Tekil Mesaj Gösterimi
Eski 12-05-2007, 22:06   #4 (permalink)
Sovalye
 
Sovalye - ait Avatar
Tanımlı Cevap: Namaz ilmihali

 
Müdrik Hakkında Meseleler
300- Müdrik namazın başından sonuna kadar fasılasız olarak imama uyan ve bütün
rekatleri imamla beraber kılan kimsedir. İmama ilk rekatın rükûunda yetişen o
rekata yetişmiş ve müdrik adını almış olur.
Namaza imam ile beraber
başlamanın fazileti pek büyüktür. Bu hususta aşağıdaki meseleler ortaya
çıkar:
301- Bir kimse tek başına bir farz namaza başladıktan sonra
bulunduğu yerde cemaatla o farz namaz kılınmaya başlansa bakılır: Eğer tek
başına namaz kılmakta olan henüz secdeye varmamış ise namazı bırakıp imama
uyar. Böylece cemaat sevabını kazanmaya koşar. Bu müstahabdır. Eğer bir kez
secdeye varmış ise bakılır: Kıldığı namaz sabah veya akşam namazı ise yine
namazını bırakır ve imama uyar. Fakat bunların ikinci rekatı için secdeye
varmışsa artık namazı bırakmayıp tamamlar imama uyamaz. Çünkü sabah namazından
sonra nafile kılınamayacağı gibi üç rekatlı bir namaz da nafile
kılınamaz.
Öğle namazı gibi dört rekatlı bir farz ise kıldığı bir rekata
bir rekat daha ilave eder teşehhüdde bulunur ve selam vererek imama uyar.
Evvelce kıldığı o iki rekat namaz nafile olmuş olur. Böyle bir namazın üçüncü
rekatında bulunup da henüz secdesine varmamış ise hemen ayakta veya oturarak
selam verip namazdan çıkar ve imama uyar. Yalnız başına kıldığı iki rekat yine
bir nafile olmuş olur. Fakat bu namazın üçüncü rekatını secde ile bağlasa artık
bunu tamamlar farzını kılmış olur. Bu namaz öğle veya yatsı olduğuna göre de
kendi farzını kıldıktan sonra imama uyabilir. İmam ile kılacağı bu namaz bir
nafile olmuş olur. Fakat ikindi namazında ise imama uyamaz; çünkü ikindi
namazından sonra nafile kılınması mekruhtur.
302- Nafile bir namaza
başlamış olan bir kimse yanında cemaatla namaza başlanınca bu nafileyi iki
rekat olmak üzere tamamlar. Ondan sonra selam verip cemaata katılır. Üçüncü
rekata kalkmış ise onu da dörde tamamladıktan sonra cemaata katılır.

Bundan cenaze namazı müstesnadır. Şöyle ki: Böyle nafileye başlamış olan kimse
kılınmaya başlanan bir cenaze namazının kaçırılacağından korkarsa kılmakta
olduğu namazı hemen bırakıp cenaze namazı için imama uyar. Sonra nafileyi kaza
eder. Çünkü cenaze namazının kazası yoktur.
303- Cemaatle sabah namazına
başlanmış olduğunu gören kimse cemaate yetişebileceğini zannederse hemen sabah
namazının sünnetini kılar. Gerek görürse "Sübhaneke" ile "Eûzü"yü ve sure
ilavesini bırakıp yalnız Fatiha suresi ile rükû ve sücudda birer tesbih ile
yetinebilir. Ondan sonra imama uyar. Fakat cemaate yetişeceğini hiç
zannetmiyorsa sünnete başlamayıp imama uyar; artık bu sünneti kaza edemez. Eğer
sünnete başlamış ise onu tamamlar bırakmaz.
Fakat öğle ikindi ve yatsı
namazları böyle değildir. Bunların cemaatla kılınmaya başlanmış olduğunu gören
kimse bunların sünnetini kılmadan imama uyar. Sonra öğlenin dört rekat
sünnetini kaza eder. İkindinin sünnetini vaktin kerahetinden dolayı kaza edemez.
Yatsı namazının dört rekat sünnetini bir gayri müekked sünnet olduğu için
dilerse kaza eder dilerse kaza etmez.
304- Vaktin çıkacağını veya
cemaatin tamamen kaçırılacağını kesinlikle anlayan kimse sünnetleri kılmayacağı
gibi kendisinde bulunan az bir pisliği gidermekle uğraşamaz. Fakat başka bir
cemaat bulabileceğinden emin olan kimse az necaseti gidermeden namaza başlamaz;
bu daha faziletlidir. Böylece namazı ittifakla sahih duruma geçer.

(Şafiî'lere göre namaz az pislik ile de bozulur. Necasetler (pislikler)
bölümüne bakılsın!..)
Sovalye isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla