Konu
:
Şamil İslam Ansiklopedisi...
Tekil Mesaj Gösterimi
18-03-2008, 23:56
#
2112
(
permalink
)
мυѕ†у
Cevap: Şamil İslam Ansiklopedisi...
Hz. ZEYNEB (r.a)
(Rasûlüllah'ın Kızı)
Peygamber (s.a.s)'in ikinci çocuğu ve kızlarının en büyüğü olup
annesi
Hz. Hatice binti Huveylid b. Eslem'dir. Rasûlüllah'a nübüvvet gelmeden yaklaşık on yıl önce dünyaya gelmiştir. Bu sırada Peygamberimiz otuz yaşlarındaydı.
İbn Hişam
onun Rukayye'den sonra dünyaya geldiğini
İbnü'l-Kelbî ise Kasım'dan önce doğduğunu söylemelerine karşı
ekseri kaynaklar; Hz. Zeyneb'in Kasım'dan sonra dünyaya geldiğini ve Rasûlüllah'ın kızlarının en büyüğü olduğunu kaydetmektedirler (İbn Hişam
es-Sîretü'n-Nebeviyye
Mısır
1955
I
190; el-Askalânî
el-İsâbe fi Temyizi's-Sahâbe Beyrut VIII
91; İbnü'l-Esîr
Üsdü'l-Ğâbe fi Ma'rifeti's-Sahâbe
Kahire 1970
VII
130; İbn Abdi'l-Berr
el-İstiâb fı Ma'rifeti'l-Ashâb
IV
1853
1854; İbn Sa'd
et-Tabakatü'l-Kübrâ
Beyrut 1957
I
153).
Rasûlüllah (s.a.s)'in
Hz. Hatice'den olan çocuklarının tümü
vahyin nüzulünden önce dünyaya gelmişlerdir. Erkeklerin hepsi
İslâm gelmeden önce vefat etmişler
kızları ise İslâm devrine yetişmiş
Rasûlüllah'a iman etmiş ve Medine'ye hicret etmişlerdir (İbn İshâk
"Siyer" Trc. İstanbul 1988
134). İbn Sa'd'a göre
Rasûlüllah'ın
et-Tayyib (Abdullah) ve et-Tahir adlı çocukları İslâmiyet döneminde dünyaya gelmişlerdir (bk. İbn Sa'd
a.g.e.
aynı yer).
Zeyneb büyüyüp evlenme çağına gelince
teyzesi Hâle bint Huveylid kendisini
oğlu Ebu'l-Âs b. er-Rebî'e istedi. Annesi Hz. Hatice
kız kardeşinin bu isteğini memnuniyetle kabul etti. Zira o sırada Ebu'l-Âs
gerek mal
gerek ticaret gerekse güvenilir olma bakımından Mekke'nin sayılı adamlarından biriydi ve Hz. Hatice
yeğenini çocukları kadar sevmekteydi. Rasûlüllah (s.a.s) de nübüvvetten önce gerçekleşen bu evliliğe muhalefet etmedi (İbn Hişam
a.g.e.
I
651
652).
Zeyneb'in
Ebû'l-Âs b. er-Rebî'den
mâme ve Ali adında iki çocuğu oldu. Ali
çocuk denecek yaşta vefat etti. Kızı Ümâme ise bilahere teyzesi Fâtıma'nın vefatından sonra Hz. Ali ile evlenmiştir (İbn İshak
a.g.e.
309; İbnü'l-Esîr
a.g.e.
VII
130; İbn Abdi'l-Berr
a.g.e.
IV
1854; İbn Hazm
Cemheretü Ensâbi İ Arab
Kahire 1982
16
77).
Hz. Muhammed (s.a.s)'e risâlet gelince
hanımı Hz. Hatice; başta Zeyneb olmak üzere dört kızı ile birlikte
derhal O'na iman ettiler. Zeyneb'in kocası Ebu'l-Âs ise iman etmemiş
uzun süre müşrik olarak kalmıştır.1slâm
Zeyneb ile kocasının biri birlerinden ayrılmasını ön görüyordu (el-Mümtehine
60/10)
fakat Peygamberimiz Mekke'de iken
helal ve harama dair hükümleri uygulayabilme gücüne sahip değildi. Bu yüzden
İslâmiyeti kabul etmiş olan Zeyneb'i putperest kocasından ayıramamıştır (İbnu'/Esir
a.g.e.
VII
130).
Rasûlüllah (s.a.s)
insanları İslâm'a davet etmeye başlayınca Kureyş müşrikleri
hanımını boşaması için Ebu'l-Âs'a baskı yaptılar. Fakat o
hanımını çok sevdiği için: "Allah'a yemin olsun ki
eşimden ayrılmam
onun yerine Kureyş'ten
başka bir kadının eşim olmasını da istemem" (İbn Hişam
a.g.e.
1
652) dedi ve baskılara direndi. Böylece Zeyneb
Müslüman olduğu halde
hicret edinceye kadar müşrik kocasıyla birlikte kaldı.
Kureyşliler
Bedir Savaşında müslümanlara yenilip Mekke'ye döndüklerinde
geride birçok esir bırakmışlardı. Ebû'l-Âs b. er-Rebî de esirler arasındaydı Ashab
Medine'ye döndüklerinde onu Rasûlüllah'a teslim ettiler. Mekkeliler esirlerini kurtarmak için fidye gönderdikleri vakit
Zeyneb de kocasını kurtarmak için bazı mallarla birlikte
annesi Hz. Hatice'nin kendisine düğün hediyesi olarak verdiği gerdanlığı da göndermişti. (Rasûlüllah (s.a.s) bu gerdanlığı görünce son derece müteessir olmuş
ashâbına; "Şayet esirini serbest bırakmayı ve malını da geri vermeyi uygun görürseniz bunu yapınız" buyurdu. Ashâbı da: "Olur ya Rasûlüllah!" diyerek Ebû'l-Âs'ı serbest bıraktıkları gibi
Zeyneb'e ait tüm malları geri gönderdiler (İbn Hişam
a.g.e.
I
652
653; el-Askalânî
a.g.e.
VIII
91).
Bir rivayete göre
Ebu'l-Âs serbest bırakılırken
Rasûlüllah
Zeyneb'in Medine'ye hicret etmesine izin vermesini şart koşmuştur. Başka rivayetlere göre ise Ebu'l-Âs
bu sözü kendiliğinden vermiştir.
Ebu'l-Âs Mekke'ye gidince
Rasûlüllah (s.a.s) Zeyneb'i getirmeleri için Zeyd b. Hârise ile Ensâr'dan birisini görevlendirdi ve onlara; "Zeyneb yanınıza gelinceye kadar Ye'cec vadisinde bekleyin
sonra onu alıp bana getirin"dedi. Onlar da söylenen yere gidip beklemeye başladılar. Ebu'l-Âs Mekke'ye varınca
Zeyneb'e hicret için izin verdi. O da hazırlığını yaparak kayınbiraderi Kinâne b. Er-Rebî'nin getirdiği deveye bindi ve birlikte yola çıktılar. Kureyşliler bunu haber alınca onları aramaya çıktılar. Nihayet Tuva denen yerde yetiştiler. Zeyneb'e ilk yetişen
Habbar b. el-. Esved b. el-Muttalib'dir. Habbâr
Zeyneb'i mızrağı ile dürterek yere düşürdü. Bunun üzerine
kayınbiraderi Kinâne yere çöküp ok torbasını önüne serdi ve; "Allah'a yemin ederim ki
bana kim yaklaşırsa ona ok atacağım" dedi
adamlar da geri çekildiler.
Biraz sonra Ebu Süfyan
Kureyş'in eşrafından bir grupla gelerek Kinâne'ye: "Be adam! Ok atmayı kes de seninle konuşalım" dedi. Kinâne
ok atmayı kesince gelip yanında durdu ve; "Bu yaptığın doğru değildir
kadını alenen çıkardın. Onu götürürsen
insanlar başımıza gelen felaket (Bedir yenilgisi) dolayısıyla zelit olduğumuzu
gücümüzü kaybettiğimizi sanacaklar. Hayatıma yemin olsun ki
onu babasına gitmekten alıkoymaya ihtiyacımız yoktur
onu hapsederek intikam almayı da düşünmüyoruz. Sen onu geri getir
ta ki sesler kesilip
insanlar onu geri getirdiğimizi sansınlar. Bilahare gizlice götürüp onu babasına kavuşturursun" dedi. Kinâne de öyle davrandı. Bir gece
onu çıkarıp Zeyd b. Harise ve arkadaşına teslim etti. Onlar da Zeyneb'i Rasûlüllah (s.a.s)'e getirdiler (İbn Hişam
a.g.e.
I
655).
Ebu'l-Âs Mekke'de
Zeyneb de Medine'de Rasûlüllah (s.a.s)'in yanında bir kaç yıl bu şekilde kaldı. Mekke fethinden kısa bir süre önce Ebu'l-Âs
ticaret yapmak için Şam'a gidip kervanı ile dönerken
Peygamber'in gönderdiği bir seriyye ile karşılaştı. Malını bırakarak kaçmak zorunda kaldı. Seriyye
mallarla geri döndükten sonra
Ebu'l-Âs
karanlıktan istifade ile Medine'ye gelip Zeyneb'e iltica etti ve emân diledi
Zeyneb de ona emân verdi. Rasûlüllah (s.a.s)
sabah namazına tekbir getirip ashâb da O'na uyunca Zeyneb
kadınların bulunduğu sofadan yüksek sesle; "Ey insanlar! Ebu'l-Âs b. er-Rebî'e emân verdim" diyerek onu himayesine aldığı bildirdi. Hz. Peygamber selâm verdikten sonra ashâbına dönerek; "Benim duyduğumu siz de duydunuz mu?" diye sordu. "Evet" cevabını alınca;
Muhammed'in nefsini elinde bulunduran Allah â yemin ederim ki
sizin de duyduğunu işitinceye kadar bu olaydan haberim yoktu. Bilin ki
Müslümanların en zayıfı dahi emân verebilir" dedi. (İbn Hişam
a.g.e.
I
657
658
el-Askalânî
a.g.e.
VIII
92).
Başka bir rivayete göre Ebu'l-Âs
seriyye tarafından esir edilmiş
malları elinden alınmış ve müslüman olması karşılığında serbest bırakılacağı ve mallarının kendisine iade edileceği söylenmiş fakat kendisi bu teklifi reddetmiştir (İbn Hişam
a.g.e.
I
659; el-Askalânî
a.g.e.
VIII
92).
Daha sonra Rasûlüllah as'habına; "Bildiğiniz gibi bu adam bizdendir. Siz onun mallarını ele geçirmişsiniz. Eğer iyilik edip mallarını iade ederseniz memnun olurum. Kabul etmezseniz
şüphesiz bu
Allah'ın size helal kıldığı bir ganimettir
siz buna layıksınız"dedi. Ashab da: "Malları geri vereceğiz" deyip ona iade ettiler. Ebu'l-Âs da Mekke'ye dönüp herkesin malını verdikten sonra kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu (İbn Hişam
a.g.e.
I
658; el-Askalânî
a.g.e.
VIII
92)
Ebu'l-Âs
müslüman olduktan sonra Medine'ye geldi. Böylece Rasûlüllah (s.a.s) uzun zamandan beri kocasından ayrı yaşayan kızı Zeyneb'i yeniden Ebu'l-Âs'a nikahladı. İbn İshak
İbn Abbas'tan rivayetle
Hz. Peygamber'in
Zeyneb'i yeni bir mehir kesmeksizin ilk nikahla Ebu'l-Âs'a iade ettiğini nakleder. Başka rivayetlerde ise
eski mehre benzer bir mehir ve yeni nikahla eski kocasına iade ettiği söylenir (İbn Hişam
a.g.e.
I
659; İbnü'l-Esîr
a.g.e.
VII
131; el-Askalânî
a.g.e.
VIII
92).
Halid ERBOĞA
мυѕ†у
Üyelere Açık Profil Bilgileri
мυѕ†у - Daha fazla mesajını bul