Konu
:
cin şeytanlar (geniş kapsamlı bilgi)
Tekil Mesaj Gösterimi
19-03-2007, 23:32
#
1
(
permalink
)
•LaMaZ!_GoGo•
cin şeytanlar (geniş kapsamlı bilgi)
CİN VE ŞEYTANLAr
Cin ve şeytan bu iki kelime insanoğluna ölüm kadar korkutucu gelmiştir.Bunun nedeni insanoğlunun bilmediği şeylerden korkuya ve dehşete kapılmasıdır. Cinler ve şeytanlar bu alemde bilmediğimiz varlıklardan sadece bir kaçıdır. Cinler
insanların haricinde dünyada yaşayan ruhani varlıklardır. Bunun dışında başka ruhani varlıklarda vardır. Bu varlıklar 3e ayrılır 1)MELEKLER(hayırlı olanlar) 2)ŞEYTANLAR(şerli olanlar) 3)CİNLER(ikisinin ortası hayırlı ve şerli olanlar)
CİNİN YARATILIŞI:
Kur'an Ayetlerinde ve islam alimlerinin eserlerinde bahsi geçen cinnileri birlikte inceleyelim Allah C.C.cinleri yaratmayı diledi. Emrinin gerçekleşmesi için "OL"hitabı yeterdi. Derhal buyurduğu yoktan var oldu. Allah C.C.cinler için bir ata yarattı. Bunun için ilk cine cinlerin atası olan CANN'a lüzum gördü. Cinlerin atası Cann'ı dumansız zehirleyici bir ateşten var etti. Cinler insanlardan önce yaratıldı. Cinler yeryüzünün Meleklerde gökyüzünün sakinleri oldular.
Rahman suresi 15.ayette:Cann'ı yalın dumansız ateşten yarattı.
Hicr suresi 27.ayettede:Cann'ıda (insandan)daha önce (vucudun gözeneklerine) nüfuz eden kavurucu ateşten yarattık.
Ayetlerde bildirildiği gibi cin insandan önce dumansız
yalın
halis
maddeye nufuz edici
kavurucu ve çok zehirleyici ateşten yaratıldı. Bütün mahluklar elementlerden yapılmış olup enerji taşırlar. Cinde 4 ana maddeden yaratılmıştır. SU
TOPRAK
HAVADAKİ GAZLAR VE ATEŞ. Ateş; alev
ışık ve dumandır. Alev zulmani ve nurani olarak iki kısma ayrılır. Zulmaniden cin
nuraniden melekler yaratılmıştır. Melekte NUR(ışık) kısmı
cinde ALEV maddesi fazladır. İnsanda katı maddeler ve su çok bulunduğundan görünen varlıktır. Bitki ve hayvanlarda öyledir. Cinniler hava ve ateşten meydana gelmişlerdir. Ateşin alev kısmı görünmediği gibi cinnilerde görünmez. Meleklerin cinlere yakınlığı insanların hayvanlara yakınlığı gibidir. İnsanların iman yönünden üstün olanları meleklerden kıymetli; cinde hayvandan kıymetlidir. Cinde hava şeytanda ateş fazladır.
Allah C.C.Cinlerin atası CANN'ı yarattıktan sonra ona birde eş yarattı. Böylece cinlerde aile hayatı olacak
üreyip çoğalacaklardı.
Allah C.C. cinleri yarattı ve onlara yeryüzünü imar etme işini verdi. Cinler uzun süre Allah a iman ve ibadette bulundular. Sonra asi gelerek bozgunculuk yaptılar. Henüz ateş parçası olan dünya onlara cazib göründü. Kendilerini dünyanın cazibesine kaptırıp
onları Yaratanı unuttular. Allah C.C.onlara kendi içlerinden Peygamberler gönderdi. Ama onlar peygamberlere önem vermedikleri gibi peygamberlerede kötü davrandılar. Aralarında kan dökmeye
savaşmaya başladılar.
Yıllar geçtikce ateş parçası dünya sönmeye
kararmaya ve soğumaya başladı. Yağmurların yağması denizlerin
göllerin ve nehirlerin oluşmasını sağladı. Soğuyan ve sönen yeryüzünün ufalanan kayaları toprak olmuş ve topraktan bitkiler çıkmıştı. Nihayet çeşitli canlılar ve hayvanlar üredi.
Bunlar olurken cinlerden bir ailenin oğlu oldu. Adını İBLİS koydular. İblis akıl ve zekada çok ileriydi. Büyüyünce Allah a iman etti. O da inananlardan oldu. Cinler arasındaki savaşları durdurmaya çalıştı. Cinler kendi aralarındaki anlaşamadıkları meseleleri ona getirirlerdi. O da adaletle çözerdi.Ona HAKEM demeye başladılar. Allah C.C.İblisi imanından dolayı yukarı aldı. Ona cennetlerin muhafızlığını verdi. İblisin Cennetteki kakabı "AZAZİL" idi. Göklerdeki lakabı "haris" idi. İblis savaşan cinleri yatıştırmaya çalıştı. İman eden az bir cinle birşey yapamadı.
Cinlerin küfrü cezalandırılmalarını gerektiriyordu. Allah C.C.İblisin emrine meleklerden ordular verdi. İblis bu ordularla asi cinlerin pek çoğunu öldürdü. Kurtulanlar tenha yerlere saklandı. İblis kendince çok büyük iş yapmış
büyük başarı kazanmıştı. Nefsine yenik düştü. Cinlere hakim olmak istiyordu. Kendinde bir ULULUK hissetmeye başladı. ALLAH C.C. İblisin bu halini biliyordu. O yaratandı. Ve İnsanların atası ADEM (A.S.) topraktan yaratıldı.
Allah C.C. yarattıklarının en şereflisi olarak Adem'e (A.S.) Meleklerin hürmet secdesi yapmasını istedi. İblis ve sapkın olan cinlerden bir gurup secde etmediler. İblis kendini daha hayırlı görüyordu. Kendice O ATEŞTEN
Adem as TOPRAKTAN yaratılmıştı. O yüzden ondan üstündü. Allah C.C. İblis hakkında hükmünü verdi. Onu lanetledi. Kararı öğrenen İblis gurur ve kibir içinde pişmanlık duymadı. İnsanları saptırmak için Allah'dan C.C.izin istemek cüretini gösterdi. Melekler İblisin bu davranışı karşısında şaşkındılar. En önemlisi Adem AS.yaratılmadan önce Allah C.C. Melekleri toplamış yeryüzünde bir halife yaratacağını ve bir soy üreteceğini
bu soyun kendine kulluk edeceğini bildirmişti. Melekler insanlarında cinler gibi sapıtıp kan dökmelerinden endişe duydular. Allah C.C. insanlarada peygamberler yollayarak dünya düzenini sağlayacaktı.
Şimdi ne olacaktı. Cinler yeryüzündeydi. İnsanlarda Adem'den üreyecek
onlarda yeryüzünde kalacaklardı. Birisi açık
diğeri gizli kıyamet gününe kadar yaşayacaklardı. Hüküm böyleydi.
İblis ölmeyecek kıyamet gününe kadar insanları Allah'dan C.C.uzaklaştırmaya çalışacaktı.
İnsanlar ve cinler birbirlerine karışmayacak
zarar vermeden yaşayacaklardı. Biri görünür
biri görünmez olunca mümkündü bu durum.
İbliste dişilik ve erkeklik yoktu. O da melekler gibi cinsiyetsizdi. İblisin çoğalması gerekiyordu. İblis kendine bir görev edinmişti. O görev insanları saptırmaktı. Bir rivayete göre İblis kendini aşılayarak(ilkah ederek) çoğaldı. Bu soyuna ŞEYTAN denildi. İblisin adalet dağıtıcı Hakem
göklerdeki Haris
cennetteki Azazil adı unutuldu. Bu 3 isminin yerini ana babası tarafından konulan İblis
cin soyundan geldiği için Cin ve kendini ilkah ederek Şeytan soyunu meydana getirdiğinden Şeytan ismini aldı.
İblis artık insanlarla uğraşıyordu.Cinler ise kendi hayatlarını yaşıyorlardı.
Allah C.C. Adem'in (as.) sol kaburgasından Havva'yı O'na eş olarak yarattı. Adem ve Havva birlikte cennette yaşamaya başladılar. Allah C.C.cennette bir nimeti onlardan müstesna kıldı. O nimet onlara yasaklanmıştı. Bu Allah'ın C.C. insanı ilk imtihanıydı. Bu yasak nimeti öğrenen İblis Adem ve Havva ya ilk günahı işlettirmek için
o zaman 4ayaklı yılanı kullanarak cennete girdi. İlk önce Havva yı kandırarak o nimetten yedirdi. Havva da Adem in yemesine vesile oldu. Böylece Allah'ın gazabına uğradılar. Adem yeryüzünde Serendib'e
Havva Cidde'ye atıldı.
İbliste göklerden kovuldu. O zamanlar 4ayaklı olan Yılanda ayakları kesilerek cezalandırıldı.
Adem ve Havva yıllar sonra Arafat'ta buluştular. Tövbe edip Allah'a yalvardılar. Allah C.C. tarafından affedildiler ve ürediler.
Cinler; insan yeryüzüne yerleşince yokedilmeyi beklediler ama olmadı. Gizli halleriyle yaşayacaklarını anladılar. İblis cinlere pek karışmıyordu. O insanı düşman edinmiş
insanları azdırmayı
saptırmayı görev edinmişti. İblis kendini çoğaltıp bir soy edindi. Bu soyda İblisin bir parçası olduğundan kıyamete kadar yaşayacak ve insanları AllahC.C. yolundan ayırmak için çalışacaktı.
İnsanın üzerinde Melek ve Şeytan olmak üzere iki kuvvet vardır. Yani hayır ile şer.
İblis soyundan olmayan cinler kendi yaşantılarına devam ediyorlardı. Onların içinde de inanan (mümin olanlar)ki onlar Allah C.C. izni nispetinde insanlara yardımcı oluyorlardı. Birde inanmayanları (kafir olanları) vardı. Onlarda tam tersi olarak davranıyorlardı.
Şeytanları iki guruba ayırabiliriz.
1)İblisin soyundan olan şeytanlar
2)İblise uyarak azıtanlar.(Onlarda artık şeytandır.Bunlarda insan ve cinlerden oluşur.)
İblis çok zehirleyici ateşten yaratılmış olup şunları yapamaz:
1)Meleklere dokunamaz
2)Cansız cisimlere tesir edemez
3)Canlılara hükmedemez; fayda ve zarar veremaz
4)İnsan bedenine zarar veremaz
İblis insan kalbine
aklına vesvese vererek insanları azdırmaya çalışır. Bu nefis mücadelesidir. İnsan ya şeytana karşı gelecek kazançlı çıkacak yada vesveselere kanıp nefis mücadelesinde yenilecekti. İnsan mücadelesini Allah a C.C. kulluk ederek; Allah a C.C. sığınarak yapacak ve korunacaktı.
İnsanın kurtuluşu Allah a C.C. kulluk vazifesini yaparak ve Allah a C.C. sığınarak olacaktı. Batıl ve dünya işleri Şeytanın kazanmasını sağlayacaktı.
Cinler dünyayı insanlarla bölüşmek zorunda kaldılar. Önceleri kendilerini üstün gördüler. İnsanlar gizli değildi. Bedenleri vardı. Her şekle giremiyorlardı. Havalanmaları mümkün değildi. Göz açıp kapayıncaya kadar bir yere gidip gelemiyorlardı. Fakat insanlarda duyu organları vardı.
Kalp
akıl ve zeka sahibiydiler. Bu sayede insanlar her güçlüğü yeniyorlardı.
Cinler ve insanlar arasındaki benzerlikler:
Toplu yaşamak. Evlenip
aile kurmak
üremek
çocuk sahibi olmak. Kendilerine has nimetlerden faydalanıp
yiyip içmek. Kendi aralarında huzursuzlak çıkarıp
savaşmak. Nefis
duyu organları
akıl sahibiydiler. Onlara da peygamberler gelmişti. Onlarda Allah a C.C. kulluk etmekle vazifelilerdi. Kısaca insan yaşamıyla onların yaşamı benzerlik göstermektedir.
Cinler ve insanlar arasındaki farklılıklar:
Cinler gizli görünmeyen varlıklardı. İnsanda beden vardı. Onlar ise her şekle girebilirlerdi. Cinler gökyüzüne çıkabildikleri gibi yerin altınada girebiliyorlardı. Havalanma ve anlık bir zamanda bir yerden biryere gidebilme özelliğine sahiptiler. Onlarla bizim aramızda zaman ve mekan farklılıkları vardı. Ömürleri insan ömründen çok fazladır. Onlar önce ihtiyarlayıp sonra çocukluk hallerine dönüp daha sonrada ölerek toprağa karışıyorlardı.Cinler insanları gördükleri
izledikleri halde insanlar onları görmüyorlardı.
Hayvanlar sudan
insanlar topraktan
melekler nur dan
cinler ateşten yaratılmıştır. İnsanlar meni ile cinler gaz (hava) ile çoğalırlar. Cin rüya ortamında olduğu gibi
gerçek hayattada insan kılığına girip bir insanla evlenebilirler
Hatta çocuklarıda olur.
Cinlerin varolduğuna inanmayan insanlara Peygamberler ve Allah'ın C.C.gönderdiği kitaplar cinlerin varolduğu konusunda bilgiler verdi. İnsanlar cinlerin varolduğunu ve onlarında kulluk etmekle görevli olduklarını bu sayede öğrendiler.
Allah C.C.Peygamberler göndererek uyardığı kullarını hidayete erenler dışında azanları helak ediyordu. NUH Tufanı bu duruma bir örnektir. İnanan bir kısım insanla
hayvanların erkek ve dişisini gemisine alan Hz.Nuh ile yeni bir insan nesli ve yaşamı başlamıştır.
Allah C.C. insanlardan veli
mümin kullarına ve Peygamberlerine cinlerden hizmetkarlar veriyordu. İnsanlar bu türlü cinlere hizmetçi yani Huddam diyorlardı. Buna en iyi örnek Hz. Süleyman (A.S.) dır.Hz.Süleyman a Allah C.C. tarafından bazı imkanlar ve mucizeler bağışlanmıştır.
Bunlardan bazıları:
1)Cinlerin mümin olanları ve kafir olanları emrine verilmiştir.
2)Kuşlarda Onun emrine verilmişti. Kuşların dilinden anlardı.
3)Rüzgarlar onun emrindeydi.
Hz.Süleyman isyan eden
azgın ve kafir cinleri ayaklarından zincire bağlamış ve onları çeşitli işlerde çalıştırmıştır. Allah C.C. Hz.Süleyman'ın ruhunu Mescidi Aksa'da ayakta asasına dayanmış vaziyette aldı. Asası sağlam olduğundan yere yıkılmadı. Onu ayakta gören cinler yaşadığını sandılar. Taki asasını bir sene içinde bir kurt kemirip kırıncaya kadar öldüğünün farkına varmadılar. Yere düşünce yanına geldiler ve gördülerki Hz.Süleyman vefat etmiş. Allah'ın izni olmadan yaratılan; ister cin
ister insan
ister şeytan olsun hiçbir şeyi bilemez. GaybAllah'a mahsustur. O dilemeden kimseye gayb malum olmaz. Hz.Süleyman'ın bu durumu buna en iyi örnektir.
İnsanların Cin Hakkındaki İnançları:
Bir kısım insanlara göre cin
insanı kötülüge sevkeden herşeydi. O her şeyde cindi. Bir kısım insanlarda cine ilahlık sıfatı verip tanrı yerine koyarlardı. Putperes Araplar biryerde konaklayacakları zaman bu yerin en büyük cinine sığınıyorum diyerek kurban keser
adak adar ve taparlardı. Onlara göre cinler çölün hükümdarlarıydı. Cinlerden yardım isterlerdi.
Asurlular cinleri yarı insan
yarı hayvan sanırlardı. Romalılar Allah'ın gürültüsü sayarlardı. Mısır halkı taptıkları Firavunların yardımcıları gözüyle bakarlardı. Onlara göre cinler; ilah saydıkları firavunların görünmez kuvvetleriydi. Ateşe tapan insanlar
ateşi memnun etmek için; kendilerini
çocuklarını ve esirlerini ateşe atarak kurban ederlerdi. Ateş onlara göre her alevi binlerce cinin kendisiydi. Ateş ne kadar büyük olursa yardımda bulunacak cinlerde o kadar çok olurdu. Ateşe tapanlara göre cinlerin yurtları Kaf dağının arkasındaydı. Ateş sönünce cinler işlerinin başına giderdi. İnsanlardan bazı kesimler cinleri ilah yerine koymuşlar
böylece sapıtmış cinleri iyice azdırıp
şımartmışlardır. Kahinler cinler aracılığı ile edindikleri bilgileri (doğru- yanlış) yorumlayıp çeşitli kehanetlerde bulunmuşlardır.
Yahudilerin kabala denilen tılsımcıları ve kahinleri; cinleri tılsım ve sihir için esrarlı vasıtalar olarak takip etmişlerdir. Bir takım sihir ve tılsım kitapları yazmışlardır. Hıristiyanlarda kötü ruhlu cinleri kovmak için cinlere önem vermişlerdir. Kısaca insanlar kendilerini; kahinlere
büyücülere ve cinlere kaptırmışlardır. Bu cehalet dönemi Hz.Muhammed S.A.V.Peygamber olunca sona ermiş ve gerçekler anlaşılmıştır.
CİN HAKKINDA HERŞEY:
KUR'AN 'IN
HADİSLERİN VE İSLAM ALİMLERİNİN ESERLERİNİN IŞIĞINDA CİNLERİ İNCELEYELİM.
Bilimin tesbit ettiği dalgalar ve ışınların dışında daha pekçok dalgalar ve ışınlar bulunmaktadır. Güneş buna en iyi örnektir. Çünkü güneşten yayılan nice ışınlar bilim ve insanlar tarafından keşfedilememiştir.
Ayetlerde cinin en ince maddeye nufuz edici özelliği olduğu
dumansız ateşten(ışından)meydana geldiği bildirilir. Cinlerin Kalbi
Kulağı ve Gözü vardır.
Araf Suresi 179.AYET
And olsun ki biz cin ve insanların çoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalbleri vardır.Bunlarla idrak etmezler.Gözleri vardır
bunlarla görmezler. Kulakları vardır bunlarla işitmezler. Onlar 4ayaklı hayvanlar gibidirler. Hatta dahada sapıktırlar. Onlar gaflete düşenlerin ta kendileridir. Akıl
Zeka ve İlimde İleriydiler. Ateşten Yaratılmışlardı. Mekanları Dünya ve Çeresiydi.Dünya ile göklerini yurt edinmişlerdi. Ahirette Mükafat ve Ceza Göreceklerdi.
Bilmek istedikleri tek şey gayb dı.(Cinler Gaybdan
gelecekten habersizdirler. Mechul olanı bilemezler. Öğrenilmesindede aracı olamazlar.Allah C.C. izin vermedikçe.)
Kendilerinden başkasına gizliydiler ama birlikte yaşıyorlardı.(Cinler; erkekli ve dişiliydiler
Aile kuruyorlar
evlenip
çocuk sahibi oluyorlardı. Bu aileler bir mekanda yerleşip
topluluk teşkil ediyorlardı. Akrabalık
dostluk
düşmanlık bağları ve hisleri mevcuttur.
Cisimlerini değiştirip her şekle girebilirler ve gökte
dünyada hızlı gezinme imkanına sahiptirler.
Aynı insanlarda olduğu gibi ilahi bir ruh bedenlerine üfürülmüştü.
Olmaz sanılan şeyleri yaparlardı.(Göklerde ışık hızıyla gezinmek
dünyanın merkezine inmek gibi benzeri şeyler)
Onlarada Peygamberler gönderilmişti.(Allah C.C. kulluk vazifesi ile onlarıda görevlendirmişti. Onlarda Allah'ın emir ve yasaklarına uyacak; uyanlar mükafatlandırılacak
uymayanlar cezalandırılacaktı. O bakımdan Peygamberler gönderilmiştir.)
Nefisleri Vardır.(enam suresi 130.ayet)
Belirli bir ömürleri vardır.Ecelleri gelince onlarda ölecektir. İsimleri vardır.
Cinlerde giyinirler. (cinlerde bedenlerini örtmek için elbise ve ayaklarına ayakkabı giyerler. İblis ise sol ayağına ayakkabı giyer sağ ayağı çıplaktır. Diğer bir rivayete görede iki ayağına bir ayakkabı giyer.)
Yeme
içme
beslenme onlardada vardır. İman etmeyen cinler cehennemde odun olacak;hem kendileri azap görecek
hemde vakti geldiğinde cehennemde kafir insanlara azap vereceklerdir.
Hz.Muhammed S.A.V. hem insanların
hemde cinlerin son Peygamberidir.
İnsana zarar verenler cin soyundan gelen iblis ile onun şeytanlarıdır. Vehim
vesvese ve telkinlerde bulunarak insanı saptırırlar. Cinlerdende bazı nedenlerden dolayı insana zarar verebilirler.
Cinlerin müslüman olanları insanlara yardımcı olurlar. İnsanların takva yönünde üstün olanları iblisle şeytanları emirlerine alıp hayırda çalıştıramazlar. Ancak cinlerin izin verilenlerini çalıştırabilirler.
Bir rivayete göre mümin bir insan takva yönünden üstün olursa veya halvete çekilip kendini Allah'a adadığında ona cinlerden bir hizmetçi gönderilir. Bu hizmetçi o insanın emirlerini yerine getirir. Fakat o kişi nefsine yenik düştüğünde huddam (hizmetçi) edindiği cinni gider ve o cinninin yerini şeytan alır. Kişi bunun farkına varmaz. Çünkü gelen şeytanda onun emirlerini yerine getirir. Fakat o kişinin nefsani duygularını ve şehvetini arttırır. Böylece o kişi yavaş yavaş farkına varmadan şeytanın hizmetçisi olur. Onun istekleri doğrultusunda hareket etmeye başlar. Küfre düşer ve imansız ölür. Cehennemdede onunla birlikte zincire vurularak azap görür.
Allahsız ve felsefeciler cinlerin varlığını tanımadılar. Çeşitli din mensubları insanları kötülüğe sevkettiğini ve melekler gibi olduklarını iddia ettiler. Onlar hakkında çeşitli iddialarda bulundular. Peygamber Efendimiz S.A.V. hadislerinde ve Allah C.C. Kur'an da cinler konusuna açıklık getirmiştir.
Önceden cinler göklerin 7 tabakasına çıkarlardı. Meleklerden işittiklerini kahinlere haber verirlerdi .Hz.Muhammed S.A.V.doğunca Allah C.C.onları göklere çıkmaktan men etti. (cin ve insanlar ay ve yıldızlara çıkabilmeleri mümkündür. Çünkü ay ve yıldızlar 1.semadadır. Mülk suresinde belirtilmiştir.
CİNLER HAKKINDA SÖYLENEN RİVAYETLER:
CİNNİ
:Cine cinni de denilir.
PERİ:
Cinlerin dişi olanlarına peri denilir.
İFRİT:
Cinlerin müslüman olmayan erkeklerine ifrit denilir.Güçlü
kuvvetli her işi yapabilen kafir cindir.
DEV
:Görünmez
güçlü kuvvetli
iri ve insan suretinde olan cinlerdir.
HORTLAK
:Mezarda dolaşan kafir cinlerdir.
KAF DAĞI
:Cin devlerinin yaşadığı sanılan yer.(İsmi olup kendisi olmayan bir dağ)
ZÜMRÜD-Ü ANKA:Cinlerin kuş şeklinde olanları.
CADI
:Cinlerin kafir olan dişileri.
AMİR:İnsanlarla birlikte yaşayan
onlarla oturan cinniye amir denilir.
ERVAH:Çocukların karşısına çıkan cinniye ervah denilir.
MADRİD:Cinni; şeytandan daha aşırıysa Madrid denilir. Madridden aşırı ve daha güçlüsüne ifrit denir.
ŞEYTAN:Cin
kötü ve kötülüğe niyetliyse o şeytandır.(Bundan kastedilen şeytanlardan soy edinen iblisin cin soyundan gelmesidir.)
Bütün mahlukata oranla;insan binde bir
cin binde dokuz
şeytanlar binde doksan
melekler binde dokuzyüz dür. Allah bizim bildiğimiz kadarıyla mahlukatı 4 sınıf olarak yaratmıştır.
Bunlar melekler
cinler
şeytanlar ve insanlar dır. Ruhani varlıklarda 3 kısımdır. Hep hayırlı olanlar(melekler)Allah'ın emirlerinden dışarı çıkmazlar. İkinci kısım hep şerlilerdir.Bunlarda şeytanlardır. Üçüncüsü ise bunların ortasıdır(cinler) Hayırlısıda
şerlisi de vardır.
Tılsım ve Sihirle uğraşanlar; her sınıf cinninin kendine has muska
tılsım ve buhurları ile belirli yönlerde kullanılış biçimleri olduğunu belirtirler. Cinlerin siyah
kırmızı
kahverengi
yeşil renklerde olduklarını söylerler. Cinler; ulvi(yüce) yani rahmani ve sufli(adi) yani şeytani olarak adlandırılırlar. Ulviler iyi işlerde
sufliler kötü işlerde ve kötülükte kullanırlar. Bu görüşler cinnilerle uğraşanların ifadeleridir. Cinler
insanda; korku
ürküntü
psikolojik ve sinirsel hastalıklar
endişe
organik ve cinsel rahatsızlıklar
kadın hastalıkları
göz önüne hayaller getirme
kulağa fısıldama
zarar vermek için eve ve mülke saldırma
ara bozma gibi benzeri sorunlar meydana getirir.
Cinlerin varlığı Kur'an ve hadislerle sabittir. Cinlerin hakikati gözle görülmez. Girdikleri şekil itibarı ile görülürler. Genelde;yılan
akrep
kedi
köpek gibi hayvan şeklinde göründükleri gibi
insan şekline girerekte görünürler.
Cinlerin 3 sınıfta oldukları genel görüştür:
1)Kanatlıdırlar.Uçarlar(yel ve rüzgar gibi)
2)Yılan
akrep vb.hayvan şeklindedirler
3)Onlarada hesap
ceza ve mükafat vardır. Allah'a kul olmakla yükümlüdürler.
Cinlerin yaşantıları insanlara benzediği gibi şekilleride bazı küçük farklar dışında insan şekline yakındır. Cinlerin başı bedenleri itibarıiyle biraz büyüktür. Başlarında iki küçük boynuzları vardır. (iblisin boynuzları büyüktür.) Gözleri dikey doğrultuda ve insan gözünden iri ve geniştir. Gözlerinde kızıllık ve parlaklık vardır. Gözbebekleri elipse yakındır. Kulakları şekil itibariyle kedilerin kulaklarına benzer. Burunları geniştir. Kolları bedenlerine oranla uzundur. Ayaklarının önleri geniş ve yayvan dır. Cinsel organları küçüktür. Derilerinin renkleri genelde siyah olmakla beraber
beyaz
kızıl
kahverengi gibi renklerde olanlarıda vardır. (cinlerin kuyrukları yoktur. Kuyruk ibliste ve onun soyundan gelen şeytanlarda vardır.)
Cinler Allah'a itaat eden
Allah'dan korkandan korkarlar. Bu şeytan içinde geçerlidir. Aslında her yaratılan Allah'dan korkandan korkar
o kişiye sokulup zarar veremez. Çünkü Allah'dan korkan; Allah'ın dini ve isteği üzere yaşar. Böyle biride Allah'ın himayesinde olur.
İnanmayan
kafir olan cinlerin meskenleri dağlar ve denizler arasındadır. Müslüman cinlerin meskenleri ise köy ve dağlardır. Ayrıca insanlarla birlikte; evlerde
hamamlarda
kabirde
ahırda
yarık ve deliklerde çöplükte
tuvalette de yaşarlar. Hatta insan kalbleride cinler için bir meskendir. Kısaca cinler dünyanın her yerinde yaşarlar. Rivayetlere göre; cin toplumu
insanların yaşadığı bölgelerde yaşadıkları gibi; genelde denizlerde
nehir ve su yataklarında
çöllerde
dağlarda
mağaralarda
harabe ve tenha
ıssız yerlerde de yaşarlar ve buralarda devletlerini
şehirlerini kurarlar.
Cinlerin yiyeceği kemik ve tezektir. Fakat Besmele çekilmeden yenilen her yemeğede ortak olurlar. İnsanların yiyecekleriylede beslenirler. Yer ve içerler. Cinlerin yemeleri hakkında 2 rivayet vardır. Biri gerçekten yerler. Diğeri bizim bilmediğimiz bir şekilde koklayarak beslenirler.
Cinlerle evlilik yapılabilinirsede caiz görülmemiştir. İnsandaki cinden gelen hastalıkların çoğu
cinninin insana aşık olması ve o insana sahiplenmek istemesi nedeniyle olur. Bunun dışında
bilerek yada bilmeyerek cinlere zarar verildiğinde de
onlar intikam için insanın hastalanmalarına sebep olabilirler.
Cinler insanlarla irtibat kurar. Bu kalbe vesvese vererek
kulağa fısıldayarak
hayali bir suretle yaklaşarak olur. Bazı insanlarda cinlerle irtibat kurmak için çeşitli yollara baş vurur. Bunların geneli halvet
riyazet ve zikir şeklinde yapılır. Ayrıca insan kendini aç bıraktığında ve düşüncelerini yoğunlaştırdığında insandaki ruh kavramı ortaya çıkar ve o ruh cinlerle irtibata geçer.
ÖNEMLİ NOT:
Şunu unutmayalım ki ; Alim ve Kamil bir insana Allah C.C. Dünyayı hizmetine verir. Böylece müslüman cinler o Alim Kula yardımda bulunurlar. Cahil ve bilgisiz insanlar O kişilere özenip
eksik bilgileriyle İslami Ayetleri kullanarak
aynı şekilde cinden huddam edinmek isterler. Fakat şeytanı dost edinirler. Böyle kişilerin çoğu Hoca
Medyum vb.isimler kullanarak insanlara fayda yerine zarar verirler. İnsanlara şeytandan daha büyük zararları olur. Bu insanların çoğu; yalancı
kibirli
çok konuşan
kendini öven; mala
mülke ve şehvete düşkün kişilerdir.
CİN ÇARPMASI ÇEŞİTLERİ
1)TAM ÇARPMA(TAM TESİR)
u sinir kasılması şeklinde cinninin bütün vücuda tesir etmesi
2)KISMİ ÇARPMA(YARI TESİR):Cinninin bir tek organa tesir etmesi
3)DEVAMLI ÇARPMA(SÜREKLİ TESİR):Cinninin vücutta kalması
4)DOLAŞAN ÇARPMA(ARASIRA TESİR)
irkaç dakika süren tesir(kabuslar görme gibi)
CİNLERİN ZARARLARI VE İNSANA ETKİLERİ
Cinler insan bedenine ve aklına zarar verirler. İnsanlara rüya ve gerçek hayatta yaklaşıp zararlı olabilirler. Hatta rüyada korkutabilecekleri gibi ; insan veya evliya kılığında gözüküp kandırma yoluna giderler.
Cinlerden rahatsızlanan insanlara uygulanan yöntemler ve tedaviler çok çeşitlidir. Bu yöntemlerden bazıları eski çağlardan günümüze kadar gelen yanlış ve İslami yönden küfüre yol açacak yöntemlerdir. Bunlar: yıldızname ile
cinler vasıtası ile ve manası belli olmayan isim ve sözlerle rukye(okuma) yapma ile; manası bilinmeyen muska ve nazarlık denilen şeylerle bunların kullanılması şeklindedir. Bunlar yanlış yöntemlerdir. Rukye yani okuma ayet ve surelerle olmalıdır.Bu ayetlerin içine cin
şeytan isimleri yazılarak yada okunarak yapılan yöntemler insanı küfre götürür. İnsanı şirke sokar. Şifayı Allah dan istemek yerine bir cinniyi ismen çağırıp ondan şifa istemek şirk değildirde nedir. Bu şifa yerine daha büyük bela getirir.
CİNİN İNSANA ÇARPMA VE ZARAR VERME NEDENLERİ
Cinlerin zarar vermesi: cin çarpması
cin değmesi
cin musallat olması
cini bedene yada ruha girmesi diye adlandırılır. Ben kısaca cin çarpması diye tabir edeceğim.
Cinin insana çarpma(zarar verme) nedenleri çok çeşitlidir. Bunlar:
AŞK: Erkek cinninin insanlardan bir kadına yada kadın cinninin insanlardan bir erkeğe aşık olması.
ZARAR VERMEK
: İnsanın; Besmelesiz ve destursuz kaynar su dökmesi
kül ve ateş söndürmesi
cinninin üzerine basması
idrar yapması vs. suretiyle cinniye bilerek veya bilmeyerek kötülük etmesi
haksızlık yapması sonucunda cinninin intikam almak istemesi
YANLIŞ İBADET VE ZİKİR
: Bid'at (uydurma) olan zikir ve ibadetlerle uğraşmak; menfaat
çıkar ve birşeyler elde etmek için zikir ve ibadette bulunma sonucu cin ve şeytanlar o kişinin üzerine çöker. Zikir ve ibadet yalnız Allah için
O'nun rızasını kazanmak için yapılır. Diğer; yanlış zikir ve ibadette bulunmak
İslam dışı zikir ve ibadetlerle uğraşmak fayda değil zarar getirir.
BÜYÜ-SİHİR
: Bir insanın
başka bir insana kötülük yapmak veya onu yönlendirmek için; büyü
sihir
tılsım
muska gibi şeylerle cinniyi görevlendirmesi.
BÜYÜCÜLÜK:
Cinler
büyü yapma ile uğraşan kişinin zayıflığından ve acizliğinden faydalanıp o kişiye her istediklerini yaptırırlar. Ona musallat olup hasta edebilirler
ailesinede zarar verebilirler. Kısaca büyücü Allah'dan C.C. uzaklaştıkca cinlerin ve şeytanların emrine girer
onların tüm isteklerini yerine getirir ve onlardan zararda görür.
DİĞER NEDENLER
: İnsanın boş bulunduğu anlarda cin sebepsiz yere
insana zulm etmek içinde zarar verir. Bu boş bulunma anları: aşırı öfke
aşırı korku
aşırı sevinç
aşırı gaflet; nefsin aşırı isteklerine düşkünlük ve boy abdestinin olmadığı zamanlardır.
CİN ÇARPMASININ BELİRTİLERİ
Bu belirtiler tıbbi nedenlerden olabileceği gibi cinnilerdende kaynaklanabilir. Unutmayalımki aşagıda belirteceğim belirtilerden kendinde olanlar önce tıbbi yollara başvurmalıdır. Çünkü geç farkedilen hastalığın tedavi şansı azalır. Fakat okumanın günü
vakti
zamanı olmaz. Hastalık tıbbi yönden olmuyorsa o zaman İslami tedavi yollarına gidilir yada her ikisi birden uygulanabilinir.
1)Uykusuzluk
asabiyet
sıkıntı
huzursuzluk (insan yattıktan uzun bir süre sonunda uykuya dalabilmesi)
2)Gece uykusuz kalmak
3)Korkunç rüya ve kabuslar
4)İnsan uykuda kendisini korkutan
sıkıntı veren hallerde görmesi
5)Uyurken rüyada veye uykuyla uyanık halde olduğu durumda;
yılan
kedi
fare gibi hayvanlar görmek
6)Uyurken diş gıcırdatmak
7)Uyurken gülmek
ağlamak
inlemek
çığlık atmak
8)Uyurken kalkıp şuursuz olarak yürümek
9)Uyurken rüyada kendini yüksek bir yerden düşerken görmesi veye düştüğünü zannetmesi
10)Kendisini; ıssız bir yerde
çöplükte
mezarda veya kabirde olduğunu zannetmesi
11)Uyurken insana benzeyen fakat insandan farklı özellikleri olan varlıklar görmek(Aşırı uzun veya kısa insan
boyu kısa elleri ve ayakları uzun insan
siyah insanlar
genç
yakışıklı
güzel erkek veya kadın görmek
onları bir hayvana benzer şekilde hissetmek
siyah şapkalı elleri ve ayakları uzun boyu kısa insan görmek veya analı kızlı değişik suretlerde vb.şekilderde görmek.)
12)Uyurken karaltılar görmek yada sürekli kendini karanlıkta zannetmek
13)Yürürken ayak sesi duymak
takip edildiğin hissine kapılmak
kulağa fısıltı seslerinin gelmesi
14)Uyanık halde çeşitli hayali varlıkların göründüğünü sanmak
15)Sebebi ve nedeni bulunamayan baş ağrısı
bacak ağrısı
16)İbadet ve namazdan uzak durma
Allah'dan C.C.yüz cevirme
17)(Ayet
sure ) Kur'an okunduğunda sıkıntı duyma
oradan hemen uzaklaşmayı isteme
18)Tembellik ve temizliğe dikkat etmeme
19)Dağınıklık;hem zihinde dağınıklılık
hemde ev ile iş yerinde dağınıklılık
20)Sebebi bulunamayan sara ve sinir hastalıkları. Kadınlarda adet düzensizliği
21)Organların her hangi birinde tıbben sebebi bilinmeyen ve tedavi edilemeyen ağrı
22)İnsanın kendi dışında biri olduğu hissine kapılması
23)Sebepsiz şuur kaybı ve baygınlık
dişlerin ve çenenin kasılıp açılamaması
ağızdan salya veya su gelmesi
ayıldığında veya şuursuz anında etrafa saldırması
24)Kişinin sevdiği yanında yokken özlem
hasret duyması; o gelince ondan uzaklaşma ve nefret hissi
25)Kişinin sebepsizce intiharı düşünmesi ve sürekli teşebbüslerde bulunması
26)Sebepsiz bahanelerle aile ortamında huzursuzlukların çoğalması
sevgi ve saygı ortamının yerini kavga ve tartışmaların alması. Nefretin çogalması.
27)Kişinin gece evden dışarı çıkıp
kaçma isteği. Çıkıncada sabaha kadar o kişinin bulunamaması. Geldiğindede hiç bir şey hatırlamaması
28)Kendi kişiliğinden çıkıp
başka bir kişiliğe bürünmesi (erkeğin kadın gibi
kadının erkek gibi konuşması veya değişik konuşması yada çocuksu tuhaf haller göstermesi)
29)Kendine ve yanındakilere zarar verme isteği
30)Gözlerdeki değişiklikler(donuk bakma
baygın bakış
yan bakış
gözlerini sağa sola bilinçsizce kaydırarak bakma
göz bebeklerinde değişiklik)
31)Aşırı unutkanlık
göz dalgınlığı
sabit bir yere bakıp kalmak
düşünememe ve dikkatini verememe
dalgınlık
32)Kaçıp kurtulma isteği
kendisinin birileri tarafından çağrıldığını hissetmesi
33)Rüyada cinsel ilişkiye girilmesi
kendisini başkasının eşi sanması
erkek ve kadın cinsel organlarını görmesi
34)Tuvalette uzun süre kalma isteği
tuvalette kendi kendine konuşma
şarkı ve türkü söyleme
35)Tıbben çocuk olmaması için bir sorun yokken çocukların olmaması ve sebepsiz düşüklerin olması
36)Söz ve hareketlerde dengesizlik(sebepsiz gülme
ağlama
öfke ve sinir krizleri)
37)Cinsel soğukluk
cinsel münasebet sırasında acı ve sıkıntı hissetme
evlenememe durumları
38)El ve ayaklarda; karıncalanma
uyuşukluk
soğuma olması
39)Bayılma
kendinden geçme
ağızdan salya ve su gelmesi
40)Sebepsiz baş dönmesi
düşme hissi
mide bulantısı
kusma isteğinin olması
TEDAVİ
TEDAVİDE OKUNAN AYET VE SURELER:
1)FATİHA SURESİ
2)BAKARA SURESİ 1DEN5'E KADAR OLAN AYETLER(5 DAHİL)
3)BAKARA SURESİ 163 VE 164.AYETLER
4)BAKARA SURESİ 255DEN257'E KADAR OLAN AYETLER(257 DAHİL)
5)BAKARA SURESİ 285 VE 286.AYETLER
6)ALU İMRAN SURESİ18 VE 19.AYETLER
7)A'RAF SURESİ 54-55-56. AYETLER
8)MÜ'MİN SURESİ 115 DEN 118 'E KADAR OLAN AYETLER(118 DAHİL)
9)SAFFAT SURESİ 1 DEN 10.AYETLERE KADAR(10 DAHİL)
10)AHKAF SURESİ 29 DAN 32.AYETLERE KADAR(32 DAHİL)
11)RAHMAN SURESİ 33 DEN 36'A KADAR OLAN AYETLER(36 DAHİL)
12)HAŞR SURESİ 21 DEN 24 'E KADAR OLAN AYETLER(24 DAHİL)
13)CİN SURESİ 1 DEN 9 'A KADAR OLAN AYETLER(9 DAHİL)
14)HUMEZE SURESİ
15)İHLAS SURESİ
16)FELAK SURESİ
17)NAS SURESİ
Bu sureler okunarak cinni kovulur yada getirtilir. Kişi cinni tarafından çarpılmışsa okuma sonunda hasta kendinden geçer ve cin konuşur.Yada konuşmaz hastada bazı alametler meydana
gelir.
Cinninin geldiği şu alametlerden anlaşılır:
1)Gözdeki hareketlerden(gözün istek dışı sık sık açılıp kapanması
gözün sabit olarak iyice açılıp donuk bakması
gözlerini kapatması
ve açamaması
elleriyle gözlerini kapatması)
2)Vücutta titreme
titreme sadece kol ve bacaklardada olabilir
3)Vücutta sarsılma veya kasılma
4)Bağırma
feryat etme(bağırma okuma esnasındada olabilir. Okunmamak için okuma diye feryat eder
okumaya engel olmaya çalışır)
5)Cinninin adını söylemesi(genelde yanlış isim verselerde doğru söyleyenleride olur)
6)Vücutta soğuma veya yanma(bu durum tüm vücutta olabileceği gibi sadece bir bölgedede olabilir)
7)Okuma esnasında hastanın bilinci dışında ağlaması
gülmesi
yana doğru kayıp yere düşmesi veya yatması
yüksekten düşme hissine kapılması
kendini karanlıkta hissetmesi
NOT
:Tedavi şeklini ayrıntıları ile anlatmayacağım. Çünkü bilinçsizce ve ehil kişilerin dışında tedavi yapmaya kalkmak yarar değil sadece zarar verir. Hasta zarar görebilir. Okumanın zararı cinniye olur
kişi ehil ve bu konularda bilgili değilse cinni
hastaya zarar vererek gider veya gitmiş gibi yapar.
Tedaviyi bilgi sahibi ve tecrübeli kişiler yapmalı; hastanın tedavi esnasındaki durumunu ve cinninin hareketlerini bilerek
dikkat ederek yapmalıdır.
TEDAVİ SAFHALARI
1)Tedavi öncesi safha
2)Tedavi safhası
3)Tedaviyi yapacak kişide olması gereken nitelikler
TEDAVİ YAPACAK KİŞİDE OLMASI GEREKEN NİTELİKLER
1)Sözünde ve işinde samimi olan
ilim ve bilgisi bulunan
ehil olan
psikolojik hastalıklarıda bilen biri olmalıdır
2)Cin ve şeytanların durumlarını bilen
onların alatmalarına kanmayacak bilinçli biri olmalıdır
3)Allah'a tam imanlı ve itikatlı olan
bu işi Allah rızası için öğrenip
yapan kişi olmalıdır
4)Şeytanın giriş yollarını ve çıkış yollarını bilen
onun vücudun hangi bölgesinde olduğunu anlayan biri olmalıdır
5)Takva sahibi
Allah ve Resulüne bağlı yaşantısı olan
haram ve günahlardan uzak yaşantı süren biri olmalıdır
6)Ayet
sure ve zikir ehli olan
Allah kelamının cin ve şeytan üzerinde etkili olduğuna inanan ve bunu bilen biri olmalıdır
7)Korunan ve korunmasını bilen biri olmalıdır
TEDAVİ ÖNCESİ YAPILMASI GEREKENLER
1)Hastanın üzerindeki muska ve benzeri şeyler çıkartılmalı
2)Evde; resim
heykel gibi şeyler kaldırılmalı
3)Müzik
çalgı ve şarkı gibi şeyler olmamalı
televizyon
teyp gibi şeyler çalınmamalı
4)Hasta kadınsa kapalı ve saçı örtülü olmalı
yanında eşi veya nikah düşmeyen bir yakını olmalı
adet ve hayızlı olmamalı
abdestli olmalı
5)Tedavi öncesi abdest alınmalı(bilhassa gusul abdestinin olması gerekir)tedaviyi yapacak olan
hasta ve yanındakilerde abdestli olması gerekir
6)Hasta ve yakınlara bilgi verilmeli
onları teskin etmeli
Kur'an da şifa ve rahmet olduğu bildirilmelidir
7)Durumun önce teşhis edilmesi gerekir(bunun için hasta ve yakınlarından belirtiler hakkında bilgi alınmalıdır. Çünkü çarpma şekli
sebebi ve belirtiler tedavi usulunü belirler)
8)Tedavi yapacak kişi kendine bağlı cinlerle tedavi yapacaksa; hem hastadan hemde kendi cinlerinden bilgi alması ve durum teşhisi yapması gerekir. Bu safhada hastalığın kaynağı önemlidir .Önce sebep olan durum ortadan kaldırılmalı
sonra tedaviye başlanmalıdır
9)Allah'dan C.C.yardım ve şifa istenilerek tedaviye başlanılmalıdır
TEDAVİ SAFHASI: Öncedende belirttiğim gibi bilinçsizce yapılan tedavi şifa değil daha büyük sorunlar meydana getireceğinden ve yukarıda belirttiğim nedenlerden tedavi safhasını yazma gereği görmüyorum.
CİNNİYİ RAHATSIZ EDEN AYET VE SURELER
1)FATİHA SURESİ
2)AYETEL KÜRSİ (BAKARA SURESİ 255)
3)NİSA SURESİ 167 DEN 173'E KADAR OLAN AYETLER(173 DAHİL)
4)MAİDE SURESİ 33-34.AYETLER
5)EN'AM SURESİ 93.AYET
6)ENFAL SURESİ 12 VE 13.AYETLER
7)A'RAF SURESİ 44 DEN 51'E KADAR OLAN AYETLER(51DAHİL)
8)A'RAF SURESİ 102 VE 103. AYETLER
9)TEVBE SURESİ 7.AYET
10)İBRAHİM SURESİ 15 DEN 17'E KADAR OLAN AYETLER(17DAHİL)
11)İBRAHİM SURESİ 42 DEN 52'YE KADAR OLAN AYETLER(52DAHİL)
12)HİCR SURESİ 16 DAN 18 'E KADAR OLAN AYETLER(18DAHİL)
14)İSRA SURESİ 110 VE 111.AYETLER
15)ENBİYA SURESİ 70.AYET
16)DUHAN SURESİ 43 DEN 53. AYETLERE KADAR(53DAHİL)
17)AHKAF SURESİ 29 DAN 34'E KADAR OLAN AYETLER(34DAHİL)
18)HACC SURESİ 19 DAN 22 E KADAR OLAN AYETLER(22DAHİL)
19)MERYEM SURESİ 68 DEN 72.AYETLERE KADAR(72 DAHİL)
20)MÜLK SURESİ 5 DEN 11'E KADAR (11 DAHİL)
21)FELAK
NAS VE İHLAS SURELERİ
İnsan dua ederek
ayet
sure okuyarak
zikrederek cin ve şeytan şerrinden kendini korur; onları kendinden uzak tutar. Ayrıca cinlerin ve şeytanların ve hatta insanların zulmunden uzak durmak için YASİN SURESİ
AMENNERRESULU SURESİ
AYETEL KÜRSİ okunmalıdır.
Ayetel kürsi suresinin son kısmını( vela yeuduhu hıfzuhuma vehüvel aliyyül azim)defalarca tekrar etmek suretiyle cinni yakılabilinir yada uzaklaştırılır.
CİN VE ŞEYTANLARI UZAK TUTAN ZİKİRLER
La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh
lehul mulku ve lehul hamdu ve huve ala kulli şeyin kadir.
La havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim
Hasbunallahi ve ni'mel vekil
Hasbuyallahi ve ni'mel vekil
Subhanallah
elhamdülillah
estağfirullah
La ilahe illallah
euzu besmele ve salavatı şerifler.
HASTA KİŞİNİN YAPMASI GEREKENLER
1)Sürekli abdestli olması
2)Bu belaya sabretmesi
kendini güçlendirmesi
sabırlı
ümitli olması
asla Allah'dan ümidini kesmemesi gerekir
3)Şifa verecek olanın Allah olduğunu unutmaması ve sapık
İslam dışı görüşlere yer vermemesi
4)Dua ile Allah'a yönelmesi
şifasını Allah'dan istemesi
5)Yapabiliyorsa namaz kılmalı
ibadetlerini yapmalı
Kur'an okumalı
salatü selam getirmeli
Allah ismini dilinden düşürmemeli
her şeye euzu besmele ile başlaması gerekir
6)Müzik dinlemekten
şarkı söylemekten ve açık giyinmekten uzak durmalıdır
7)Dilini küfürden
gözünü ve tüm azalarını haramdan uzak tutmalıdır
8)Allah'a sığınmalı
Allah'dan yardım dilemelidir
9)Oruç tutmalı
nafile namaz kılmalı
zemzem suyu içmelidir
10)Meşru tedavi usullerinden uzak durmalı
bia'd a düşmemelidir
KORUNMA İÇİN OKUNACAK AYETLER
1)FATİHA
2)BAKARA SURESİ 1 DEN 5'E KADAR OLAN AYETLER(5 DE DAHİL)
3)BAKARA 163.AYET
4)BAKARA 255. AYET
5)BAKARA 285 VE 286.AYET
6)ALU İMRAN SURESİ 18.AYET
7)ARAF SURESİ 54-55-56.AYETLAR
8)TEVBE SURESİ 128-129.AYETLER
9)RUM SURESİ 17-18-19.AYETLER
10)SAFFAT SURESİ 1 DEN 10.AYETLERE KADAR(10.DA DAHİL)
11)MÜ'MİN SURESİ 1-2-3. AYETLER
12)RAHMAN SURESİ 33-34-35. AYETLER
13)HAŞR SURESİ 21-22-23-24.AYETLER
14)MÜZZEMMİL SURESİ 9.AYET
15)İHLAS
FELAK
NAS
16)YASİN SURESİ
17)KAFİRUN SURESİ
NOT
:Cinninin insan bedeni üzerinde meydana getirdiği zararlar konusunda iki görüş mevcuttur. Biri cinninin insan bedenine girdiğidir. Diğeri ise
insan bedeninde başka bir varlığın olamayacağı dır. Bu görüşe göre cinni insanın bedenine yapışır veya onun yanından ayrılmayarak zarar verir. Diğer görüşe göre; cinni insan bedenine girer ya bir organı zapteder yada tüm vücuda yayılır.
İBLİS (ŞEYTAN) HAKKINDA HERŞEY
İBLİS HAKKINDA RİVAYETLER:
İblisin soyunu üretmesi ve kendinden şeytan soyunu oluşturması hakkında 2 rivayet vardır. Birincisi kendini aşılayarak (ilkah yoluyla); diğeride cin soyundan bir eş edinerek (eşi şeytane) onun yumurtlamasından şeytan soyunu oluşturmuştur.
İblisin arşı denizin üzerindedir. Şeytanları oradan gönderir ve yönetir. Onlarda insanları Allah yolundan çıkarmaya çalışırlar. Şeyatanın en önem verdiği şey; insanların aile düzenini bozup
eşleri birbirinden ayırmaya çalışmasıdır. Şeytanın en sevdiği
Allah'ın en kızdığı şey; erkeğin erkekle
kadının kadınla ilişkiye girmesidir.
Şeytan yer yüzüne inince:
İşim ne olacak dedi = Senin işin sihirdir.BUYRULDU
Ne okuyacağım dedi = Şiir
Yemeğim nedir dedi = Her mundar et ve Allah'ın ismi üzerine
anılmamış herşey
Yurdum = Hamam
Meclisim = Çarşı ve pazar
Müezzinim = Zurna
Ezanım = Çalgı
Avım ve Tuzağım = Kadınlar
Peygamberim = Kahinler
Sözüm = Gıybet ve yalan
Kitabım = Vücuda yaptırılan dövme
Şeytanın kühlü ve yalayışı vardır.
İnsana kühl sürdüğünde insanın gözleri ağırlaşır. İnsanı yaladığında dili kötü söyler. Şeytanın kaşığı ve sürmedanlığı vardır. Kaşığı yalan
sürmedanlığı zikir anında uykudur. Şeytan insanları; cimrilik
hiddet ve sarhoşlukla sapıttırır. Kişi zenginde olsa şeytan ona mallarını az gösterir
başkalarının malına göz diktirir
onu cimriliğe alıştırır. Kişi hiddetlenip
öfkeye kapılınca
şeytan onu çocuk oynatır gibi oynatır. Kişi Sarhoş olunca şeytan onu kolayca isyana çeker. Öfke anında şeytan insanın sırtını yere getirir. İnsana sonradan pişman olacağı şeyleri yaptırır.
Şeytan
İnsanı yenmek için; sakin olduğu zaman kalbine otururum. Kızdığı zaman uçup kafasına konarım der. Öfke şeytandandır
şeytanın silahıdır. Öfke anında insan euzu besmele çekerse
abdest alırsa öfkesi geçer. Şeytanın arzusu öfkelenmiş kişiye sonradan pişmanlık duyacağı sözü söyletmek
davranışta bulundurmaktır. Cemaat ve mescidden ayrılmayan kişi şeytandan uzak olur. Şeytan ölüm anında müslümana birşey yapamadığında
onu imanından çeviremediğinde çok şiddetli ağlar.
Şeytan insanın her işinde hazır bulunur. O yüzden bir işe başlanılacağı vakit euzubesmele ile (Allah'a sığınarak ve Allah'ın ismini anarak)başlanılmalıdır. Bu sayede şeytan uzaklaştırılır. Bir işte acelede şeytandandır. Namazdayken şeytan namaz kılanın yanına gelir. Kişinin namazdan ayrılmaması onu kızdırır. Abdest bozuldu hissini vermek için kişinin dübürüne üfler. Bu durumda yellenme olmadıkca
ses duyulmadıkca namaz bozulmaz. Namazda uyuklamak ve aksırmak şeytandandır.
Şeytan insana 3 yönden yakalar.
1)İnsan öfkelendiği zaman(şeytanın gözleri
insanın
gözlerinde;vesveseside insanın kalbinde olur)
2)İnsan savaşacağı zaman(Savaş anında insanın yanına gelerek;senin malın
mülkün ve ailen var
vazgeç savaştan diyerek iğva verir)
3)İnsan mahremi olmayan kadınla başbaşa kaldığı zaman(şeytan araya girer yapacağını yapar)
İnsan 3 şeyden sakınmalıdır
1)Sadaka verirken beklemekten(sadaka vereceksen hemen ver. Çünkü biraz bekledinmi şeytan
insanı sadaka vermekten caydırır)
2)Allah'a verdiğin sözü geçiktirmekten(Allah'a verdiğin sözü mutlaka yerine getir. Çünkü şeytan hemen gelir
aklına girer ve verdiğin söze muhalefet ettirir.)
3)Yabancı(mahremin olmayan)kadınla başbaşa kalma(Çünkü şeytan seni saptırır)
Çok yemek yemekte şeytandandır.
Çok yemek yiyen kişiye ağırlık çöker ve uyku ağır basar. Böylelikle insanı bazı ibadetleri yapmasından alıkoyar. Şeytanın insanlar arasında en çok sevdiği cimri mümin dir. En nefret ettiği ise cömert fasık tır. Çünkü mümin cimriliğiyle şeytana yapacak iş bırakmamıştır. O zaten kendine cimriliğiyle yapacağını yapmıştır. Fakat cömert olan fasık insanı Allah cömertliğinden dolayı affeder diye korkar.
Şeytan dünya ile beraberdir. Mal ve servet sevdasıyla insanı yanıltır. Nefsin arzularını insana hoş ve güzel gösterir. İnsanı şehvete yönlendirincede peşini bırakmaz.
İnsan yaratıldığı zaman
kendine yararlı şeyleri elde edebilmesi için şehvet verilmiştir. Kendine yapılan saldırıları önleye bilmesi içinde öfke verilmiştir.
Akılda bir terbiyeci gibi yararlı olanı alması
zararlı olanı bırakması için verilmiştir.
Şeytanda sırf insanı saptırmak
yoldan çıkarmak ve luzumsuz işler yaptırmak için yaratılmıştır. Rivayetlere göre:
Allah ın düşmanı iblis kuyruğunu kıçına sokarak 7 yumurta yumurtlamıştır. Bu 7 yumurtadan insanları saptıracak 7 şeytan meydana gelmiştir.
Birincisi Medhes dir.
Bozuk arzulara saptırmak için alimlerle uğraşır.
İkincisi Hadis tir
.Allah 'ı unutturmak ve namazda esnetmek
etrafa baktırmak
uyku getirmek için; namaz kılanlara müvekkildir.
Üçüncüsü Zelniyun dur
.Sokaklarda görevlidir. Sokak ve pazarlarda olanlarla uğraşır. Onlara tartarken eksik tartmayı
hile yapmayı
satarken malını övüp methetmeyi emreder.
Dördüncüsü Beter dir
.Belaya yakalanmış kimse ile görevlandirilmiştir. İnsana beddua etmeyi güzel gösterir. Bu musibetten elde edilecek sevabı yoketmeye çalışır.
Beşincisi Menşut tur
.Yalan haber veren
söz taşıyan
gambazlık yapan kimselerle görevlidir. İnsanı günaha sokmak için böyle şeyleri yapması için emreder.
Altıncısı Vasim dir
. Erkek ve kadınların şehvetleriyle uğraşır. Zina ve livata yapmaları için uğraşır.
Yedincisi Eur dur
. Hırsızlık işleriyle görevlidir. İnsana hırsızlık yaptırmak için uğraşır.
İblisin (kabkab) adında bir şeytanı vardır. Onu insanların başına bela kılar.
Abdest alırken vesvese veren şeytanın adı velehan dır.
Namaz kılarken vesvese veren şeytanın adı hanzeb dir.
Musubet ve felaket anlarında; insanları ağlatmak
feryat ettirmek
elbiselerini yırtırmak
yüzlerini ve dizlerini dövdürmek için görevli sabr adında şeytan vardır.
İnsanlara zina yaptırmakla görevli şeytanın adı aver dir.
İnsanlara yalan söylettirmekle görevli şeytanın adı mes'ut tur.
Kişi ile eve giren
ev halkına karşı
ailesine karşı kişiyi kışkırtan; lüzumsuz yere hücum ettirip evde huzursuzluk çıkartmakla görevli şeytanın adı dasim dir.
Çarşı ve pazarlarda insanlara musallat olan
bayrağını çarşıya diken şeytan da zilenbur dur.
Şeytanın insanı aldattığı ve vesvese verdiği hususlar:
1)Küfür
Allah ve Resulüne asi(karşı )gelme ve şirk mertebesi
2)Bidat mertebesi (Bidatın zararı dinedir.Bidat şeytanın arayıpta bulamadığı şeydir. Çünkü günahdan tövbe edilip
dönülür.Ama bidattan dönülünmez)
3)Büyük günahlar
4)Küçük günahlar
5)Sevab ve ikabı olmayan uğraşılar
6)Faziletli amelden az faziletlisine sevk etmeye çalışmak
Şeytan insanı saptırmak için 10 kapı açar ve oralardan yaklaşarak saptırır.
1)Kibir kapısı
2)Gösteriş ve insanların övgüsü kapısı
3)Haset kapısı
4)Hırs ve kötü zan kapısı
5)Rahatlık ve bolluk isteği kapısından
6)Hayat ve uzun emel kapısından
7)Tamah kapısından
8)Cimrilik kapısından
9)Kendine ve yaptığı iyiliklere güvenme kapısı
10)Din kardeşlerini hafife alma
küçümseme ve onlara saygısızlık kapısı
İblisin annesi Bikr dir. Babası da İkr dir. İblisi geçen günler ihtiyarlatır
fakat sonra yine 30 yaşına gelir. Şeytan
Besmele çekilmeyen sofraya oturur ve yemek yiyenlerle birlikte oda yer. Şeytan sol eliyle yer ve içer. Kırmızı rengin şeytanın ziyneti olduğu söylenir. Her insanın bir şeytanı vardır. O şeytan
insanı sürekli Allah yolundan alıkoymaya çalışır.
Şeytan yaptığı 5 davranış yüzünden huzurdan kovulup
lanetlendi
.
1)Günahını kabul etmedi
2)Pişmanlık duymadı
3)Tövbe etmedi
4)Kendini isyan ettiren nefsini kınamadı
5)Allah'dan umudunu kesti
Şeytanı; kibri ve gururu mahvetmiştir. İblis; Adem'e A.S. verilen üstünlüğü kabul etmeyerek
kendine emredileni yapmamış ve Allah'a isyan etmiştir. İblis kendini üstün görerek
kibirlenmiş ve büyüklük taslamaya kalkışmıştır. Böylece lanetlenmiş ve ebedi cehennemde kalmayı haketmiştir. İblis tövbe etmeyip; insanlığa ve Allah'a hasım olmayı tercih etmiştir.
Bir rivayete göre Şeytanın boynuzları vardır. Güneş; bir şeytanın iki boynuzu arasında doğar ve bir şeytanın iki boynuzu arasında batar. Siyah köpeğinde şeytan olduğu söylenir. Ramazan ayında şeytanlar ve cinlerin azgın olanları zicire vurularak bağlanır.
Şeytan
insanın damarlarında kanın dolaştığı gibi dolaşır. Çocuğun doğarken ağlaması; şeytanın çocuğa dürtmesi ve dokunmasından olduğu söylenir. Gece insan uyuyunca şeytan; insanın başı arkasına 3 düğüm bağlar. O kişi uyanıp Allah'ı anarsa bir düğüm çözülür. Abdest alırsa bir düğüm daha çözülür. Kalkıp namaz kılarsa tüm düğümler çözülür ve sabaha huzurlu ve neşeli olur. Fakat yatıp uyur ve hiçbir şey yapmazsa
sabaha gönlü kirli ve uyuşuk bir şekilde olur. Kötü rüyada şeytandandır. İnsan esnediğinde
eliyle ağzını kapatmadığında şeytan girer. Kişi uykudan uyandığında burnunu temizlemesi tavsiye edilir. Çünkü şeytanın o sırada insanın genzinde olduğu rivayet edilir.
İnsan namaza durduğunda şeytan gelir ve namazı karıştırır. O kişi kaç rekat namaz kıldığını unutur ve namazda dünya işlerini düşünmeye başlar. Bu durumda insan oturur vaziyette iki kere secde etmelidir veya sol yanına dönüp 3 defa euzu besmele çekmelidir.
Unutma ve unutkanlıkta şeytandandır. İnsanın kalbi iyi olursa bedende iyi olur. Bozuk olursa bütün bedende bozulur. Çarşı ve pazarlar şeytanın savaş yeridir. Şeytan yalamayı sever. Yemekten sonra eller ve ağız yıkanmalıdır. Gece kapılar kilitlenmeli ve yemeklerin üzerleri kapatılmalıdır. Üstünde yatılmayan ve üzeri açık olan
örtülü olmayan yatakta şeytan yatar. Kişinin bir kısmının güneşte
bir kısmının gölgede kalacak şekilde oturması şeytan oturuşu diye adlandırılır. Bunun nedeni şeytanın istırahat ettiği yerin gölge ile güneş arası oluşudur. İnsanın ölüm anında şeytan; o kişinin daha önce ölmüş ana-babası veya akrabaları kılığında görünerek imanlı ölmesini engellemeye çalışır. Aldatamadığında çok şiddetli feryat edip
ağlar.
İlk kıyas yapan şeytandır. Kendini Adem A.S.ile kıyaslamıştır. İlk şarkı söyleyende şeytandır.
İblis 4 defa çığlık atmıştır.
1)Lanetlendiği zaman
2)Huzurdan kovulup
yer yüzüne indiği zaman
3)Hz. Muhammed S.A.V.peygamber olduğu zaman
4)Fatiha suresi nazil olduğu zaman
Şeytan zengini 3 şeyle kandırır.
1)Zengine israf yolunu açar.(böylece zengin malını yerinde harcayamaz)
2)Daha çok mal için kalbini arzuyla doldurur.(böylece hakkı olmayan yollardan mal kazanmaya çalışır)
3)Zengine malını güzel gösterir(böylece zengin malının hakkını vermez)
Şeytan insanı fakir olmakla korkutur. İnsana cimriliği ve sadaka vermemeyi telkin eder.
Namaz vakti gelince iblis
şeytanları dağıtır ve namazlarında insanları meşgul etmelerini ister. Şeytan gelir ve namaz vaktini geçirmesi için
insanı meşgul edecek yollara sevkeder. Bu olmazsa namazını karıştırmaya çalışır ve dualarında eksik yapması için insanı meşgul eder.
İblis; insan kendini beğendiği zaman
amelini çok bulduğu zaman ve günahını unuttuğu zaman
insana galip gelir.
Acele iş de şeytandandır. Bir işe acele etmek ve acele kılınan namazda şeytanın vesvesesi sonucudur. Şeytan; insan ve cinlerdende bazı kimseleri kullanarak diğer insanların üzerine yollar. Bunlar fitne ve vesveselerle yanıltıp
kışkırttığı insanlardır. Bunlara insan ve cin şeytanları denilir. İnsanın kalbinde
Allah inancı sadece sözde kalmışsa veya Allah'a inancı yoksa artık o insan şeytandan farksızdır. Böyle bir insan şeytanın kuklası ve onun yardımcısı olma yoluna girmiştir. Bu insanlar toplumda şeytanın vazifelerini görmeye ve insanları Allah yolundan saptırmaya başlarlar. Toplumda; fitne
fesatlık
zulum ve maddi hırs gibi kötülükler onların yardımlarıyla artar ve çoğalır.
İçki
kumar ve falcılık şeytanın pis işlerindendir. Bu sayede şeytan(içki
kumar ve falcılıkla) insanlar arasındaki ilişkileri bozar ve kin
düşmanlık üretir.
Faiz dinimizce haramdır. Çalışmadan
emek harcanmadan kazanılan paranın hayrı olmayacağı gibi
faizle kazanç sağlayan kişinin kazancındada hayır ve bereket olmaz. Çok kazanıyor gibi görünsede bir zaman sonra tüm kazancı ve elindekiler kaybolur gider. Şeytan faizi insanlara hoş gösterir. Değişik isimler altında faizi mübah göstermeye çalışır.
Kişi evine girerken besmele ile girerse ve yemektede besmele çekerse; iblis yanındaki şeytanlara; size burada kalıp
gecelemek ve yiyip
içmek yokdur der.
Kişi evine girerken besmele çeker
fakat yemek yerken çekmezse; iblis yanındaki şeytanlara; yemeğe kavuştunuz ama burada kalmanız ve gecelemeniz mümkün değildirder.
Kişi eve girerken ve yemek yerken besmele çekmezse; iblis yanındaki şeytanlara ; yemeğede
burada kalıp
yatmayada yetiştinizder.
Şeytanın yemesi ve içmesi konusunda; gerçekten yeme içme olur diyenlerin yanında
bunun koku ve koklayarak yaptığını rivayet edenlerde vardır. Her iki durumda da sofradan bereket kalkacağı gibi
eksilmede olur.
Şeytan insanın her yaptığına ve her ibadetine müdahelede bulunur. İman kalesi olan kalbi bozarsa
insana sahip olur ve insanı istediği gibi yönetir ve kullanır.
Şeytan
insanı kandırmak için her yola başvurur.Bunlardan bazısı; yalan söylemesi ve bolca yemin etmesidir. Şeytanın insan üzerinde zorla yaptırım gücü yoktur. İnsanın şüphe içinde kalmasını sağlar.
Şeytan riyakar dır. İnsanın; kendini beğenme
beğendirme
başkalarının güvenini ve rızasını kazanmak için iş yapma ile ibadetleri menfaate dayalı görüntü vermeye çalışmada şeytanın işidir.
Şeytan edebiyat ve felsefe yapar. İnsanı küfür ve dalalet gibi yanlış yollara sürüklemek için edebi sözleri ve felsefe yorumlarını kullanır.
Şeytan vesvese yoluyla verdiği umut ve telkinlerle günah ve kötülükleri süsleyip
insana güzel gösterir.
Şeytan insanın düşmanı ve kötü bir arkadaşıdır. Kafirlerinde dostudur.
İnkarcılar ve onlara yardım edenler
insanı saptırmaya yönelik çalışmalar yapanlar
şeytanın emeline hizmet edenler (böyleleri) şeytanın yardakcılarıdır.
Şeytan Kur'an dan uzak du
ranlarında dostudur. Kur'an a uyan kurtulur
uymayan şaşırıp
hüsrana uğrar. Kur'an insanlara doğruyu gösteren en iyi rehberdir. Kur'an ı oku
mak
anlamak
anladığını yapmak ve yaşamak görevimizdir.
Şeytana yaklaşan Allah'dan uzaklaşır. Şeytan insanı her yönden görür ve aldatmaya çalışır. İnsana zayıf olduğu yönden
noktadan yaklaşır ve buradan sokularak kandırmayı hedef alır. İnsan uyanık olur ve açık vermezse şeytan insana bir şey yapamaz.
Şeytan zaaflarına düşkün olan kişileri
telkin ve vesveseleriyle kötülüğe sevkeder. İnsan günah ve haramdan uzak durursa şeytanın aldatmaları sonuçsuz kalır.
Şeytan insanın vücuduna girer
damarlarına
beynine kalbine nüfuz eder. İnsanı saptırmaya ve hastalıklara sebep olur.
Şeytan daha çok; kendini beğenen
kusursuz sanan kişilere
münafıklara
inkarcılara
dindarlarla alay edenlere
günaha girmede sakınca görmeyenlere
haram yiyen ve haram işleyenlere
şeytandan Allah'a sığınmayanlara
şeytandan medet ve yardım umanlara
kahin
büyücü
medyum ve falcılara
yalan
iftira ve isyan halinde olanlara
Allah'dan başka varlıklara tapanlara
Allah'ı unutanlara
ihlas ve samimiyetten uzak
yoksun olanlara
Allah ve Resulüne düşman olanlara gelir. Onları bulundukları durumda kalmaları için iknaya çalışır.
Ölünceye kadar bu kişilerin peşini bırakmaz. Onların Allah'a yönelmelerini engellemeye çalışır.
Şeytan ayrıca inanan ve iman sahibi dindar kişilerlede uğraşır. Hatta inanç sahibi kişilere daha çok önem verir. Çünkü diğerlerini aldatmak onun için kolaydır
onlar Allah'ı unutmuşlardır. Onlarla istediği gibi oynar
istediği yöne sevkeder. Fakat iman sahibi olanları dinden soğutmak ve şüphe içersinde bırakmak zordur. Bunun için tüm gücüyle çalışır.
Onları saptırmak içinde çeşitli yollar dener. Kimini şeyh yarışmasına
kimini peygamberlik iddiasına
kimini paraya pula
üne
kimini baş olmaya
kimini makam mevki sevdasına
kimini ibadette üstünlük yarışına
kimine diğer insanları hor gösterip
kendini büyük görmeye
kimini dünya sevdasına sevketmeye
dünyaya müptela etmeye
kimini dinden soğutup
nefret etmesini sağlamaya uğraşır.
Şeytanın en çok korktuğu; euzu besmele ve arif insanların kalblerindeki marifet nurudur. İnsan arifler derecesine çıkıncaya kadar ( takva sahiplerinin Allah'a sığınmaları gibi ) euzu besmele ile Allah'a sığınmaları gerekir. O dereceye çıktıktan sonra kalbteki nur şeytanın tesirini ortadan kaldırır.
Şeytanın aldatmasına kapılmamak ve tuzağına düşmemek içinde Kelimei Tevhit ve Allah'ı anmak gerekir.
Şeytan azaba sebeptir. İnsan La ilahe illallah derse ve Allah'ın emir ve yasaklarına riayet ederse
şeytan onun yanına yaklaşamaz. Kişi şeytandan uzak olabilmek için; takva üzere bulunmalı
haram ve şüpheli şeylerden kaçınmalı
euzu besmele ve kelimei tevhidden uzak olmamalıdır.
Şeytan
kıyamet günü
firavun
karun ve haman la beraber ebedi cehennemde azap içinde kalacaktır.
Adamın biri
iblisi gördüğünde; ne yapmam lağzımki senin gibi olayım der. Şeytan şaşırır ve benim gibi olmak istiyorsan; namazı bırak
yalanda olsa
doğruda olsa her sözünde yemin et der.
Şeytanla mücadele kalb ve imanla olur. Kazanırsan; ebedi cennette kalmakla ve Allah'ın C.C. Cemali ile mükafatlandırılırsın. İnsan ölünceye kadar nefis ve şeytanla mücadele etmek durumundadır.
Kalbe iki şey gelir. Kalbe bir melek tarafından olup; daima iyiliği ve Hakk ı kabul etmeyi ihtar eden düşünceler. Diğeri şeytan tarafından olup; dima kötülüğü ve Hakk ı yalanlamayı bildiren
iyilikten ve iyi işlerden men eden düşünceler gelir. Şeytan insan kalbine sürekli vesvese verir.
Kalbe gelen düşünceler 6 çeşittir.
1)Akıldan gelen düşünceler
2)Ruh dan gelen düşünceler
3)Melekten gelen düşünceler
4)Şeytandan gelen düşünceler
5)Nefsden gelen düşünceler
6)Yakıni gelen düşünceler ( bu düşünceler Allah tarafından evliya içinde secilmiş kullarına gelir.)
KARI-KOCA ARASINI AÇMAK ŞEYTANIN İŞİDİR.
Şeytanın en sevdiği ve en önem verdiği şey karı koca arasını açıp aile düzenini bozmaktır. Fitnesi en büyük olan kişi
şeytana daha yakın olur. Eşler arasında ayrılma sebebi günümüzde maddi imkansızlıklara dayandırılsa da bunun altında şeytanın vesvesesi vardır. Eşler arasında ayrılma sebepleri sihir yüzünden birbirlerini kötü görmeleri
ahlaki yönden kötü görmeleri ve bağlanmaları şeklinde de olabilir. Fakat her geçimsizlik
büyü ve sihirle olmayacağı gibi mutlaka şeytanın fitnesi ve vesvesesiyle meydana gelir. Bağlanmak sihrin bir bölümüdür. Bağlamayı yapan büyücü bunu şeytanın ve cinlerin yardımıyla yapar. Bu çok çeşitli yöntemlerle olur. Sihir ve büyü sebebi ile şeytan insana musallat olup
şeytan beyni etkiler. Bu sayede inasanın beyin sinirlerinde karışıklığa yol açar. Cinsel münasebet olmaz. Diğer bir yöntem; cinler kadının cinsel organının işlevini önler
ilişki gerçekleşmez. Kişi normalde kuvveti olduğu halde karısına yaklaştığında o imkanı bulamaz. Yada karşısındakini çok çirkin görür
bunu eşleri ayırmak için görevlendirilen cin yapar. O eşler arasında çirkinlik ve nefret hislerini meydana getirir. Çiftler arasındaki ilişkide bu sayede ortadan kalkar. Bazen kadına yapılır
kadın kasılır ayakları açılmaz. Bazende ilişki sırasında acı hissi duyar. Eş acı çekmeye başlayınca ilişkiye girmekten kaçınır. Çoğu zamanda uyku hasıl olur. Kişi gözünü açamaz hale gelir. Ya bir tarafta
yada iki taraftada isteksizlik ve umursamazlık başlar. İlişki akla gelecek en son şey olur. Bazende eşler cinsel münasebetten birşey anlamazlar
hissetmezler bile. Bu örnekleri çogaltmak mümkündür. O yüzden eşler sevgi ve saygıda birbirlerine karşı kusur etmemeli
itaatkar olmalı
ilgi ve alakayı kesmemelidir. Aralarında çıkan sorunları konuşarak çözmeli
neden nasıl sorularını yöneltmeli ve çözümü birlikte aramalılardır. Sorun tıbbi ise doktora
psikolojik ise psikoloğa veya konusunda uzman hekime
sihir ve büyüdense onuda bu konularda deneyimli kişilerden yardım almakla aralarındaki sorunları çözmelilerdir. Başkasının ve başkalarının dedikoduları ve sözleriyle hareket etmek yerine
karşılıklı güvene dayalı bir aile kurup
işin aslını bilerek
öğrenerek davranılmalıdır. Çünkü eşler arasında ayrılıkların bir kısmıda dedikodu ve filanca şunu dedi
şöyle söyledi tartışmalarıdır. Bir diğer nedende şiddet ve geçimsizliktir. Öfke; şeytanın insanlar üzerinde uyguladığı silahlardan biridir.
Eşler arasındaki ilgisizlikte şeytandandır. Şeytan
kişiyi başka yönlere sevkeder
ona meşgulüyet bulur. Ön yargıda asla bulunulmamalıdır. Bir soruna anlayışla yaklaşılmalı
gerçeği araştırılmalıdır.
Sevgi ve saygıyı eşler her davranışlarında göstermeli
sözlerine dikkat etmeli ve hakaretten uzak durmalılardır. Her ailede sorunlar olur. Sorunlar taraflar yatıştıktan sonra
birdaha olmaması için aralarında konuşarak hal yoluna sokmalılardır.
Eşler arasında ayrılma nedenlerinin biride; kişinin kendisini eşinden üstün görmesi ve kibirdendir. Para
kültür
beceri vb. şeyler bakımından eşlerden biri kendini diğerinden üstün görerek ona kötü davranışlar sergiler ve bunu sürekli öne sürer. Karşı tarafın hayatını çekilmez hale getirir. O yüzden eşler
kibirlenip aralarında üstünlük yarışına girmek yerine
bu durumu paylaşmalı ve birlikte faydalanmalıdırlar.
KARI-KOCA ARASINDAKİ SİHİRLER 4 ŞEKİLDE OLUR.
1)Eşler birbirlerini çok çirkin görürler
birbirlerinin yüzlerini dahi görmek istemezler. Ayrıyken veya yanında değilken büyük bir hasretlik çekerler. Biraraya geldiklerinde kedi-köpek gibi olurlar
2)Muhabbet
sevgi saygı ortadan kalkar. En güzel sözler bile çiftlere kötü gelir. Aralarında konuşma ve sohbet kalkar. İlgi ve alakaları başka şeylere yönelir. Birbirlerinden haberleri yokmuş gibi davranırlar. Televizyon
kitap vb. şeylere dalıp eşlerini unuturlar. Birbirlerine karşı ilgisiz tavırlar sergilerler.
3)Erkek bağlanır(bağlanmaktan maksat cinsel organın işlevini yerine getirememesidir.)
4)Kadın bağlanır (tıbbi ve psikolojik rahatsızlıklar haricinde sihir ve büyü sonucu bağlı olması)
ŞEYTANIN DÜŞMANLARI:
1)Çok sadaka veren müslüman
2)Tövbesinde sabit kalan tövbekarlar
3)Adil idareciler
4)Dürüst ve doğru sözlü tütcarlar
5)Nasihat eden müslüman
6)Allah'dan korkan alimler
7)Mütevazi zengin
8)Gece namazı kılan müminler
9)Daima abdestli olan müminler
10)Daima Kur'an okuyan hafızlar
11)Merhametli müminler
12)Haramdan sakınan müminler
13)Güzel huylu müminler
14)İnsanlara faydalı olan müminler
ŞEYTANIN DOSTLARI
1)Namaza tembel olan ve ağır davrananlar
2)Hile yapan
aldatan tüccarlar
3)Zekata engel olan kişiler
4)Yetim malı yiyenler
5)Zina yapanlar
6)Uzun emeli olan insanlar
7)Şarkı söyleyen kadınlar
8)Zalim idareciler
9)Kibirli zengin
10)İçki içen kişiler
CİN KOVMA
YAKMA VE KORUNMA HAKKINDA:
1)Cin suresi; cinleri çağırmada ve kovmak için okunur
2)Zilzal suresi; cinleri çağırmada
kovmada ve korunmada okunur.(Zilzal suresi EŞTATEL e kadar okunur ve 3defa tekrar edilir.)
3)Saffat suresi; ilk 10 ayeti kovma ve korunma için okunur
bir bardak suya ilk 10 ayeti 7defa okunur
suya üflenir. Bu su cin olan yere serpilirse cinler o yerden uzaklaşır.)
4)Tarık suresi; cinlerden korunma ve kovmada okunur. Cinler üzerinde çok etkilidir.
5)Haşr suresinin 21
22
23
24.ayetleri cinler üzerinde etkilidir. Ayrıca bu ayetler şifa içinde okunur.
6)Ayetekl Kürsi; cinler üzerinde çok etkilidir. Korunma
kovma ve yakmada okunur. Ayetel Kürsi okunup hemen ardından hızlı bir şekilde sürekli Ayetel Kürsinin (vela yeuduhu hıfzuhuma vehüvel aliyyül azim) tekrar edilirse cinli ya kaçar yada yanar.
7)İhlas suresi
Felak
Nas
Fatiha sureleri ve Kafirun sureleri korunmak ve cinnileri uzaklaştırmak için okunur.
8)Yasin suresi( Ve cealne min beyni eydihim seddev ve min halfehum sedden feağşeynahüm fehum la yübsirun) Ayeti cinleri kovmak
hapsetmek ve yakmak için okunur. Gerçek ismi bilinen cinniyi yakmak için 7defa ayet okunarak cinninin ismi bir kağıda yazılarak daire içine alınır ve Yarabbi zulm eden .....isimli cinniyi yak
helak et diye dua edilerek kağıt yakılır. Bir bardak alınarak 3 defa ayet okunur ve bardağın ağzı ve dibi üflenerek el ile sıvazlanır. Bu sayede cinni bardağa habsedilir ve bardağın üzeri kapatılırsa cinli çıkamaz.
9)Cinniyi yakmak için 7 şer defa Fatiha
İhlas
Felak
Nas
Ayetel Kürsi
Tarık
Haşr suresi 21
22
23
24. Ayetleri
1 defa Saffat suresi tamamı ve 7 defa ezan okunur. Cinni musallat olan kişinin sağ kulağına bu ayet ve sureler okunursa
cinni ya yanar yada rahatsızlanıp kaçmak zorunda kalır.
10)Fatiha suresi okunarak cinninin yüzüne tükürülürse cinninin yüzü yanar.
11)Cinni olan mekanda Yasin Suresi okunursa o mekandan kafir cinler kaçar.
12)Kuru Haşhaş
çörek otu
üzerlik ve soğan
sarmısak kabukları yeşil bir beza sarılıp dikilerek euzu besmele ile ev veya işyerinin kapı eşiğine konulursa o yere cinler zarar veremediği gibi büyü ve sihir de tesir etmez. (cinnilerle uğraşan kişilerin ifadesidir. Batıl olabilir.)
13)Sirke cinler üzerinde etkilidir
sirkeyi sevmezler. Hatta sirkenin cinlere zarar verdiğide söylenir. Büyü için sürülen domuz ve ayı yağı olan yerler sirke ile silinir. Daha sonrada deterjan ile o yer temizlenir. (cinnilerle uğraşan kişilerin ifadesidir.)
14)Gül suyu
safran
misk
anber ve çeşitli tütsü otları ve kokuları ile gül dalı
elma dalı gibi benzeri şeylerde cinleri etkileme ve yönlendirmede kullanılır.
15)Büyü için yazılan kağıtların akan suya bırakılması söylenir. Bunun için bir dereye taşa bağlayarak bırakmalı yada derenin içinde bir taşın altına konularak yazıların silinmesi sağlanmalıdır. Kesinlikle çöpe veya ateşe atılarak yakılmaması gerekir. Bu şekilde yapılırsa büyü etkisini göstermeye devam eder.
16)Büyü insanlar arasında ak büyü
kara büyü gibi çeşitli adlarla sınıflandırılarak iyi ve kötü yanlarının olduğu inancı aşılanmak istenir. Büyünün iyisi ve kötüsü olmaz. Büyü ile kişinin kendi iradesi bir şeytana veya cine teslim edilemez. Büyü; kişinin ruh alemini ve sağlığını bozar. Yapan ve yaptıran işlediği büyük küfür yüzünden Allah'ın azabına hem dünyada
hemde ahirette uğrar. (Bu konulara yüzeysel değindim. Bilinçsiz ve korumasız bu yöntemleri denemek kişiye zarar verir. Nasıl bir kediyi köşeye sıkıştırdığınızda
kurtulmak için üzerinize atılıp saldırırsa; cinde kurtulmak için elinden gelen herşeyi yapacaktır. Hem unutmayın bir insana zarar verildiğinde o kişinin ailesi veya akrabaları intikam almak isterlerse; bir cine zarar verildiğinde o cininde yakınları intikam almak isterler.)
17)İnsan unutmayacağı tek şey hayır ve şerrin Allah dan geldiğidir. Allah'ı unutan insan tüm bela ve musibetler ile saldırılara açık olur. Allah inancı olan ve Allah'ın yolundan ayrılmayan insana ne cin
ne şeytan
ne insan nede her hangi bir varlık zarar veremez. Cin ve şeytan yada insan zulmüne maruz kalan kişi; önce Allah'a sığınmalı
şifasını ve kurtuluşunu Allah'dan istemelidir. İnsanı Musibetlerden kurtuluşa erdiren şey takvanın yanı sıra namazdır. Bilhassa sabah namazı ve ardından yapılan dua çok önemlidir. Bunun yanı sıra insanlardan hayır duası almakta insanı ;kaza
bela ve musibetlerden korur. Kurtuluş Allah'a imanla mümkündür.İmanlı bir kalbe yaklaşan herşey yanar
kül olur. Peygamber Efendimiz'e SAV.de büyü yapıldığında
Allah Felak ve Nas surelerini indirdi. Bu iki sureyi çok okuyan
namazda ve namaz sonunda okumaya devam eden her şeyin zulmünden kendini korumaya alır. Önemli olan Allah'a olan inanç tır. İnancını kaybeden herşeyini kaybeder. Hacı
hoca birer vasıtadır. Şifa verende
dert verende
derman verecek olanda Allah dır. İnsanın doğumundan ölümüne kadar yanından bir an bile ayrılmayan iki büyük düşmanı vardır. Bu düşmanlar şeytan ve nefis dir. Bu düşmanlardan Allah'a sığınarak kurtulabiliriz.
18)Gece namazıda insanları kurtuluşa erdiren bir ibadettir. Gece yarısından sonra yapılan dua ve ibadet çok önemlidir. Allah katında büyük değeri vardır. Şunu unutmayalım; insan kendi hasta olur
hastalık acısını kendi çeker
şifası da kendi elindedir. (tanıdığım biri inancın önemini anlatmak için başından gecen bir olayı anlatmıştı. Eşi kalbinden rahatsızmış. Doktorlar ameliyat olması gerektiğini
ameliyatında çok riskli olduğunu belirtmişler. O kişi ve eşi gercek inanç sahibi insanlardır. Allah'a yaptıkları dua ve Allah'a olan inançları sayesinde o hastalıktan kurtuldular. Bana söylediklerine göre; hasta kişiyi rüyasında ameliyat etmişler ve sen artık şifana kavuştun demişler. Bu olaydan sonra doktora gittiklerinde doktorda duruma inanamamış. Çekilen filim ve yapılan tetkiklerde hastalık bulunamamış. Bir sene ya yaşar ya yaşamaz denilen hasta şimdi torun daha doğrusu torunlar sahibi oldu. Demekki Allah'ın rızasını kazanan kullar hem dünyada hemde ahirette huzur bulmaktalar.)
İNSANLIĞIN DÜŞMANI ŞEYTAN VE HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER
EZZ: Şeytanın
kafirleri tahrik ederek
İslama ve Müslümanlara karşı kötülük düşünmesini sağlaması ve bu düşüncelerini uygulamalarına zemin hazırlamasıdır. Mesela; Müslümanların canlarını
kutsallarını
mallarını
ırzlarını kendilerine mübah görmelerini sağlayarak
Müslümanlara karşı her türlü vahşiliği
kötülüğ