlerin
haksız yere adam öldürenlerin karşısına bu kılıçla sen çık. Eğer bunları yapmazsan Cehenneme ilk gidecek sen olursun.”
Halife biraz daha nasîhat istedi.
Şakîk-i Belhî buyurdu ki:
“Sen suyun menbaı
kaynağı gibisin. Senin vâlilerin
kumandanların da bu suyun kolları gibidir. Suyun menbaı saf
temiz
berrak olursa
suyun kolları da berrak olur. Suyun menbaı temiz olup
kollarda hafif bulanıklık olursa da zararı olmaz. Ama menbaı bulanık olursa
artık suyun kollarının saf ve berrak olmasını ümid etmek mümkün olmaz.”
Hârun Reşîd;
“Biraz daha anlat” dedi.
Şakîk-i Belhî buyurdu ki:
“Düşün ki çölün ortasında kaldın
susuzluktan ölmek üzeresin. Birisi getirip bir içim su satsa bu suyu kaça alırsın?"
O da; “
Ne kadar istiyorsa onu verir
suyu satın alırım.” dedi.
Şakîk-i Belhî buyurdu ki:
“Elinde su bulunan kimse
bu suya mukâbil senden servetinin yarısını istese
yine râzı olur musun?”.
Hârun Reşîd;
“Evet râzı olurum.” dedi.
Şakîk-i Belhî buyurdu ki:
“Düşün ki servetinin yarısını verip satın aldığın suyu içtin. Bir zaman geçince bu suyu dışarı atmak ihtiyâcını duydun
fakat idrar yapamadın. Öyle ki ölecek hâle geldin. Birisi çıkıp dese ki
ben senin bu sıkıntıdan kurtulmana sebeb olurum
lâkin buna mukabil olarak mülkünün öbür yarısını isterim
dese ne yaparsın?”
Hârun Reşîd;
“Elbette râzı olurum. Ben o sıkıntıda iken servetimin ne mânâsı var?” dedi.
Bunun üzerine Şakîk-i Belhî buyurdu ki:
“O halde önce içtiğin sonra idrar yoluyla dışarıya attığın bir içim su kıymetinde bile olmıyan şu servetine sakın güvenme. Bir kimseye karşı bununla öğünme!”
Bu nasîhatlardan sonra Hârun Reşîd çok ağladı. Şakîk-i Belhî’yi hürmet ve saygı ile uğurladı.
Konya_Tuningcisi
Üyelere Açık Profil Bilgileri
Konya_Tuningcisi´nin Web Sitesini ziyaret edin
Konya_Tuningcisi - Daha fazla mesajını bul