Tekil Mesaj Gösterimi
Eski 14-03-2008, 11:03   #7 (permalink)
Gölge Kız
 
Gölge Kız - ait Avatar
Gölge Kız - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: İslam Ansiklopedisi

 
ÎMÂN NEDİR?
Soru: Îmân nedir? Cevap: Îmân Muhammed aleyhisselâmın Peygamber olarak bildirdiği şeyleri akla deneye ve felsefeye dayanmaksızın kalb ile tasdîk ve i'tikâd etmek inanmak dil ile ikrâr etmek söylemektir.
Îmân görmeden olur. Çünkü görerek düşünerek anlamaya kalkışarak inanmak îmân olmaz o şeyi bilmek anlamak olur. Bu şey de Allahü teâlânın yarattığıdır. Bunu O'na ortak yapmış oluruz. Belki de O'ndan başkasına îmân etmiş oluruz. Akla uygun olduğu için inanırsa akla îmân etmiş olur. Peygambere îmân etmiş olmaz. Veya Peygambere ve akla birlikte îmân etmiş olur ki o zaman Peygambere güven tam olmaz. Güven tam olmayınca îmân olmaz. Çünkü îmân parçalanamaz.
Soru: Îmânı korumak için ne yapmak lâzımdır?
Cevap: Îmânı korumak için îmânı ve îmânı gideren şeyleri farzları ve harâmları ya'nî dînin emir ve yasaklarını öğrenmek ve bunlara uymak şarttır.
Soru: Müslüman kimdir?
Cevap: Muhammed aleyhisselâmın bildirdiği şeylere tereddütsüz îmân edene müslüman denir. İnandığı hâlde dînin emir ve yasaklarını yerine getirmiyen mü'min olsa da müslümanlığı tam değildir.
Soru: Îmânla amelin birbiri ile ilişkisi nedir?
Cevap: Îmân muma benzer; dînin emir ve yasakları koruyan fener gibidir. Mum ile birlikte fener de "İslâmiyet" tir İslâm dînidir. Fenersiz muhâfazasız mum çabuk söner. Îmânsız İslâm olamaz. İslâm olmayınca îmân da yok olur. Amelsiz ibâadetsiz îmân sâhibinin âhirete îmânla gitmesi güç olur.


Îmânın şartları


Soru: Îmânın şartı kaçtır?
Cevap: Îmânın şartı altıdır. Bunlar Allaha Meleklere Kitaplara Peygamberlere Âhiret gününe Kazâ-kaderin Allahtan olduğuna inanmaktır. Buna kısaca Âmentü denir.
Soru: İnanılacak işlerde öncelik var mıdır?
Cevap: Her müslümanın önce îmânın altı şartını bilmesi ve inanması gerekir. Çünkü bir kimsenin düzgün bir îmânı i'tikâdı yoksa bu kimsenin yaptığı bütün ibâdetlerin iyiliklerin hiçbir faydası olmaz. Doğru düzgün bir i'tikâda sahip olduktan sonra dînin yasak ettiği şeylerden kaçınıp dînin emrettiği şeyleri yapmak gerekir. Bu sıraya dikkat edilmezse daha sonra yapılanlar faydasız olur bir işe yaramaz.
Allahü teâlâya îmân
Soru: Âmentü billâhi ne demektir?
Cevap: Âmentü billâhi ifâdesi Allahü teâlânın varlığına ve birliğine inandım îmân ettim demektir. Allahü teâlâ vardır ve birdir. Ortağı ve benzeri yoktur. Mekândan münezzehtir ya'nî bir yerde değildir. Ayrıca Allahü teâlânın sıfatlarını da bilmek şarttır.
Allahü teâlânın sıfatları ikiye ayrılır: Sıfât-i zâtiyye sıfât-i sübûtiyye.
Allahü teâlânın sıfât-i zâtiyyesi altıdır. Bunlar:
1- Kıdem evveli yoktur.
2- Bekâ sonu yoktur.
3- Kıyâm bi-nefsihi hiç kimseye muhtaç değildir.
4- Muhâlefetün lil-havâdis hiç kimseye benzemez.
5- Vahdâniyyet birdir ortağı benzeri yoktur.
6- Vücûd var olmasıdır.
Allahü teâlânın sıfat-i sübûtiyyesi ise sekizdir. Bunlar:
1- Hayât diridir.
2- İlm herşeyi bilir.
3- Semi işitir.
4- Basar görür.
5- İrâde dileyicidir. Yalnız O'nun dilediği olur.
6- Kudret herşeye gücü yeter.
7- Kelâm söyleyicidir.
8- Tekvîn hâlıktır yaratıcıdır. Her şeyi yaratan yoktan var eden O'dur. O'ndan başka yaratıcı yoktur.
Allahü teâlânın görmesi işitmesi insanların görmelerine işitmelerine benzemez.
Meleklere îmân
Soru: Îmânın ikinci şartı nedir?
Cevap: Îmânın ikinci şartı meleklere îmândır. "Ve melâiketihi" ben Allahü teâlânın meleklerine inandım îmân ettim demektir.
Soru: Meleklerin özellikleri nelerdir?
Cevap: Melekler yiyip içmezler. Günâh işlemezler. Meleklerde erkeklik dişilik olmaz. Piyasada birçok yerde kanatlı kadına benzer resimler var. Böyle resimler Hıristiyan hurâfeleridir. Bize Hıristiyanlardan geçmiştir. Hıristiyanlar melekleri hâlâ Allahın kızları olarak bilirler böyle inanırlar.
Bu şekilde inanmak böyle resimlere hürmet edip yukarı asmak çok tehlikelidir.
Meleklerin en üstünleri ve peygamberleri Cebrâil Mikâîl İsrâfîl Azrâîl aleyhimüsselâmdır.
Kitaplara îmân
Soru: Îmânın üçüncü şartı nedir?
Cevap: Îmânın üçüncü şartı kitaplara îmândır. Âmentüdeki "Ve kütübihi" ifâdesi Allahü teâlânın kitaplarına inandım îmân ettim demektir.
Soru: Kaç kitap gelmiştir?
Cevap: Kur'ân-ı kerîmde bildirilen yüzdört kitaptır. Yüzü küçük kitaptır. Bunlara (suhuf) denir. Ve dördü büyük kitaptır. Bunlardan Tevrât Mûsâ aleyhisselâma; Zebûr Dâvüd aleyhisselâma; İncîl Îsâ aleyhisselâma; Kur'ân-ı kerîm Muhammed aleyhisselâma nâzil olmuş ya'nî gönderilmiştir. Kitapların hepsini Cebrâil aleyhisselâm getirmiştir. En son Kur'ân-ı azîm-üş-şân nâzil olmuştur.
Soru: Kur'ân-ı kerîmin özellikleri nelerdir?
Cevap: Kur'ân-ı kerîm gönderilince diğer kitaplar neshedilmiş ya'nî yürürlükten kaldırılmıştır. Kur'ân-ı kerîm kıyâmete kadar geçerlidir. Nesholmaktan ya'nî geçersiz olmaktan ve tebdîl ile tahrîften ya'nî insanların değiştirmelerinden korunmuştur.
Kur'ân-ı kerîmde eksiklik veya fazlalık olduğuna inanan dinden çıkar. Hattâ Kur'ân-ı kerîmi Allahü teâlâ tarafından gönderilen kitap kabûl ettiği hâlde diğer semâvî kitapların da hâlen yürürlükte olduğunu zannedip bunlara göre amel edenlerin de Cennete gireceğine inananlar da İslâm dînine îmân etmiş olmaz.
Peygamberlere îmân
Soru: Îmânın dördüncü şartı nedir?
Cevap: Îmânın dördüncü şartı Peygamberlere îmândır. Âmentüdeki "Ve rusulihi" kelimesi "Allahü teâlânın Peygamberlerine îmân ettim" demektir.
Peygamberlerin ilki Âdem aleyhisselâm ve sonuncusu bizim Peygamberimiz Muhammed Mustafâ "sallallahü aleyhi ve sellem"dir. Bu ikisinin arasında çok peygamber gelmiş ve geçmiştir. Peygamberlerin sayısı kesin belli değildir. Kitaplarda 124 binden ziyâde peygamber geldiği bildiriliyor. Bunlardan 313 veya 315 adedi Resûldür.
Peygamberlerden meşhûr olanlar: Âdem İdrîs Şît Nûh Hûd Sâlih İbrâhîm Lût İsmâîl İshak Ya'kûb Yûsüf Eyyûb Şu'ayb Mûsâ Hârun Hıdır Yûşa' bin Nûn İlyâs Elyesa' Zülkifl Şem'un İşmoil Yûnüs bin Metâ Dâvüd Süleymân Lokmân Zekeriyyâ Yahyâ Uzeyr İsâ bin Meryem Zülkarneyn ve Muhammed aleyhi ve aleyhimüssalâtü vesselâmdır.
Bunlardan yalnız 28'nin isimleri Kur'ân-ı kerîmde bildirilmiştir. Şît Hıdır Yûşa' Şem'un ve İşmoil bildirilmemiştir. Bu 28'den Zülkarneın ve Lokmân ve Uzeyr'in Peygamber olup olmadıkları kesin belli değildir.
Peygamberlerin sıfatları
Soru: Peygamberlerin sıfatları nelerdir ve bunların ma'nâları nedir?
Cevap: Peygamberler de diğer insanlar gibi yer içer hasta olur vefât eder. Hiçbiri aslâ dünyaya muhabbet etmez. Ya'nî dünyayı sevmez. Ancak onları diğer insanlardan ayıran sadece onlara mahsûs ba'zı sıfatlar özellikler vardır. Peygamberler hakkında bilmemiz lâzım olan sıfatlar ya'nî peygamberlere mahsûs olan özellikler yedidir: Sıdk Emânet Tebliğ İsmet Fetânet Adâlet Emn-ül azl
Bunların kısaca ma'nâları da şöyledir:
1- Sıdk: Bütün peygamberler sözlerinde sâdıktır ya'nî doğrudur.
2- Emânet: Peygamberler emânete aslâ hıyânet etmezler.
3- Tebliğ: Peygamberler Allahü teâlânın emir ve yasaklarını ümmetlerine bildirirler.
4- İsmet: Peygamberlerin hepsi büyük ve küçük bütün günâhlardan uzaktırlar.
5- Fetânet: Bütün Peygamberler diğer insanlardan daha akılıIdır.
6- Adâlet: Peygamberler âdildir kimseye zulmetmezler doğru hüküm verirler.
7- Emn-ül azl: Peygamberlerden peygamberlik vazîfesi geri alınmaz.
Âhiret gününe îmân
Soru: Îmânın beşinci şartı nedir?
Cevap: Âmentünün beşinci şartı âhyret gününe inanmaktır. Âmentüdeki "Vel-yevmil âhyri" ifâdesi "Ben âhiret gününe inandım îmân ettim" demektir.
Herkes ölüp dirilecektir. Cennet ve Cehennem ve mîzân ya'nî sevâbların ve günâhların tartıldığı terâzî ve Sırât köprüsü haşr ya'nî toplanmak ve neşr ya'nî Cennete ve Cehenneme dağılmak hep kıyâmet gününde olacaktır.
Soru: Kıyâmetin büyük alâmetleri nelerdir?
Cevap: Îsâ aleyhisselâm yeryüzüne inecek Hz.Mehdî' çıkacak Deccâl Ye'cûc ve Me'cûc gelecek. Güneş batıdan doğacak. Dabbe-tül-erd denilen büyük bir hayvan çıkacak. Büyük bir duman her tarafı kaplayacak. Medine-i Münevvere harap olacak ve Ka'be-i Şerîf yıkıIacak. Biri Arabistan'da diğerleri doğuda ve batıda olan üç yer batacak. Yemen'de büyük bir ateş çıkacak. Ve nihâyet Sûrun üflenmesi ile dünya hayatı son bulacaktır.
Kabirdeki sorular
Soru: Kabirde ne sorulacaktır?
Cevap: Kabirde sorulacak şeyleri herkesin bilmesi çocuklarına da öğretmesi lâzımdır. Kabirde şu sorular sorulacaktır:
Rabbin kim? Dînin nedir? Kimin ümmetindensin? Kitâbın nedir? Kıblen neresidir? İ'tikâdda ve amelde mezhebin nedir?
Müslümanlar bu sorulara şöyle cevap verirler:
Rabbim Allah Dînim İslâm dînidir. Muhammed aleyhisselâmın ümmetindenim. Kitâbım Kur'ân-ı kerîmdir. Kıblem Ka'be-i Şerîftir. İ'tikâdda mezhebim Ehl-i sünnet vel-cemâ'attir. Amelde ise Hanefî Şâfi'î Mâlikî Hanbelî mezheplerinden hangisinde ise onu söyler.
Soru: Kimler kabir sorularına cevap verecek kimler veremiyecek?
Cevap: Îmân ile ölen cevap verecek îmânsız ölen cevap veremiyecektir.
Doğru cevap verenlerin kabri genişliyecek buraya Cennetten bir pencere açılacaktır. Sabah ve akşam Cennetteki yerlerini görüp melekler tarafından iyilikler yapılacak müjdeler verilecektir.
Bu suâllere cevap veremiyenler kabirde azâb görecektir. Cehennemden bir pencere açılacak sabah akşam Cehennemdeki yerini görüp mezarda mahşere kadar acı azâbları çekecektir.
Soru: Îmânın altıncı şartı nedir?
Cevap: Îmânın altıncı şartı hayır ve şerrin Allahtan olduğuna inanmaktır. Âmentüdeki "Ve bil-kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ" demek "Hayır ve şer iyilik ve kötülük olmuş ve olacak şeylerin cümlesi Allahü teâlânyn takdîriyle ya'nî ezelde bilmesi ve dilemesi ve vakitleri gelince yaratması ile ve levh-i mahfûza yazmasıyla olduğuna inandım îmân ettim. Kalbimde aslâ şüphe yoktur" demektir.
Bu kazâ kadere inanmak demektir. Kader bir insanın doğumundan ölümüne kadar başına gelecek işlerdir. Kazâ da bu işlerin başa gelmesidir.
Soru: Âmentüdeki Kelime-i şehâdetin ma'nâsı nedir?
Cevap: Kelime-i şehâdetin kısaca ma'nâsı da şöyle:
Ben şehâdet ederim ki Allahü teâlâdan başka ilâh yoktur ve yine şehâdet ederim ki Muhammed aleyhisselâm O'nun kulu ve resûlüdür.
Soru: Îmânın geçerli olması için ne gibi şartlar lâzımdır?
Cevap: Îmânın sahîh makbûl ve geçerli olması için gerekli şartlardan ba'zıları:
1- Îmânda sâbit olmak: Meselâ üç yıl sonra dînimi bırakacağım diyen hemen kâfir olur.
2- Havf ve recâ arasında olmak: Ya'nî Allahü teâlânın azâbından korkup rahmetinden ümit kesmemek. Her zaman korku ile ümit arasında olmak.
3- Can boğaza gelmeden îmân etmek: Ölürken âhiret hâllerini gördükten sonra kâfirin îmânı kabûl olmaz. Fakat o ânda da müslümanın tevbesi kabûl olur.
4- Güneş batıdan doğmadan önce îmân etmek: Artık o zaman tevbe kapısı kapanır.
5- Gaybı yalnız Allahü teâlâ bilir: Gaybı Allahtan başkası bilemez. Bir de Allahın bildirdiği peygamber evliyâ veya başka bir kimse de bilebilir.
6- Îmândan bir hükmü reddetmemek: Küfrü gerektiren şeylerden kaçmak.
7- Dînî bir hükümde şüphe etmemek: Meselâ acaba namaz farz mı içki harâm mı diye şüphe etmemek.
8- İ'tikâdını inancını İslâm dîninden almak: Târihçilerin felsefecilerin değil Muhammed aleyhisselâmın bildirdiği şekilde îmân etmek lâzımdır.
9- Hubb-i fillâh buğd-i fillâh üzere olmak: Allah için sevmek Allah için düşmanlık etmek. Allah düşmanlarını sevmek onları dost edinmek Allah dostlarına düşman olmak küfrü gerektirir.
10- Ehl-i sünnet vel cemâ'ate uygun i'tikâd etmek.
Gölge Kız isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla