1990 yılının Kasım ayıyla beraber dünya Tilo Wolff’un yeni projesi nedir diye merak etmeye başlamıştı. Klasik enstrümanlarla

şiirsel şarkı sözleriyle ve başarılı vokallerden oluşan bu melankolik müzik

insanları çok çabuk sardı..
Tilo Wolff ilk albümü olan “Angst”ı kendisine ait olan

diğer şirketlerin kendisine sağlayamayacağı kadar özgürlük sunan Hall Of Sermon şirketinden çıkardı.. Lacrimosa’nın müzik tarzı diğer türlerden etkilenmeyen müzikal gelişimi albüm albüm yükselen ve asla köklerini inkar etmeyen bir yapıdaydı.. Bu sıradışı yükselişle Lacrimosa

dünya müzik sahnesine eşsiz bir çalışma sunmuş oldu..
Lacrimosa’nın müziğini renklendiren bir çok misafir müzisyen arasından sadece Anne Nurmi 1994’te Tilo’ya katılarak Lacrimosa’nın ikinci üyesi haline geldi. Finlandiyalı grup Two Witches’ın solisti olan Anne

şarkıcılık ve müzik hayatında yeni bir sayfa açıyordu..
Sonraki albümler

metal ve hard rock’ın sertliğiyle klasik müzik tutkularının kombinasyonundan meydana geldi. Bu devrimsel yeni müzikal anlayışla Gotik Metal doğdu ve diğer birçok gruba ilham kaynağı oldu..
Dünya çapında bir topluluk olan Londra Senfoni Orkestrasıyla işbirliği yapan Lacrimosa

listelerdeki yükselişi

tüm biletlerinin kapışıldığı Avrupa

Güney Amerika turneleri derken yeni albümleri “Echos”un da çıkış tarihini belirledi; Ocak 2003.. “Echos” albümünü oluşturan 13 dakikalık Orkestral bir şarkı olan “Kyrie”

“Durch Nacht und Flut” ve son parça

“Die Schreie sind verstummt” gibi parçalar 13 yıllık Lacrimosa tarihinin sırdaışı bir sunumu gibiydi.. Söz konusu olanın Lacrimo’sa olduğunu düşünürsek bu albüm kesinlikle hayranlarının tüm beklentilerini karşılıyor hatta aşıyordu.. Tilo Wolff bu albümde daha önce hiç söylemediği kadar güçlü

temiz ve tüm hissiyatını yansıtan bir performans göstermiş

ne kadar yetenekli olduğunu bu albümde herkese bir kez daha kanıtlamıştı..