* Humour’u olan homurdanmaz.
* Denemeye Değer

izlemeye değmez.
* Ajdar’daki öz güvenin onda biri bende olsaydı

İstanbul’un yarısı benimdi.
* Hazır cevap biri değilim. Bakmayın öyle görünüyorum

değilim. Hatta nutkum tutulur. Bildiğimi de unuturum. Benim birisine güzel bir cevap verebilmem için çok düşünmem gerekir. Dünyadan kendimi soyutlamam

kendimi

tamamen

vereceğim o müthiş cevaba

adamam gerekir. Hani bu kadar düşündükten sonra ben de oynarım diye bişey var ya

tam olarak öyle de değil. Evet belki çok düşünürüm

özümden veririm

ama

kendi kafamın içinde

çok düşündükten sonra da

süzgeçten iyice bi geçirdikten sonra da

içler dışlar çarpımı

öyle güzel laf koyarım ki

laf koyduğum

bir hafta belini doğrultamaz. Bu bağlamda

anlatılanlar üzre

tipik bir akrep burcuyum. Sinsi gibi bekleyip

plan yapıp

o muştulu an geldiğinde sokuyorum. Felç ediyorum adeta. Zaaflarım var

içime atamıyorum. Büyüklük bende kalsın diyemiyorum

çünkü küçük bir insanım. Küçük adam

büyük laf. Dünyam küçüktür.
* Pazar geceleri

futbol tartışma programları yüzünden

köşemi

pazar geceleri

yazamamaya başladım. Dur köşemi nasıl yazamadığımı yazayım da

köşemi nasıl yazamadığımı yazarak

köşemi yazayım

haksız kazanç elde edeyim. Şaka

öyle değil. Bir nüans var. Nüans önemli biyerde. Nüanssız olmaz. (-Kız Emine nüans diyor -Hee biliyorum

küçük ayrıntı manasında.) Ben normalde köşemi pazar gecesinden yazar

pazartesi akşamı teslim ederdim. Lakin son zamanlarda

futbol tartışma programlarına kendimi fazla kaptırdım. Dur biraz daha izliyim

dur biraz daha izliyim derken

bir bakıyorum ki saat gecenin üç buçuğu olmuş. Gecenin üç buçuğuna kadar

penaltı mıydı

değil miydi diye

bir pozisyonu tartışmış abiler. Ben de tıpkı bir mal gibi

tıpkı bir sığır gibi

ne oluyor anuna koyun edasıyla

bomboş gözlerle

sıfır fikirle

ekrana bakmışım öyle. Bende öyle fanatiklik yoktur. Sevdiğimden değil

bir ilüzyonun içerisine sürüklendiğimden izliyorum. Futbol tartışma programlarının

çözemediğim bir ilüzyonu var. Hakikaten

ne oluyor anuna koyun. Biyerden sonra bağımlılık yapıyor. Biyerden sonra tecavüzden kaçamıyorum

zevk almaya bakıyorum. Artık pazar geceleri

köşemi yazamıyorum. Gecenin üç buçuğundan sonra da

biraz kitap okuyup yatıyorum. Bu yaşadığım deneyimden hiçbir şey anlamıyorum. Futbol tartışma programları hakkında

çok kötü şeyler düşünüyorum. Artık köşemi pazartesi öğlenleri yazıyorum. Ha bir kötülüğü var mı. Hayır en ufak bir kötülüğü yok. Hatta daha da iyi oluyor. Uykulu kafayla yazmaktan iyi bence. Ha bir kötülüğü oluyor. Alt katımdaki fena teyze

volümlü faaliyetlerini

gündüz gözüyle

daha bir hararetli sürdürüyor

o kötülüğü oluyor. Ana avrat küfrediyorum

günaha giriyorum

o kötülüğü oluyor.
* Siyahın grinin en karizmatik tonlarına sahip ceketlerin iç renkleri

fosforlu mor

pembe

yeşil

cırtlak mavi olmasın ama.
* Bir insan şu hayatta hiçbir şey olamıyorsa

ortamda

Çile Bülbülüm seslendirilirken

coşkuya destek olmak manasında

All-lah diyen seslerden biri olmalı en azından.
* Yolda karşılaştığımızda

ilk önce

üzerimize başımıza bakan

ayakkabılarımıza kadar inceleyen

ahbaplarımız dostlarımız vardır ya. Ben öyle ahbapların dostların ta .mına koyiim. Olmaz olsun öyle ahbap öyle dost. Dost musun düşman mısın

düşman ayağa bakar ibine. Benim kıyafetimden sanane. Ne mana çıkaracaksın kıyafetimden şerefsiz. İki muhabbet edeceğine

iki gözümün içine bakacağına

pantolonum nasıl

ona bakıyor. Ne pis insan modeli bu be. Sen altınsın ben tunç muyum

nedir yani.
* Karantina diye bir müzik grubu var. Grubun elemanları benim çok samimi arkadaşlarım. Pek yakında albümleri çıkacak. Geçen

Kadıköy Barlar Sokağı’nda

Crimson’ da

konserleri vardı. İyi olduklarını biliyordum ama bu kadarını da beklememiştim. Kuduruklar resmen. Dikkat edin

Karantina

Boşuna Karantina değil. Sayelerinde yıllar sonra bir barda

müthiş bir konser izledim. Helal olsun. Yedikleri löp löp et

tıp tıp yağ olsun.
* Kurtlar Vadisi’nin İplikçi Nedim’iyle fotoğraf çektirdim geçen.
* Bazen bisiklete benzin almak durumunda kalıyorum. Zinciri rubleyi benzine yatırıp temizlemek gerekiyor. Benzin istasyonunda

elimde boş su şişesiyle

pompacıdan benzin istediğimde

pompacı

bana

alete girmek için

arabamın plakasını soruyor. Ben de arabam yok

bisiklete alıyorum benzini diyorum. Pompacı şaka yaptığımı düşünüp

bir süre

arabamın plakasını vermemi bekliyor. Uzun uzun izah etmek zorunda kalıyorum. Bisiklete benzin almak çok zor oluyor. İronika.
* Fotoğraf çekilirken aradan geçen adam

Ara Güler’in bence en büyük problemi olsa gerek. Ara Güler’in aradan geçen adama pek gülebileceğini zannetmiyorum. Sanatçı insan

sinir krizi geçirir bence. Kendini yerlere atar

dönelenir bence sinirinden yerlerde. Ağlar bence. Üstü başı hep kirlenir. Aradan geçen adam

bi de güya engel olmamak için hızlı hızlı geçip sırıtıyo ya bi de

Ara Güler çıldırır bence. Çıldır Gölü. Oy diyorum. Düşünsenize

Ara Güler tabiat resmi çekiyo

fırt diye aradan biri geçiyo

insan tabiattan tiskinir. Hem Ara Güler

hem de aradan geçen adam için

korkunç bir deneyim bence. İkspiriyıns tabir edilen.
* Hep görüyorum

araba cantları

düşmesin diye

cırtla tutturulmuş. E yani. Böyle bir zevksizlik olamaz. Valla ben gördüğümü söküyorum

haberiniz olsun.
* Son olarak şunu söyleyeyim ki

kış aylarında

evde de

çorap üzerina parmak arası terlik giyen bir insanım. Öyle bir insanım. Parmak arası terliğin yılmaz savunucusuyum. Çok seviyorum. Bu yüzden de bütün çoraplarım

ayak baş parmağım ile ayak işaret parmağımın içine doğru girmiş

deforme olmuş bir durumda. Kendi evimde sorun değil de

başka bir evde ayakkabılarımı çıkardığımda

eldivenvari çorap giydiğim düşünülüyor

cins olduğum düşünülüyor. Halbüse bilseler ki normal çorap

o zaman daha bir cins olduğum düşünülecek. Sevgilerimle efendim

kendinize iyi bakın.